Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve “sahte diploma” soruşturmalarının pilot davalarından biri olarak takip edilen UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatoş Ünal’ın davasında savunmanın tanıkları dinlendi. Özgür Gazete’den Pınar Barut’un mahkemeden aktardığına göre, Ünal’ın iki gün süren şahadetinin ardından savunma bugün sekiz tanığı mahkemeye çıkardı.
Duruşmanın iki ana başlığından ilkini, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nin eski ortağı Serdal Gündüz’ün kız arkadaşına verilen vatandaşlık oluşturdu. İkinci başlıkta ise Ünal’ın WhatsApp hesabından üniversite görevlisine gönderilen ve tezin Girne’deki bir butiğe bırakılmasını isteyen mesajların Ünal tarafından yazılıp yazılmadığı ele alındı.
VATANDAŞLIK DOSYASINDA MAYIS 2021 VE TEMMUZ 2022 TARİHLERİ TARTIŞILDI
Savunmanın ilk tanığı, İçişleri Bakanlığı Muhaceret Dairesi’nde görevli Türkan Gökbulut oldu. Tanık, Serdal Gündüz’ün kız arkadaşına ait muhaceret dosyasını mahkemeye getirerek kişinin önce ikamet ve çalışma izinlerinin bulunduğunu, daha sonra vatandaşlık işlemlerinin başladığını anlattı.
Tanığın aktardığına göre dosyadaki ilk işlem Mayıs 2021 tarihini taşıdı ve süreç güvenlik soruşturmasıyla başladı. İşlemin kişinin akademisyen kimliği nedeniyle istisnai vatandaşlık kapsamında yürütüldüğünü belirten tanık, ilgili kişinin 84 kişilik istisnai vatandaşlık listesinde 32’nci sırada bulunduğunu söyledi.
Vatandaşlığa kabul ve başvuru belgelerinin mahkemeye emare olarak sunulması sırasında savcılık ile savunma arasında tartışma yaşandı. Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, savunmanın sunacağı belgeleri Ünal’ın şahadetinden üç gün önce iddia makamına bildirmesi gerektiğini, bunun yapılmadığını ve evrakların fotokopi olduğunu belirterek itiraz etti.
Savunma avukatı Süleyman Özsoylular ise tanığın mahkemeye geleceğini bir gün önce savcılığa bildirdiğini, tanık gelmeden önce hangi evrakın getirileceğinin bilinmesinin mümkün olmadığını söyledi. Mahkeme savcılığın bu itirazını reddetti ve belgeyi emare olarak kaydetti.
“ÇOK GİZLİ” GÜVENLİK SORUŞTURMASI BELGESİ EMARE YAPILMADI
Daha sonra vatandaşlık işlemleri kapsamında yapılan güvenlik soruşturmasının cevabının da emare olarak sunulması istendi. Savcı İldeniz, belgenin Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı tarafından “gizli/çok gizli” ibaresiyle gönderilen bir istihbarat belgesi olduğunu belirterek tanığın bu evrakı mahkemeye sunamayacağını savundu.
İldeniz, belgenin kamu kurumlarının kullandığı sistemden alınarak mahkemeye getirilmesinin de yasaya aykırı olduğunu ileri sürdü. Savunma avukatı Özsoylular ise savcının daha önce görmediğini söylediği bir belgeyle ilgili ayrıntılı sorular ve notlar hazırlamasını sorguladı ve belgenin kişinin kendi dosyasında bulunduğunu söyledi.
Tartışma sırasında seslerin yükselmesi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi Heyet Başkanı Füsun Cemaller, tarafları uyardı ve seslerin düşmemesi halinde duruşmayı keseceğini belirtti. Mahkeme sonuçta savcılığın itirazını kabul etti ve güvenlik soruşturmasının cevabı emare olarak kaydedilmedi.
“İSTİSNAİ VATANDAŞLIKTA BAKAN SÖZLÜ MÜRACAAT ÜZERİNE İŞLEM BAŞLATABİLİR”
Savcılığın istintakında tanığa vatandaşlık sürecinin nasıl başladığı soruldu. Tanık, 14 yıldır Muhaceret Dairesi’nde görev yaptığını belirtti ve istisnai vatandaşlıklarda bakanın sözlü müracaat üzerine işlem başlatabileceğini söyledi.
Tanık, bu uygulamanın söz konusu dönemde bulunduğunu ve halen de uygulandığını belirtti. Savcılık ise kişinin yazılı başvurusunun 25 Temmuz 2022 tarihli olduğuna işaret ederek, güvenlik soruşturmasının Mayıs 2021’de başlatılmış olması üzerinde durdu.
Savcı İldeniz, normal işlem sırasına göre önce başvurunun, ardından güvenlik soruşturmasının gelmesi gerektiğini savundu. Mahkemede okunan yazılı başvuruda kişinin Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yaptığını belirterek vatandaşlık başvurusunun değerlendirilmesini istediği aktarıldı.
Savcı, güvenlik soruşturmasının başlatıldığı Mayıs 2021’den önce yazılı veya sözlü bir başvuru bulunup bulunmadığını sordu ve “Sihirli ellerle mi yazıldı bu güvenlik soruşturması?” dedi.
Tanık ise “Biz yoldan geçeni güvenlik soruşturmasına göndermiyoruz” diyerek, mutlaka bakanla bir görüşme yapılmış ve daireye talimat gelmiş olması gerektiğini söyledi.
ZİYA ÖZTÜRKLER’İN ADI VATANDAŞLIK SÜRECİNDE YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Savcı İldeniz, Mayıs 2021’deki işlemin hangi bakan döneminde başladığını sordu. Tanık önce dönemin bakanının Kutlu Evren ya da Ziya Öztürkler olabileceğini söyledi. Savcı, Mayıs 2021’de İçişleri Bakanı’nın Kutlu Evren olduğunu hatırlatarak sözlü talebi Evren’in alıp almadığını sordu ve böyle bir talebin Kutlu Evren tarafından alınmadığını iddia etti.
Vatandaşlık önergesinin hangi bakanın talimatıyla hazırlandığının sorulması üzerine tanık, 19 Ağustos 2022 ve Ziya Öztürkler yanıtını verdi. Savcı İldeniz de bu cevabın ardından “Teşekkürler, benim istediğim buydu” dedi.
Duruşmada savunmanın, vatandaşlık işlemlerinin diploma sürecinden çok daha önce başladığını Mayıs 2021 tarihli güvenlik soruşturmasıyla ortaya koymaya çalıştığı; savcılığın ise yazılı vatandaşlık başvurusunun Temmuz 2022’de yapıldığına ve vatandaşlık kararıyla diploma tarihleri arasındaki yakınlığa işaret ettiği aktarıldı.
SAVCI: “31 TELEFON GÖRÜŞMESİ KAYDINIZ VAR”
Savcılığın istintakında tanığa Fatoş Ünal’ı tanıyıp tanımadığı da soruldu. Tanık, Ünal’ı partiden tanıdığını ancak sıklıkla görüşmediklerini söyledi.
Savcı İldeniz bunun üzerine telefon kayıtlarını gündeme getirdi ve 30 Eylül 2022 ile 21 Ocak 2024 arasında tanık ile Ünal arasında 31 telefon görüşmesi bulunduğunu söyledi. Savcı, görüşme tarihlerinin vatandaşlık işlemlerinin yapıldığı döneme de denk geldiğini belirterek tanığın mahkemede doğru beyanda bulunmadığını ileri sürdü.
Savcının 30 Eylül 2022’de yedi dakikalık bir görüşme bulunduğunu söylemesi üzerine tanık, “Kayıtlarda varsa o zaman görüşmüşüzdür” dedi. Savcı ayrıca vatandaşlığın verilmesine 17 gün kala da bir telefon görüşmesi bulunduğunu söyledi; tanık ise bu görüşmelerde vatandaşlık konusunun hiç konuşulmadığını belirtti.
İldeniz, Mayıs 2021’de güvenlik soruşturmasına gönderilen kişinin neden o tarihte değil de Ziya Öztürkler’in bakanlığı döneminde vatandaş yapıldığını sordu. Tanık bu soruya “Onu Ziya Bey’e sorarsınız” yanıtını verdi.
Tanık, istisnai vatandaşlık önergesinin yasadaki “katkı” maddesine dayanılarak hazırlandığını ve nihai kararın Bakanlar Kurulu ile bakana ait olduğunu söyledi.
“TEZİNİZİ NEREYE BIRAKAYIM?” MESAJI İÇİN SAVUNMADAN TANIKLAR
Duruşmanın ikinci ana bölümünde, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde görevli bir kişinin 1 Aralık 2023’te Fatoş Ünal’ın WhatsApp hesabına gönderdiği mesaj ele alındı.
Mahkemede daha önce emare yapılan yazışmaya göre üniversite çalışanı, Ünal’a “Merhaba Fatoş Hanım, ben Kıbrıs Toplum ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Mert, tezinizi nereye bırakmamı istersiniz?” mesajını gönderdi. Ünal’ın kullandığı hesaptan ise Girne’de bulunup bulunmadığı soruldu, ardından Ünal’ın kız kardeşinin numarası ve Girne’deki bir butik tarif edilerek tezin oraya bırakılabileceği belirtildi.
Ünal, kendi şahadetinde o dönemde ses tellerinde yaşadığı problem nedeniyle ekip arkadaşlarının zaman zaman telefonuna baktığını ve kendi adına mesajlara cevap verdiğini söylemiş, söz konusu mesajı kendisinin yazmadığını, görmediğini ve hatırlamadığını savunmuştu.






