Lefkoşa 28°USD48,83EUR55,98GBP65,28GRAM ALTIN6.813,19 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Engin: Gemi faciasının ardından yaşanan korku ve kaygı zayıflık değildir

Klinik Psikolog Doğuş Engin, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan gemi faciasının ardından ortaya çıkabilecek travmatik stres tepkilerine dikkat çekti.

2 dakika okuma
Paylaş
Engin: Gemi faciasının ardından yaşanan korku ve kaygı zayıflık değildir

Klinik Psikolog Doğuş Engin, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan gemi faciasının ardından ortaya çıkabilecek travmatik stres tepkilerine dikkat çekti. Engin, belirtilerin ağırlaşması ve günlük yaşamı etkilemesi halinde profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.

Klinik Psikolog Doğuş Engin, “Bir Gemi Faciasının Ardından Travmayı Anlamak” başlıklı yazısında, facianın ardından kazayı yaşayanların, yakınlarını kaybedenlerin ve haber bekleyenlerin karşılaşabileceği psikolojik etkileri değerlendirdi.

Böylesine ağır bir olayın ardından korku, üzüntü, öfke ve çaresizlik hissedilebileceğini belirten Engin, yaşananları tekrar tekrar düşünmenin de ortaya çıkabilecek tepkiler arasında olduğunu kaydetti. Engin, travmatik bir olay yaşayan herkesin travma sonrası stres bozukluğu geliştirmediğini, birçok kişinin zaman içinde uygun sosyal destekle toparlanabildiğini ifade etti.

“Gemi travması” resmi bir tanı değil

Halk arasında kullanılabilecek “gemi travması” ifadesinin klinik psikolojide başlı başına bir hastalık ya da resmi tanı olmadığını belirten Engin, bu durumu “travmatik bir olay sonrasında ortaya çıkabilen travmatik stres tepkileri” olarak tanımlamanın daha doğru olduğunu söyledi.

Ölüm tehlikesi, ağır kazalar ve yakın kaybının kişinin güven duygusunu derinden sarsabileceğini vurgulayan Engin, ani gelişen ve kontrolün sınırlı olduğu olayların anlamlandırılmasının zaman alabileceğine işaret etti.

Engin, kişinin yeniden gemiye binmekten korkmasının, denize baktığında sıkıntı hissetmesinin veya sevdikleriyle ilgili sürekli endişelenmesinin zayıflık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Kâbus, kaçınma ve sürekli tetikte olma görülebilir

Travma sonrasında olayın istemsiz biçimde hatırlanması, kâbuslar, uyku güçlüğü ve kolay irkilme gibi belirtiler görülebileceğini aktaran Engin; denizden, gemilerden veya olayı hatırlatan yerlerden kaçınmanın da bu tepkiler arasında bulunabileceğini kaydetti.

Engin, çocuklarda ise anne babaya daha fazla bağlanma, okula gitmek istememe, içe kapanma, öfke ve daha küçük yaşlara özgü davranışlara geri dönme gibi değişikliklerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Belirtilerin zaman içindeki seyrinin önem taşıdığını vurgulayan Engin, tepkilerin azalmak yerine ağırlaşması ve uyku, iş, aile ilişkileri ya da sosyal yaşamı belirgin biçimde etkilemesi halinde profesyonel değerlendirme alınması gerektiğini ifade etti.

“Unut gitsin” demek yerine yanında olun

Olayı yaşayan kişilerin kendilerini suçlamadan toparlanmak için zamana ihtiyaç duyabileceklerini belirten Engin, uyku, beslenme ve günlük rutinlerin mümkün olduğunca korunmasını önerdi. Olayla ilgili görüntülerin tekrar tekrar izlenmesinden kaçınılması gerektiğini kaydeden Engin, özellikle çocukların travmatik görüntülere sürekli maruz kalmasının önlenmesini istedi.

Yakınların yaklaşımının da önemli olduğunu vurgulayan Engin, “Güçlü ol”, “Artık düşünme” veya “Unut gitsin” gibi ifadeler yerine destekleyici bir tutum benimsenmesi gerektiğini belirtti. Engin, kişinin konuşmak istediğinde dinlenmesini, istemediğinde ise zorlanmamasını önerdi.

Engin, yazısında dayanışmanın önemini şu sözlerle dile getirdi:

“Bazen en insani şey, ‘Neden hâlâ böyle hissediyorsun?’ demek yerine, ‘Buradayım ve yalnız değilsin’ diyebilmektir.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler