El – Sen’in Kıb – Tek yönetiminden veya devletten talepleri var…
-*-*-
Normal, çağdaş, demokratik bir ülkede bu talepler hiç dile getirilmemeli…
-*-*-
Yani El – Sen’in dile getirdiği talepler aslında “talep edilmesi komik talepler” değil mi?
-*-*-
Ne istiyor El – Sen?
-*-*-
Ekipman, koruyucu kıyafet…
-*-*-
Neden istiyor?
Çalışanlar yaralanmasın diye!
-*-*-
Bunu sağlamak çağdaş bir devletin zaten “istenmeden” yerine getirmesi gereken bir “iş sağlığı ve güvenliği” kuralı değil mi sevgili Oğuzhan Hasipoğlu?
-*-*-
El – Sen başka ne istiyor?
-*-*-
Sınavsız münhalsiz kimse işe alınmasın!
-*-*-
Başka ne istiyor?
-*-*-
Sınavsız münhalsiz kimseye terfi verilmesin…
-*-*-
Bunların tümü, demokratik devletlerin zaten olmazsa olmazı değil mi?
-*-*-
Bu taleplerin dile getirilmesi bile bu ülkenin nasıl salya bir ülke olduğunun apaçık göstergesidir!
-*-*-
Haaa dördüncü talep mi?
Basına saldıran bir amir!
Ve bu amirin görevden alınması!
Bunun için tüm halkın tek bir talebi var, “derhal!”
-*-*-
Gelelim Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) taleplerine…
-*-*-
KTOEÖS, Lefkoşa’daki Türk Maarif Koleji 7’nci sınıf öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde işlendiği ileri sürülen “Ölülerin yıkanması ve kefenlenmesi” konusunda araştırma yapılarak, kamuoyuna açıklama yapılması çağrısında bulunuyor…
-*-*-
Derste, 11 – 12 yaşındaki çocuklara, ölünce anüse pamuk mu silikon mu takılıp takılmayacağı mı öğretildi yani?
-*-*-
KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, “Çocuklarımızı dogmatik ve korkuya dayalı eğitim anlayışına teslim etmeyeceğiz” diyor.
-*-*-
Aslında dememeli!
Bu talepte bulunmamalı!
-*-*-
Değil sendika, değil sol partiler; bu ülkeyi ölümüne sevdiğini iddia edenler bu talebe izin vermemeli; çünkü böyle bir talebin hiç dile getirilmemesi lazım!
-*-*-
Ey Atatürkçü UBP’liler!
Sizedir lafım!
-*-*-
Şeriatçı cehaletin ülkemize bu denli sızması, müsamaha gösterilecek, kibar açıklamalarla geçiştirilecek şeyler olmamalıdır!
-*-*-
Türkiye’den Eğitim, Bilim, Kültür ve Teknik Alanda İş Birliği Protokolü kapsamında öğretmen gönderilmesi ayrı bir konudur…
-*-*-
İhtiyaç varsa, şikayetim yok!
Kıbrıs’ın eğitimine, geleneğine, göreneğine, laik yapısına uygun öğretmenin başımın üzerinde yeri var!
-*-*-
Ama “… bir öğretmenin derste ölüm, ölünün yıkanması ve kefenlenmesi konularını 11-12 yaşındaki öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerini gözetmeden ayrıntılı biçimde anlatmasına”; kimsenin müsaadesi olmamalıdır!
-*-*-
Hükümet veya hükümetler, hatta Cumhurbaşkanı, buna müdahil olmalıdır!
Bu açıklamayı yapmak elbette sendikanın görevidir ama öğrenciler de uyanmalıdır!
-*-*-
Başkan Karaoğulları, “Çocukların korkutulduğu, kaygılarının artırıldığı veya psikolojik olarak olumsuz etkilendiği hiçbir uygulama ‘eğitim’ adı altında kabul edilemez” diyor!
-*-*-
Bu talep de “gerekli” bir taleptir; doğru bir uyarıdır ama bunun yani bu talebin dile getirilmesine de hükümetin önceden alacağı tedbirlerle engel olması gerekmektedir!
-*-*-
Karaoğulları Milli Eğitim Bakanlığına çeşitli sorular soruyor…
Oysa bu sorular sorulmadan, mesela bakanlık derhal inceleme başlatmalıdır… İlgili öğretmen geri gönderilmelidir… Ülkemizin eğitim sistemi, müfredatı, pedagojik yaklaşımı ve laik eğitim anlayışı bakımından “uygun olmayan”lar, öpmüşüm protokolünüzü ama okullarımıza sokulmamalıdır!
-*-*-
Ve belki de en azı uyarıya gelelim; … Karaoğulları, “Ülkede atama bekleyen öğretmen adayları varken öğretmen ihtiyacının yurt dışından görevlendirmelerle karşılanmasını” da eleştirdi…
-*-*-
Durum bu?
Ne yazık ki!
Düzeltme ve özür
Dünkü sayfamızda “Bir adet CTP analizi ve başarı dileği” başlıklı yazımızda çok ciddi bir hata yaptık…







