KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı İbrahim Aysal, özellikle turizm tesisleri, üretim tesisleri, işletmeler ve diğer tüketici gruplarında yaşanan elektrik kesintilerinin Kıbrıs’ın kuzeyindeki elektrik arz güvenliğine ilişkin yapısal sorunları bir kez daha açığa çıkardığını belirtti.
Aysal, siyasi ve ekonomik izolasyonların yarattığı dezavantajlara elektrik arzındaki süreklilik sorununun da eklenmesinin yatırım yapılabilirliği, rekabet gücü ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerinde doğrudan olumsuz etki yarattığını ifade etti.
Özellikle turizm sektörünün yoğun olduğu dönemlerde meydana gelen kesintilerin yalnızca teknik bir sorun olarak ele alınamayacağını kaydeden Aysal, kesintilerin işletme maliyetlerini artırdığını, hizmet kalitesini düşürdüğünü ve turizm açısından güvenilirliğe zarar verdiğini belirtti.
Aysal, “Elektrik arzının güvenilir ve kesintisiz olmaması, yatırım kararlarını da olumsuz etkileyebilecek önemli bir unsur haline gelmektedir” dedi.
“ARZ GÜVENLİĞİ İÇİN YATIRIM ARTIK ERTELENEMEZ”
Elektrik üretim kapasitesinin artırılması ve arz güvenliğinin sağlanabilmesi için yeni yatırımların daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini belirten Aysal, EMO’nun bu konuda uzun süredir uyarılarda bulunduğunu kaydetti.
Aysal, “Bugün yaşananlar, bu uyarıların ne kadar önemli olduğunu göstermektedir” ifadelerini kullanarak, artan elektrik talebine karşı mevcut üretim altyapısının yetersiz kalmasının geçici önlemlerle çözülemeyeceğini belirtti.
Üretim kapasitesinin artırılması, şebekenin güçlendirilmesi ve elektrik sisteminin daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Aysal, Türkiye’den boru hattıyla doğal gaz getirilmesi seçeneğine de işaret etti:
“Türkiye Cumhuriyeti’nden boru hattı ile doğal gaz getirilerek kurulacak bir gaz çevrim santrali, doğru kapasite ve teknik planlama ile hayata geçirilmesi halinde ülkemizin elektrik üretiminde önemli bir alternatif oluşturabilecek ve arz güvenliğine ciddi katkı sağlayabilecek bir seçenek olarak değerlendirilmelidir.”
ENTERKONNEKTE KABLO VAATLERİNİ HATIRLATTI
Aysal, geçmiş yıllarda gündeme getirilen Türkiye ile enterkonnekte kablo bağlantısı konusunda kamuoyuna çeşitli vaatler verilmesine rağmen bugüne kadar sonuçlandırılmış somut bir yatırım ortaya konulamadığını kaydetti.
Elektrik üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımların zamanında yapılmamasının da mevcut sorunu ağırlaştırdığını belirten Aysal, yeni enerji projelerinin yalnızca açıklanmasının yeterli olmayacağını vurguladı.
Aysal, “Enerji alanında ortaya konulacak yeni projelerin somut, uygulanabilir ve belirli bir takvim çerçevesinde hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“AKÜ SİSTEMLERİ TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİLDİR”
Enerji depolama sistemleri ve akü teknolojilerinin elektrik şebekesinin daha istikrarlı ve esnek hale getirilmesinde önemli katkılar sağlayabileceğini belirten Aysal, bu sistemlerin ani talep değişimlerinin yönetilmesi, pik yüklerin dengelenmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha etkin biçimde dahil edilmesi açısından kullanılabileceğini kaydetti.
Enerji depolama yatırımlarının önünü açacak yasal ve teknik düzenlemelerin hızla tamamlanması gerektiğini ifade eden Aysal, yatırımcılar açısından açık ve uygulanabilir bir mevzuata ihtiyaç bulunduğunu belirtti.






