Ekonomist-yazar Hakan Çaydamlı, “Seçimlerle gerçekten bir şeyler değiştirilebilseydi, seçimler yasaklanırdı!” başlıklı köşe yazısında, çok partili parlamenter sistemi ve mevcut siyasi düzeni değerlendirdi.
Seçimlerle hükümetlerin ve milletvekillerinin değişmesinin toplumsal sorunları çözmek için yeterli olmadığını ifade eden Çaydamlı, bugüne kadar iktidara gelen hükümetlerin köklü değişimler yerine geçici önlemlerle yetindiğini ileri sürdü.
“SEÇİMLER YALNIZCA DÜZENİN YENİ SAHİPLERİNİ BELİRLİYOR”
Seçimlerin mevcut siyasi düzeni değiştirmekten çok devamlılığını sağladığını öne süren Çaydamlı, siyasi rekabetin kamu kaynakları ve iktidar gücü etrafında şekillendiğini belirtti.
Çaydamlı, seçimlerin toplumda biriken siyasi tepkiyi azaltan bir mekanizma olarak kullanıldığını ifade ederek, iktidardan uzaklaşan siyasi kadroların bir süre sonra yeniden yönetime dönebildiğine dikkat çekti.
Partizanlık, hizipçilik ve siyasi kutuplaşmanın toplumsal ilişkileri olumsuz etkilediğini belirten Çaydamlı, siyasi partilerin zaman zaman kendi çıkarlarını toplumun ortak çıkarlarının önüne koyduğunu ileri sürdü.
“ÜLKEYİ YÖNETMEK İÇİN NEDEN LİYAKAT ŞARTI ARANMASIN?”
Köşe yazısında siyasette liyakat eksikliğine de değinen Çaydamlı, devlet yönetiminin bilgi, birikim, deneyim ve yeterlilik gerektirdiğini vurguladı.
Çaydamlı, “Berberlik yapmak için bile belirli aşamalardan geçmek ve mesleki yeterliliğini kanıtlamak gerekirken, bir ülkeyi yönetmek için neden çok daha ciddi yeterlilik kriterleri aranmasın?” ifadelerini kullandı.
Siyasetçilerin seçim kazanmak amacıyla popülist söylemlere başvurduğunu ileri süren Çaydamlı, seçim kampanyalarında verilen vaatler ile iktidara gelindikten sonra izlenen politikalar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu kaydetti.
Seçmenlerle siyasetçiler arasındaki çıkar ilişkilerini de eleştiren Çaydamlı, oy karşılığında maddi destek, istihdam ve çeşitli ayrıcalıklar sağlanmasına yönelik uygulamaların siyasi sistemi olumsuz etkilediğini ifade etti.






