Lefkoşa 20°USD49,18 ₺▲EUR55,37 ₺▲GBP65,29 ₺▲GRAM ALTIN6.555,58 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

El – Sen ve KTOEÖS’ten talep edilmesi komik olan talepler!

El – Sen eylemi devam ediyor…-*-*-El – Sen’in Kıb – Tek yönetiminden veya devletten talepleri var…-*-*-Normal, çağdaş, demokratik bir...

5 dakika okumaHaber: Serhat İncirli
Paylaş
El – Sen ve KTOEÖS’ten talep edilmesi komik olan talepler!

El – Sen’in Kıb – Tek yönetiminden veya devletten talepleri var…

-*-*-

Normal, çağdaş, demokratik bir ülkede bu talepler hiç dile getirilmemeli…

-*-*-

Yani El – Sen’in dile getirdiği talepler aslında “talep edilmesi komik talepler” değil mi?

-*-*-

Ne istiyor El – Sen?

-*-*-

Ekipman, koruyucu kıyafet… 

-*-*-

Neden istiyor?
Çalışanlar yaralanmasın diye!

-*-*-

Bunu sağlamak çağdaş bir devletin zaten “istenmeden” yerine getirmesi gereken bir “iş sağlığı ve güvenliği” kuralı değil mi sevgili Oğuzhan Hasipoğlu?

-*-*-

El – Sen başka ne istiyor?

-*-*-

Sınavsız münhalsiz kimse işe alınmasın!

-*-*-

Başka ne istiyor?

-*-*-

Sınavsız münhalsiz kimseye terfi verilmesin… 

-*-*-

Bunların tümü, demokratik devletlerin zaten olmazsa olmazı değil mi?

-*-*-

Bu taleplerin dile getirilmesi bile bu ülkenin nasıl salya bir ülke olduğunun apaçık göstergesidir!

-*-*-

Haaa dördüncü talep mi?
Basına saldıran bir amir!
Ve bu amirin görevden alınması!
Bunun için tüm halkın tek bir talebi var, “derhal!”

-*-*-

Gelelim Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) taleplerine… 

-*-*-

KTOEÖS, Lefkoşa’daki Türk Maarif Koleji 7’nci sınıf öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde işlendiği ileri sürülen “Ölülerin yıkanması ve kefenlenmesi” konusunda araştırma yapılarak, kamuoyuna açıklama yapılması çağrısında bulunuyor…

-*-*-

Derste, 11 – 12 yaşındaki çocuklara, ölünce anüse pamuk mu silikon mu takılıp takılmayacağı mı öğretildi yani?

-*-*-

KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, “Çocuklarımızı dogmatik ve korkuya dayalı eğitim anlayışına teslim etmeyeceğiz” diyor.

-*-*-

Aslında dememeli!
Bu talepte bulunmamalı!

-*-*-

Değil sendika, değil sol partiler; bu ülkeyi ölümüne sevdiğini iddia edenler bu talebe izin vermemeli; çünkü böyle bir talebin hiç dile getirilmemesi lazım!

-*-*-

Ey Atatürkçü UBP’liler!
Sizedir lafım!

-*-*-

Şeriatçı cehaletin ülkemize bu denli sızması, müsamaha gösterilecek, kibar açıklamalarla geçiştirilecek şeyler olmamalıdır!

-*-*-

Türkiye’den Eğitim, Bilim, Kültür ve Teknik Alanda İş Birliği Protokolü kapsamında öğretmen gönderilmesi ayrı bir konudur… 

-*-*-

İhtiyaç varsa, şikayetim yok!
Kıbrıs’ın eğitimine, geleneğine, göreneğine, laik yapısına uygun öğretmenin başımın üzerinde yeri var!

-*-*-

Ama “… bir öğretmenin derste ölüm, ölünün yıkanması ve kefenlenmesi konularını 11-12 yaşındaki öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerini gözetmeden ayrıntılı biçimde anlatmasına”; kimsenin müsaadesi olmamalıdır!

-*-*-

Hükümet veya hükümetler, hatta Cumhurbaşkanı, buna müdahil olmalıdır!
Bu açıklamayı yapmak elbette sendikanın görevidir ama öğrenciler de uyanmalıdır!

-*-*-

Başkan Karaoğulları, “Çocukların korkutulduğu, kaygılarının artırıldığı veya psikolojik olarak olumsuz etkilendiği hiçbir uygulama ‘eğitim’ adı altında kabul edilemez” diyor!

-*-*-

Bu talep de “gerekli” bir taleptir; doğru bir uyarıdır ama bunun yani bu talebin dile getirilmesine de hükümetin önceden alacağı tedbirlerle engel olması gerekmektedir!

-*-*-

Karaoğulları Milli Eğitim Bakanlığına çeşitli sorular soruyor…
Oysa bu sorular sorulmadan, mesela bakanlık derhal inceleme başlatmalıdır… İlgili öğretmen geri gönderilmelidir… Ülkemizin eğitim sistemi, müfredatı, pedagojik yaklaşımı ve laik eğitim anlayışı bakımından “uygun olmayan”lar, öpmüşüm protokolünüzü ama okullarımıza sokulmamalıdır!

-*-*-

Ve belki de en azı uyarıya gelelim; … Karaoğulları, “Ülkede atama bekleyen öğretmen adayları varken öğretmen ihtiyacının yurt dışından görevlendirmelerle karşılanmasını” da eleştirdi…

-*-*-

Durum bu?
Ne yazık ki!

Düzeltme ve özür

Dünkü sayfamızda “Bir adet CTP analizi ve başarı dileği” başlıklı yazımızda çok ciddi bir hata yaptık… 

-*-*-

CTP’nin Gazimağusa’daki kadın aday sayısının kontenjan adayla birlikte sadece üç olduğunu yazdık… 

-*-*-

Oysa CTP Gazimağusa’da kontenjanla birlikte dört kadın aday gösteriyor… 

-*-*-

Bu durumda, dün de yazdığımız gibi, “… CTP’de aday adayları veya kontenjan adayları düşünüldüğü zaman, en az 18 kadın adayın 50 kişilik listede olması kesinleşmiş durumda...”

-*-*-

Dünkü yazıda demiştik ki, “… Gazimağusa’da da üç kontenjan adayından biri kadın...” bu doğru… 

-*-*-

Ayşegül Baybars CTP’nin Mağusa’daki kadın kontenjan adayı… 

-*-*-

Ve dün demiştik ki, “… 12 kişilik aday listesinde en az 4 kadın aday olma şansına sahip…”
Bu doğru!

-*-*-

Ama demiştik ki, “… Ancak kadın aday adayı sayısı sadece iki...”
İşte bu doğru değil!

-*-*-

Kadın aday adayı sayısı üç!
Haliyle ikisi değil üçü de kesin aday olmuş durumda; Mağusa’da dört kişilik cinsiyet kotası tamam… 

-*-*-

Üçüncü adayın ismi biraz “herkesi tanıyorum” yanılgısından, biraz da Koral” isminden kaynaklandı… 

-*-*-

Evet, CTP’nin Mağusa’da Koral Özkoraltay isimli aday adayı da kadın… 
Kaldı ki aday adayı değil, aday…

-*-*-

Buna göre,  Genel Başkan Sıla Usar İncirli, üç kadın kontenjan adayı Emine Dizdarlı (Lefkoşa 3), Ayşegül Baybars (Mağusa 4) ve Jale Refik Rogers  (Girne 4) ile Lefke’de Münevver Ebedi Çakmak, İskele’de Bilen Sayılı Bozkırlı, Fide Kürşat, Mağusa’da Mine Karaca, Şifa Çolakoğlu ve Koral Özkoraltay’ın milletvekili adaylıkları kesinleşmiş durumda... 

-*-*-

Koral Özkoraltay’dan özür dilerim… 

-*-*-

Bu arada eklemek lazım, CTP’nin Lefkoşa’daki erkek aday adayları arasında da bir Koral var… 
Dev – İş eski başkanlarından Koral Aşam… 

-*-*-

UBP’nin Mağusa Belediye Başkanı da Koral Bozkurt… 

-*-*-

Ama neymiş, demek ki her Koral, illa ki erkek olacak diye bir kural yokmuş!

Şahin Babu’nun Şahruar Ahmed Emon’u öldürmesi meselesi!

Larnaka Ceza Mahkemesi, Bangladeşli 22 yaşındaki Şahin Babu'yu, cinayetten, ömür boyu hapis cezasına çarptırdı… 

-*-*-

Babu, geçtiğimiz Haziran ayında Kofinou'da (Köfünye) kendisiyle aynı yaştaki hemşehrisi Şahruar Ahmed Emon'u (Fotoğrafta) öldürmekten yargılandı!

-*-*-

Peki cinayet nasıl işlendi?

-*-*-

Mahkemede konuşulanlar Rumca gazetelere haber oldu… Biz de cinayeti oradan öğrendik!

-*-*-

Babu, Emon’a dört kez bıçak sapladı… Ardından baktı ki ölmedi; “boğarak öldürdüm” itirafını etti… 

-*-*-

Emon öğrenciydi… 

-*-*-

Katil Babu’nun anlattıklarından çıkardığım olayın özeti şöyle:

-*-*-

Babu, Emon ile 7 Haziran’da otobüste karşılaştı… 

-*-*-

Babu, Emon’dan, kendisine iş bulmasını rica etti… Wi Fi erişimi sağlamasını da talep etti…

-*-*-

Ancak Emon, Babu’ya "hayır, sen fakirsin, işgal altındaki topraklardan geldin" diyerek hakaret etti!

-*-*-

Fakirsin!
İşgal altındaki topraklardan geldin!
Öldürme sebebi bu mu?
Buymuş!
Fileleftheros öyle yazdı!

-*-*-

Neyse, hakaretti oydu buydu derken ikili, tanıştıktan beş gün kadar sonra, 12 Haziran 2026’da Kofinou'daki Göçmen Kabul Merkezi yakınlarında buluştu.

-*-*-

Fail, daha önceden satın aldığı bıçağı 22 yaşındaki gence saplamaya başladı. Hâlâ hayatta olduğunu fark edince boğarak öldürdü. Yolda öğrencinin cep telefonunu da alarak, 22 yaşındaki gencin akrabalarından para koparmak için bir plan kurdu ve sözde onu serbest bırakmak için 35 bin evro fidye istedi. 

-*-*-

Öğrencinin cesedi 21 Haziran Pazar günü Kofinou'da bulundu.
Emon yakalandı.
Yargılandı…
Ve ömrünü hapiste geçirecek…

-*-*-

Bu arada haberin bizi en çok ilgilendiren yanı mı?
Babu, yani katil, Kuzey’den Güney’e geçti…
Emon Kuzey Kıbrıs için ne demiş?
“İşgal altındaki topraklar”…

22xronos-1024x576.jpg

Bu yazı toplam 130 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler