Girne açıklarında meydana gelen ve çok sayıda ailenin hayatını altüst eden gemi faciasının ardından denizde sürdürülen çalışmalar devam ederken, yakınlarını kaybeden ailelerden yükselen adalet ve şeffaflık çağrıları da giderek güçleniyor.
Faciada annesini kaybeden bir vatandaşın kamuoyuyla paylaştığı açıklama, yaşanan büyük acının yanında kazanın öncesine ilişkin yanıt bekleyen soruları da yeniden gündeme taşıdı.
Acılı evlat, annesini devlete, kurumlara ve denetim mekanizmalarına güvenerek yolculuğa uğurladığını belirterek, “Annem geri dönmedi” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.
Facianın ardından Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC makamlarının imkânlarını seferber ederek gece gündüz sürdürdüğü çalışmalar devam ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG IŞIN ve TCG ALEMDAR’ın da görev aldığı faaliyetlerin 7 gün 24 saat esasına göre sürdürüldüğü Başbakanlık tarafından açıklanırken, kayıplara ulaşılmasının devletin önceliği olduğu vurgulanıyor.
“BU GEMİNİN SEFERE ÇIKMASINA KİM İZİN VERDİ?”
Annesini kaybeden vatandaşın soruları özellikle kazadan önceki denetim mekanizmalarına odaklanıyor.
Geminin sefere çıkmasına hangi makamın izin verdiğini soran acılı evlat; teknik ve güvenlik kontrollerinin kimler tarafından, hangi tarihlerde ve hangi raporlara dayanılarak gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istedi.
Geminin ve işletmecisinin mevzuata uygunluğunun nasıl denetlendiği, daha önce herhangi bir teknik eksiklik ya da güvenlik sorununun tespit edilip edilmediği ve varsa bu eksikliklerin giderilip giderilmediği de yanıt bekleyen sorular arasında.
Çağrının en kritik bölümünü ise şu soru oluşturdu:
“Devletin denetim görevinde bir ihmal varsa, bu ihmalin sorumluları kim?”
Ünal Üstel: HİÇBİR İHMALİN ÜZERİ ÖRTÜLMEYECEK
Acılı ailenin bugün kamuoyu önünde sorduğu bu soruların önemli bir bölümü, aslında Başbakan Ünal Üstel’in facianın hemen ardından başlatıldığını açıkladığı soruşturmanın da merkezinde bulunuyor.
Üstel, olayın ardından geminin kalkışına izin veren görevlilerin görevden uzaklaştırıldığını açıklarken, ilgili şirket ve sorumlular hakkında da polis tarafından işlemlerin başlatıldığını ve tutuklamaların gerçekleştirildiğini kamuoyuna duyurdu.
Başbakan Üstel’in süreçteki tavrı yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmadı.
Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Deniz Kazaları İnceleme Dairesi’nden uzman heyet KKTC’ye gelerek teknik inceleme sürecine dahil edildi. Başsavcılık ve Polis Genel Müdürlüğü temsilcilerinin de yer aldığı süreçte, kazanın teknik nedenlerinin ortaya çıkarılması ve bulgular doğrultusunda ön rapor hazırlanması için çalışma başlatıldı.
Üstel, bu süreçte “Varsa bir ihmal, kusur veya sorumluluk, kimden kaynaklanırsa kaynaklansın ortaya çıkarılacaktır” diyerek soruşturmayı bizzat takip edeceğini de açıkladı.
Siyasi sorumluluk konusunda da önemli bir adım atıldı. Başbakan Üstel, facianın ardından Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’yı görevden aldı.
Bütün bu adımlar, soruşturmanın sonucunun ne olacağını bugünden söylemek için yeterli değil. Ancak Başbakanlığın kazanın ardından ortaya koyduğu iradenin, olayın yalnızca teknik boyutuyla değil idari ve siyasi sorumluluklarıyla da araştırılacağı yönünde olduğu görülüyor.






