Pizza yuvarlak!
İçine konulan kutu dört köşe!
Dilimler üçgen şeklinde kesiliyor!
Neden?
-*-*-
Kıbrıs meselesi gibi!
Anlamak – çözmek zor!
-*-*-
Erhürman öyle dediydi, Guterres şöyle açıkladıydı, Hristodulidis böyle yaptıydı!
-*-*-
Bilgi – enformasyon karmaşası!
Ve kirlilik!
-*-*-
Yuvarlak, dört köşe, üçgen!
Neden?
Keşke birileri çıkıp mantıklı bir şekilde açıklasa!
-*-*-
Ya da şunu yapsak mesela; tüm TV kanallarında yayınlanmak üzere, Hristodulidis ve Erhürman, Holguin’in moderatörlüğünde bir canlı yayın yapsa!
-*-*-
Biz de gerçekten pizzanın neden yuvarlak yapılıp, neden dört köşe kutuya konulduğunu ve neden üçgen dilimlerle kesildiğini anlayabilsek!
Ağlatıyor beni acı gerçekler!
Amacım herhangi bir siyasi partiyi veya grubu eleştirmek değildir…
Yamaya başlamadan önce bunu belirteyim…
-*-*-
Şimdi, KKTC’de hangi açıdan bakarsanız bakın, çok ciddi siyasi sıkıntılar söz konusudur…
-*-*-
Bu sıkıntıların hem iç siyaset hem de uluslararası siyaset açısından ciddi sorunlar yaratabilecek pozisyonları da söz konusudur…
-*-*-
Bazılarını sayalım isterseniz…
-*-*-
Mesela Kıbrıs sorununun siyasi çözümsüzlüğü!
-*-*-
Bu konuda “Biz daha iyiyiz” diyerek, sizden başka partilere üstünlük taslamak kolaydır ama bu iddianın altı bom boştur!
Siz daha iyisiniz de ne yapacaksınız?
-*-*-
“Bizim siyasetimiz çok daha sağlam ideolojik temellere bağlı olacak” dediğinizi farz edelim!
-*-*-
Peki, bu konuda ne kadar iddialısınız?
Sonuçta, alnımıza yazılı veya boynumuza asılı “Türkiye gerçeği” var!
-*-*-
En canlı örnek, Tufan Erhürman!
Türkiye’nin gelen – giden her yetkilisi, Tufan Hocamın gözlerinin içine bakarak “iki devletli çözüm” diyor!
Peki Tufan Hocam seçilirken, bunu mu söylemişti?
-*-*-
Şimdi, diyelim ki X parti 6 Aralık’taki seçimlerde iktidara geldi ya da koalisyon hükümetinin büyük ortağı oldu; bu partinin yetkilileri çıkıp da “bizim hareketimizin siyaseti daha tutarlı, ilkeli ve ideolojik açıdan temellendirilmiş olacak” iddiasını ne kadar savunabilir?
-*-*-
Hangi Kıbrıs sorunu?
Hangi ideoloji?
-*-*-
Bir iki istisna dışında, hangi siyasi parti veya siyasetçi, “Siyasetimiz çok daha sağlam ve tutarlı ideolojik temellere dayanacak” garantisini verebilir?
-*-*-
Gelelim iç meselelere!
-*-*-
Yollar berbat!
Okullar konteyner!
Elektrik sıkıntılı!
Nüfus çok kalabalık ve sistem çökmüş durumda!
-*-*-
Ülkede TL kaynaklı korkunç bir enflasyon söz konusu!
-*-*-
KKTC’de bana göre en ciddi sıkıntı, “devlet sektörü” ve “özel sektör” arasında, geçtim maaşları, sosyal güvenlikle alakalı haklar konusunda inanılmaz uçurum var!
-*-*-
Vergi adaletsizliği dorukta!
-*-*-
Filo Jet faciası, aslında KKTC’yi anlatmak için çok salam bir örnektir!
-*-*-
Geminin bakımı ve onarımı şüpheli!
Kaptanın ehliyeti şüpheli!
Liman güvenliği şüpheli!
Liman güvenliğinde liyakat şüpheli!
-*-*-
Mazot kokusu en şüpheli (Bana göre)…
-*-*-
Denetim sıfır!
Çullisine yolculuk!
-*-*-
Torpilliler sorgulanmıyor!
Ama gemideki zavallı çaycı ya da tayfa hala hapiste!
-*-*-
Ölü ve kayıp sayısı dışında bir açıklama yok!
Bir şeffaflık yok!
-*-*-
Vatandaş, arama çalışmaları konusunda (bence) gerektiği kadar şeffaf bir şekilde bilgilendirilmedi!
-*-*-
Gemiye “yürü” veya “yüz” hakkı veren ve “çok saygındır” denilen örneğin Türk Lloydu sessiz; bizimkilerin soracak suali yok…
-*-*-
Gemi ile insan taşımacılığı bunca yıldır hiç sorgulanmadı!
Daha ucuz da ondan mı insanlar kırık dökük gemilerle taşınıyordu?
-*-*-
Ölenlerin ve kayıpların içerisinde tek bir Kıbrıslı Türk olmaması kimseyi şaşırtmadı mı?
-*-*-
Kıbrıslı Türklerin AB vatandaşı olması nasıl açıklanır?
Bu konuda tabii ki Kıbrıs sorunu temel sıkıntıdır ama siyasi partilerin olası bir referandumla alakalı duruşu nedir?
-*-*-
Saygım sonsuz!
Tüm partilere başarılar dilerim!
-*-*-
Yemin ve tekrar ederim ki, hedefim her hangi bir siyais parti veya siyasetçiyi eleştirmek değildir ama meraktayım; tamam ülkede korkunç yolsuzluklardan, usulsüzlüklerden tek kelime ile corruptiondan söz ediyorsunuz ve “biz gelirsek olmayacak” ya da “biz gelirsek hesap soracağız” diyorsunuz; peki tüm bu yolsuzlukların merkezi Ankara’ysa; mesela gemi faciası ile ilgili olarak Türk Lloydu gibi bir kurumu nasıl sorgulayacaksınız?
-*-*-
Veya usulsüz onlarca, yüzlerce ihalenin; okulumuz yokken külliye inşaatı yapılmasının hesabını kimden soracaksınız?
Ünal Abimden?
Yoksa O’nun “ağabey”lerinden?
-*-*-
Sonuç: Ülkenin gerçeğini kabul edelim…
Bu gerçek tektir…
-*-*-
“Biz daha iyiyiz” diyerek elbette iktidara gelebilirsiniz… Kaldı ki zaten sizin daha iyi olduğunuzu herkes biliyor da herkesin bildiği bir gerçek daha var; hem de çok acı ve esas gerçek…
“Ağlatıyor beni acı gerçekler” şarkısı var ya…
-*-*-
Neyse!
Yerim kalmadı, başka zaman yazarım…
-*-*-
Üstelik az sonra uçağa binip Kıbrıs’a dönmem lazım…
Pazartesi sabah sim TV’de görüşmek dileğiyle…

Malta tatili biter… Bu son Malta fotoğrafı… Kalabalık… Turizm demişken… Sevgili KKTC yöneticileri… Bilmem anlatabildim mi? Kıbrıs sorununu çözelim; bize de turist gelsin… Yoksa Rumlar bizi kesecek mi? Tamam tamam çözmeyelim, çözmeyelim… Doğru, Rumlar bizi kesecek! Böyle iyi…
Bu yazı toplam 93 defa okunmuştur.