Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York temaslarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs konusunda ortaya koyduğu çerçeve, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in üçlü görüşme önerisi, güven artırıcı önlemler ve müzakere sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Erhürman, Guterres’in temmuz ayında adaya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında taraflara bazı “ödevler” verdiğini ve üç başlıkta ilerleme sağlanması halinde 5+1 toplantısı çağrısı yapacağını söylediğini hatırlattı.
Bu başlıkların güven artırıcı önlemler, metodoloji ve esasa ilişkin konular olduğunu belirten Erhürman, bugüne kadar bu alanların hiçbirinde anlamlı bir ilerleme sağlanmadığını ifade etti.
“Guterres’in 7 maddesinde ilerleme sağlanmadı”
Guterres’in taraflara 7 güven artırıcı önlem önerdiğini belirten Erhürman, bunları geçiş noktaları, mayınların temizlenmesi, doğal afetlere ortak müdahale mekanizması, düzensiz göçle mücadelede ortak mekanizma, sivil toplumla ilgili danışma birimi, spor ve karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık hakkı olarak sıraladı.
Erhürman, 26 Ağustos’ta Hristodulidis ile yaptığı ilk görüşmede bu 7 başlığın ele alındığını söyledi.
Ancak daha sonraki süreçte ilerleme sağlanamadığını ifade eden Erhürman, son ikili görüşmede Hristodulidis’in Guterres’in ortaya koyduğu 7 maddeden farklı olarak 19 yeni öneri sunduğunu belirtti.
“Sayın Guterres’in tek tek saydığı o 7 madde konusunda bir ilerleme kaydedilmedi, metodoloji konusunda bir ilerleme kaydedilmedi, öze dair konularda bir ilerleme kaydedilmedi.” diyen Erhürman, Rum liderin son toplantıda yeni önerileri gündeme getirdiğini söyledi.
“Üçlü görüşme talebi Hristodulidis’ten geldi”
Erhürman, New York’ta üçlü görüşme yapılmasının planlandığı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 16 Eylül’de yaptığı açıklamaya dikkat çekti.
Guterres’in, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında üçlü veya 5+1 toplantısı öngörmediğini, bunun için henüz gerekli koşulların oluşmadığını söylediğini aktaran Erhürman, Genel Sekreterin geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini de vurguladığını kaydetti.
Erhürman, New York’a 23 Eylül’de gittiklerini ve aynı gün Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin New York’taki daimi temsilciliklere Kıbrıs Türk tarafının temsilcileriyle görüşülmemesi yönünde çağrı içeren bir mektup gönderdiğini söyledi.
24 Eylül sabahında BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Erhürman, bu görüşmede üçlü toplantı konusunun gündeme gelmediğini ifade etti.
Erhürman, aynı gün saat 11.35’te Hristodulidis’in Holguin aracılığıyla üçlü görüşme önerdiğinin kendilerine iletildiğini söyledi.
“7 maddenin birkaçında uzlaşma ihtimali varsa gelirim”
Erhürman, öneriye doğrudan karşı çıkmadığını, ancak görüşmenin sonuç alıcı olabilmesi için belirli koşulların oluşması gerektiğini söyledi.
Holguin’e ilettiği mesajı aktaran Erhürman, şöyle konuştu:
“7 tane güven artırıcı önlemimiz var. Bunlardan birkaç tanesi üzerinde uzlaşma ihtimalimiz varsa ve Sayın Genel Sekreter’in de zamanı müsaitse böyle bir görüşmeye katılacağımı bildirdim.”
Erhürman, daha sonra kendisine dönüş yapılmadığını belirterek, bunun 7 güven artırıcı önlem üzerinde bir uzlaşma ihtimali bulunmadığını gösterdiğini ifade etti.
Dönüşümlü başkanlık açıklaması
Erhürman, Holguin’in kendisini daha sonra telefonla aradığını ve Hristodulidis’in dönüşümlü başkanlık konusunda bir uzlaşma ihtimali ortaya koyduğunu belirterek üçlü görüşmeye bu şartlarda katılıp katılmayacağını sorduğunu söyledi.
Kendisinin ise dönüşümlü başkanlık konusunun güvenlik ve garantilerle ilişkilendirilmesi halinde görüşmenin anlamlı olmayacağını ifade ettiğini aktaran Erhürman, konunun siyasi eşitlik ve metodoloji kapsamında ele alınması halinde görüşmeye açık olduğunu söyledi.
“İlke olarak dönüşümlü başkanlığı kabul etmek gibi bir şeyden bahsediyorsa, herhangi bir şeyle eşleştirmeden böyle bir toplantıya gelebilirim. Burada bir sorun yok.” diyen Erhürman, ancak dönüşümlü başkanlığın güvenlik ve garantilerle ilişkilendirileceği bir görüşmenin sonuç vermeyeceğini savundu.
“Fotoğraf vermek için toplantı yapmayacağım”
Erhürman, üçlü görüşme konusunda sergilediği tutumun “şartlı davranmak” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Guterres’in de sonuç alma ihtimali olmayan bir toplantı gerçekleştirmek istemediğini belirttiğini hatırlatan Erhürman, müzakere anlayışını şöyle açıkladı:
“Biz baştan beri müzakere olsun diye müzakere değil, bizi çözüme ulaştırsın diye müzakere istiyoruz. 5+1 olsun diye 5+1 değil, sonuç odaklı 5+1 olsun istiyoruz.”
Erhürman, “fotoğraf verme amaçlı” veya yalnızca toplantı yapılmış olması için gerçekleştirilecek bir görüşmenin sürece katkı sağlamayacağını belirterek, “İş olsun diye 5+1 yapmam, iş olsun diye üçlü toplantı yapmam, iş olsun diye müzakereye başlamam. Ben çözüm istiyorum.” ifadelerini kullandı.
“19 yeni öneriyle yeniden sıfırdan başlayamayız”
Rum tarafının son toplantıda sunduğu 19 önerinin sürecin odağını değiştireceğini savunan Erhürman, önlerinde sınırlı bir zaman bulunduğuna dikkat çekti.






