Köroğlu, Kıbrıs’ın küçük bir ada olduğunu ve sivrisineklerin siyasi ya da idari sınır tanımadığını belirterek, Kuzey Kıbrıs’ta vaka görülmesini beklemeden gerekli çalışmaların başlatılması gerektiğini ifade etti.
Hayatını kaybeden kişinin ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Köroğlu, özellikle sivrisineklerin üreyebileceği durgun sular, rögarlar, drenaj sistemleri, kanalizasyonla ilişkili alanlar, fosseptikler ve bakımsız havuzların düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti.
Sivrisinek mücadelesinin yalnızca vatandaşların şikâyetlerini gidermeye yönelik bir hizmet olmadığını, doğrudan halk sağlığı meselesi olduğunu belirten Köroğlu, riskli bölgelerde sivrisinek tür ve yoğunluklarının bilimsel yöntemlerle düzenli şekilde izlenmesi gerektiğini söyledi.
Köroğlu, “Burada amaç daha fazla ilaçlama yapmak değil; riski doğru belirlemek, doğru zamanda ve doğru yöntemlerle mücadele etmektir” dedi.
Sivrisinek mücadelesinin yalnızca vatandaşlardan gelen şikâyetler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade eden Köroğlu, başta Lefkoşa olmak üzere risk taşıyan bölgelerde düzenli sürveyans yapılması ve üreme alanlarının tespit edilmesi çağrısında bulundu.






