Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Türkiye-Mısır ilişkileri, Doğu Akdeniz ve bölgedeki yeni güvenlik yapılanmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fidan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de “kamplaşma ve çatışma yerine uzlaşı ve işbirliğini” savunduğunu belirterek, uzun kıyı şeridine sahip Türkiye ile Mısır arasındaki denizcilik ilişkilerinin iki ülkenin çıkarları doğrultusunda geliştirilmesini istediklerini söyledi.
Türkiye ile Mısır arasındaki askeri ilişkilerin de karşılıklı ziyaretler ve ortak tatbikatlarla giderek daha kapsamlı hale geldiğini belirten Fidan, iki ülke arasındaki işbirliğinin ticaret, güvenlik, savunma, enerji, denizcilik, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarında ileri taşınacağını ifade etti.
“AKDENİZ’İN KUZEYİNDE TÜRKİYE, GÜNEYİNDE MISIR VAR”
Fidan’ın Kıbrıs açısından en dikkat çekici açıklaması ise İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan arasındaki işbirliğine ilişkin oldu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeye karşı kurulmadığını savunan Fidan, bölgede Türkiye’ye karşı oluşturulduğunu düşündüğü başka ittifakların bulunduğunu söyledi.
Fidan, İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’ın Mekke İttifakı kurulmadan önce Akdeniz’de bir güvenlik ittifakı oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Akdeniz’in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır var. Ortasına bir çizgi çeken bir ittifak var. Bu ittifakın amacı belli, nereye gittiği de belli.”
Fidan, buna karşılık Mekke İttifakı’nın herhangi bir ülkeyi hedeflemediğini, bölgesel işbirliği, sorunlara bölge ülkelerinin sahip çıkması ve caydırıcılık oluşturulması amacı taşıdığını savundu.
MISIR’I MEKKE İTTİFAKI’NA İSTİYOR
Fidan’ın açıklamalarının Doğu Akdeniz açısından bir diğer önemli boyutunu Mısır’ın yeni güvenlik yapılanmasına dahil edilmesi oluşturdu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üyelerden birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesini öngören karşılıklı savunma mekanizması getiriyor. Fidan daha önce anlaşmanın bu yönünü NATO’nun 5’inci maddesine benzetmişti.






