Lefkoşa 20°USD49,87 ₺▲EUR55,82 ₺▲GBP66,59 ₺▲GRAM ALTIN6.428,76 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Fon kanunu Resmi Gazete’de: Yatırımcılara ödeme ve iade esasları belirlendi

Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin yatırımcıların alacaklarının hesaplanması, geri ödeme takvimi, fon malvarlığından hukuka...

8 dakika okumaHaber: Tan Aykol
Paylaş
Fon kanunu Resmi Gazete’de: Yatırımcılara ödeme ve iade esasları belirlendi

Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarının tasfiye sürecine, yatırımcıların alacaklarının hesaplanmasına ve geri ödemelerin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlendi.

Konuya ilişkin 7596 sayılı “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun”, 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

22 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen kanun, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının malvarlığının yönetilmesi, tasfiye işlemlerinin yürütülmesi, fon payı sahiplerinin belirlenmesi ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin esaslarını düzenliyor.

Kanun, 6 Aralık 2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 128’inci maddesi uyarınca tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiye işlemleri tamamlanmamış fonları kapsıyor.

Düzenleme, genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmuyor; yalnızca kanunda belirtilen fonlar bakımından uygulanıyor.

TASFIYE SÜRECİ SPK GÖZETİMİNDE YÜRÜTÜLECEK

Kanuna göre fonların tasfiyesi, Kurulun gözetim ve denetimi altında, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülecek.

SPK; tasfiyenin etkin biçimde yapılması, fon varlıklarının tespit edilmesi, değerleme esaslarının belirlenmesi, fon payı sahiplerinin saptanması, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Tasfiye sürecinde yatırımcıların menfaatlerinin korunması ve fon portföyünün mümkün olan en yüksek ekonomik değere ulaştırılması için gerekli özen gösterilecek.

Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığı durumlarda, tasfiyeyi geciktirmeyecek ölçüde makul bir süre içerisinde geçerli işlem fiyatı, piyasa değeri, hâkim ortaklara satış, toptan satış ve özel işlem bildirimi gibi yöntemlerle geçici farklı fiyat marjları ve sermaye piyasası mevzuatına uygun başka yöntemler kullanılabilecek.

Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine, ilgili varlıkların borsa dışında satılmasına da karar verebilecek. Bu kapsamda yapılacak satışlar bakımından belirli bir süre borsada satılmama veya varlıkların satışından doğacak herhangi bir işlem sonucunun bulunamayacağı yönünde karar verilebilecek.

Tasfiye sırasında tahsil edilen tutarlardan fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra kalan tutarlar, fonun tasfiye bakiyesi olarak değerlendirilecek. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar da mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ilgili fonun geri kazanım hesabına aktarılacak.

FON PAYI SAHİPLERİ MKK KAYITLARIYLA BELİRLENECEK

Kanun, fon payı sahiplerinin belirlenmesine ilişkin esasları da düzenliyor. Buna göre tasfiye ile görevli kuruluşlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtları üzerinden fon payı sahiplerinin tespit edilmesini sağlayacak.

Fon payı sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtlarıyla mutabakat sağlanması ve fon hesaplarının buna göre tespit edilmesiyle belirlenecek.

Ancak SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli tasfiye kararlarından önce veya bu tarihte fon paylarının Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) iletilmiş olması, ilgili fonun tümüyle veya bir kısmıyla ilgili katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen satın alma işlemleri bakımından, katılma payı bloke edilmiş olan fon payı sahipleri de kanundaki tasfiye hükümlerine tabi olacak.

Ayrıca kanunda, tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara yönelik hükümler de yer alıyor. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 ve 107’nci maddelerinde düzenlenen fiillerin, tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından ya da bu fonlarla birlikte hareket edilerek işlenmesi veya fonların iştirak ilişkisi içinde bulunduğu kişilerle birlikte hareket edilmesi halinde ilgili hükümler uygulanabilecek.

YATIRIMCILARIN ALACAKLARI NASIL HESAPLANACAK?

Kanunun en önemli başlıklarından birini yatırımcıların tasfiye sürecindeki alacaklarının hesaplanması ve ödenmesi oluşturuyor.

Fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakit, tasfiyeye karar verilen bir önceki günün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden hesaplanan toplam tutarın karşılanmasına yeterli olması halinde, 3’üncü maddede belirtilen fon payı sahipleri dikkate alınarak dağıtılacak.

Tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon payı sahibinin net yatırım tutarı, fona fon payı sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılarak güncellenmesiyle hesaplanacak.

Giriş ve çıkış tutarlarının farklı olması durumunda, fondan fon payı sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarı, ilk giren ilk çıkar esasına göre düşülerek net yatırım tutarı hesaplanacak. Bu hesaplamalar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılacak.

Kanunda, yatırımcılara yapılacak ödemenin belirlenmesinde fonun tasfiye bakiyesi ve net yatırım tutarının esas alınması öngörülüyor. Tasfiye bakiyesinden yatırımcılara yapılacak ödemeler, ilgili fonun malvarlığından ve kanunda belirtilen hesaplama esasları çerçevesinde gerçekleştirilecek.

1 MİLYON TL SINIRI VE ASGARİ ÖDEME DÜZENLEMESİ

Düzenlemeye göre fon payı sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacaklarından mahsup edilmek üzere, ilgili fonun malvarlığından, birinci fıkraya göre hesaplanan net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçmemek kaydıyla, Kurulca belirlenen fonlarda net yatırım tutarı 1 milyon Türk lirasının altında olan yatırımcılar için bu tutara kadar; 1 milyon Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon Türk lirası ara ödeme yapılabilecek.

Yapılacak ara ödemenin tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödemenin hesaplandığı tarihten bir önceki günün sonu itibarıyla hesaplanan fon payı sahibinin hesapta bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak.

Fonun önceki gün sonu fiyatı, ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyat olacak.

Dağıtılabilir nakdin birinci fıkraya göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve ikinci fıkraya göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi halinde Kurul, mevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon payı sahibinin tam yararlanmasını amaçlayacak şekilde, net yatırım tutarı en düşük olandan başlayarak ödeme yapılmasına ve/veya tüm fon payı sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarının belirlenmesine karar verebilecek.

Bu kapsamda yapılacak ödemelerde hiçbir fon payı sahibine, net yatırım tutarının ve ödeme tutarının hesaplandığı tarihten veya tasfiye tarihinden bir gün önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış hak ve alacak tutarlarını veya ilgili fıkrada öngörülen 1 milyon Türk lirası tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamayacak.

Ara ödeme karşılığında herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılmayacak; söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.

TASFIYE TARİHİNE KADAR KATILMA PAYI İADE EDİLENLER DE KAPSAMDA

Kanun, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade etmiş olmakla birlikte, iade bedeli ödenmemiş olan fon payı sahiplerini de kapsıyor.

Bu kişilere yapılacak ödemeler, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılarak güncellenmiş tutarlar esas alınarak hesaplanabilecek.

Fon malvarlığında yer alan ve Kurulca 6362 sayılı Kanun’un 104, 106 ve 107’nci maddelerinde konu edilen fiiller nedeniyle elde edilen kişisel kazanç elde eden kişiler, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemdeki alım maliyetinin tasfiye tarihine kadar ilgili endeks değişimleriyle güncellenmesiyle bulunacak tutarı aşan kısmı bakımından da düzenleme kapsamına alınıyor.

Bu kapsamda, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilecek tutarların belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve usullerin belirlenmesi Kurulun yetkisinde olacak.

Ayrıca nihai ödemede, fon payı sahibine tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek.

HUKUKA AYKIRI KAZANÇLAR FON MALVARLIĞINA İADE EDİLECEK

Kanunun 5’inci maddesi, fon malvarlığından mevzuata aykırı veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun olmayan işlemlerle elde edilen kazançlara ilişkin hükümleri içeriyor.

Buna göre fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun olmayan işlemlerle elde edilen kazançlar; karşılıksız veya mevzuata işlemle ilgili borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo ve benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen değerlerin değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış kabul edilecek.

Bu tutarların öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketinden tahsil edilmesi öngörülüyor. Tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, fon zararına veya kayba yol açan işlemlerde sorumluluğu bulunan kişiler de sorumlu tutulabilecek.

Kanuna göre, sorumluluğu bulunan kişilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrol altında bulundukları dönemde gerçekleştirdikleri işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

Kurulun bildirimi üzerine sorumluların malvarlığından geri kazanım sağlanması amacıyla 21 Temmuz 1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılacak.

TMSF takip işlemlerinde, 6183 sayılı Kanun hükümlerini ve 19 Ekim 2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27’nci maddeleri hükümlerini uygulamaya yetkili olacak. Bu kapsamda açılacak davalara ilişkin olarak İstanbul idare mahkemeleri yetkilendirilecek.

FON MALVARLIĞI İÇİN KAYYIM ATANABİLECEK

Kanunun 6’ncı maddesi, tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında malvarlığının korunmasına ilişkin hükümler getiriyor.

Buna göre 4 Aralık 2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesi uyarınca el koyma kararı verilebilecek. Elkonulan malvarlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunlar 5271 sayılı Kanun’un 131’inci maddesi uyarınca fona veya geri kazanım hesabına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece iade edilebilecek.

Bu kapsamda Kurulca yapılan suç duyurularına dayanarak 5271 sayılı Kanun’un 128’inci maddesinde düzenlenen suçtan elde edilen değerlere ilişkin rapor sayılacak.

Birinci fıkra kapsamında fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilecek. Kayyım atanması halinde TMSF, 5411 sayılı Kanun’da tanınan yetkileri kullanacak.

Dava sonucu beklenmeksizin, derhal malvarlıklarını satış veya tasfiye edecek, tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izleyecek.

Yargılama sonucunda müsadereye karar verilen ve suçtan zarar gören fon malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna; tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilecek.

Tasfiye sürecinde tahsil edilen ve geri kazanım hesabında bulunan tutarlar, yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon payı sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Bu tutarlar başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek veya haczedilemeyecek.

TMSF VE İLGİLİ KURUMLARIN YETKİLERİ DÜZENLENDİ

Kanunda, tasfiye sürecinde görevli kuruluşların yanı sıra TMSF, MKK, Takasbank, Borsa İstanbul, Türkiye Bankalar Birliği ve ilgili diğer kurumların sorumlulukları da tanımlandı.

Bu kurumlar, kanunun uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, TMSF’ye ve/veya TMSF tarafından görevlendirilen kuruluşlara gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak. Kurum ve kuruluşlar, özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi ve belge vermekten imtina edemeyecek.

Kanun kapsamında, tasfiye işlemlerinin yürütülmesi ve hesapların oluşturulması için gerekli görülen durumlarda, koşulları Kurul Karar Organı tarafından belirlenmek üzere tasfiyenin yürütülmesi amacıyla dışarıdan avukatlık hizmeti ile muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edilebilecek.

TMSF’nin görev alanına giren hususlarda ise TMSF’nin görüşü alınarak işlem yapılacak.

KANUN 17 EYLÜL 2026’DAN GEÇERLİ OLACAK

7596 sayılı Kanun’un yürürlük maddesinde, düzenlemenin 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği belirtildi.

Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler