Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Rum tarafında gerçekleştirilen Ulusal Konsey toplantısının ardından bazı kaynakların Güney Kıbrıs’taki haber ajanslarına “yakınlaşmalar” konusunda Kıbrıs Türk tarafını suçlayan açıklamalar yaptığını belirterek, konuya ilişkin açıklama yaptı.
Erhürman, daha önce bu tür açıklamalara kural olarak yanıt vermemeye çalıştığını ancak sürecin yeni bir evreye girdiğini ifade ederek, bu kez konuya ilişkin bilgi paylaşma gereği duyduğunu söyledi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Şimdi de, Rum Ulusal Konsey toplantısından sonra ‘bazı kaynaklar’ güneydeki haber ajanslarına ‘yakınlaşmalar (convergences)’ konusunda Kıbrıs Türk tarafını suçlayan açıklamalar yapmışlar” ifadelerini kullandı.
Daha önce bu tip açıklamalara yanıt vermemeyi tercih ettiğini belirten Erhürman, “Hele de böyle geç saatlerde. Ancak anlaşılan o ki yeni bir evreye girdik!” dedi.
Erhürman, açıklamasını sabaha bırakması halinde, “Niye geç yanıt verdiniz o zaman? Haberleri hep Rum basınından, kaynaklarından mı alacağız?” şeklinde, zaman zaman haklı tarafları da bulunan sorularla karşılaşılabileceğini ifade etti.
“Aslında tam olarak yanıt değil, bir bilgi!” diyen Erhürman, konuya ilişkin bilginin, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuéllar’ın 28 Eylül’de gazeteci Yusuf Kanlı’ya verdiği ve ANKA Ajansı ile Haber Kıbrıs’ta yayımlanan röportajda yer aldığını belirtti.
ERHÜRMAN, BİR KEZ DAHA HOLGUİN'İN SÖZLERİNİ HATIRLATTI: YAKINLAŞMALARIN KAYDINA EN YAKIN YAKIN BELGE, 2015-17 DÖNEMİNDEKİ "ORTAK BELGELER"DİR
Erhürman, söz konusu röportajdaki soru ve yanıtı şöyle aktardı:
Yusuf Kanlı: “BM, geçmişteki yakınlaşmalara ilişkin incelemesini tamamladı. Her iki tarafa da aynı birleştirilmiş belge mi verilecek? Müzakere kayıtlarının seçici biçimde yorumlanmasının yeni bir anlaşmazlığa yol açmasını nasıl önleyeceksiniz?”
Maria Angela Holguín: “Yakınlaşmalar, her iki tarafın 2015–2017 arasında BM’ye sunduğu ortak belgelere dayanan tek bir çalışma bütünüdür. BM ayrıca arşivlerinde bulunan ve geçmiş çabaları yansıtan başka belgeleri de inceledi. Yakınlaşmaların kaydına en yakın belge, tam da 2015–2017 dönemindeki Ortak Belgelerdir.”
Holguín, Kıbrıs’ta yeni bir anlaşmazlığın ortaya çıkmasını önlemenin zor olduğunu belirterek, bir anlaşmazlığı açık tutmak için her zaman bir neden bulunabildiğini söyledi. Holguín, geçmişte işlerin hep aynı şekilde yapıldığını söyleyenlere atıfta bulunarak, bugüne kadar ilerleme sağlanamamasının nedeninin de bu yöntemlerin sürekli tekrarlanması olabileceğini ifade etti. Holguín, söz konusu belgenin müzakereler başlamadan önce taraflara verilmesinin yeni bir anlaşmazlık başlığı oluşturabileceğini belirterek, belgenin müzakereler başladığında ve kullanışlı hale geldiğinde verileceğini söyledi.
Erhürman’ın aktardığı röportajdaki Holguín açıklaması şöyle devam etti:
“Kıbrıs’ta yeni bir anlaşmazlığın ortaya çıkmasını önlemek zor; ne yazık ki, bir anlaşmazlığı açık tutmak için her zaman bir neden bulunuyor. Anlıyorum; insanlar bana sık sık işlerin hep böyle yapıldığını söylüyor. Ancak belki de şunu düşünmemiz gerekir: Her şey hep böyle yapıldıysa, bugüne kadar çok fazla ilerleme kaydedilememesinin nedeni tam olarak bu olabilir. Bu nedenle belge, müzakereler başladığında ve kullanışlı hâle geldiğinde verilecek. Daha önce sunulması yeni bir anlaşmazlık başlığı açar.”
Holguín’in açıklamalarına göre BM’nin üzerinde çalıştığı “yakınlaşmalar” belgesi, 2015–2017 yılları arasında iki tarafın BM’ye sunduğu ortak belgeler temelinde hazırlanıyor ve BM arşivlerindeki geçmiş çabalara ilişkin diğer belgeler de incelemeye dahil ediliyor. Belgenin, müzakerelerin başlamasından önce paylaşılmasının ise yeni bir tartışma yaratabileceği değerlendiriliyor.
Cumhurbaşkanı Erhürman'ın konuyla yaptığı paylaşımın tamamı şu şekilde:
"Şimdi de, Rum Ulusal Konsey toplantısından sonra 'bazı kaynaklar' güneydeki haber ajanslarına 'yakınlaşmalar (convergences)' konusunda Kıbrıs Türk tarafını suçlayan açıklamalar yapmışlar.
Daha önce bu tip açıklamalara kural olarak yanıt vermemeye çalışırdım. Hele de böyle geç saatlerde. Ancak anlaşılan o ki yeni bir evreye girdik! Şimdi yanıt vermez, sabahı beklersek, yine 'niye geç yanıt verdiniz o zaman? Haberleri hep Rum basınından, kaynaklarından mı alacağız?' gibi bazen haklı tarafları da olan sorularla karşı karşıya kalabiliriz.
Aslında tam olarak yanıt değil, bir bilgi! Konuyla ilgili bilgi, 28 Eylül'de Sn. Holguin'in, sevgili Yusuf Kanlı'ya verdiği, ANKA Ajansı ve Haber Kıbrıs'ta yer alan röportajda var. Soru ve yanıtı aynen aktarmakla yetiniyorum:
Kanlı: BM, geçmişteki yakınlaşmalara ilişkin incelemesini tamamladı. Her iki tarafa da aynı birleştirilmiş belge mi verilecek? Müzakere kayıtlarının seçici biçimde yorumlanmasının yeni bir anlaşmazlığa yol açmasını nasıl önleyeceksiniz?
Holguín: Yakınlaşmalar, her iki tarafın 2015–2017 arasında BM’ye sunduğu ortak belgelere dayanan tek bir çalışma bütünüdür. BM ayrıca arşivlerinde bulunan ve geçmiş çabaları yansıtan başka belgeleri de inceledi. Yakınlaşmaların kaydına en yakın belge, tam da 2015–2017 dönemindeki Ortak Belgelerdir. Kıbrıs’ta yeni bir anlaşmazlığın ortaya çıkmasını önlemek zor; ne yazık ki, bir anlaşmazlığı açık tutmak için her zaman bir neden bulunuyor. Anlıyorum; insanlar bana sık sık işlerin hep böyle yapıldığını söylüyor. Ancak belki de şunu düşünmemiz gerekir: Her şey hep böyle yapıldıysa, bugüne kadar çok fazla ilerleme kaydedilememesinin nedeni tam olarak bu olabilir. Bu nedenle belge, müzakereler başladığında ve kullanışlı hâle geldiğinde verilecek. Daha önce sunulması yeni bir anlaşmazlık başlığı açar"