Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail’le geliştirdiği ilişkiler, iki hafta içinde oluşturulan iki ayrı parlamenter girişimle yeni bir boyut kazandı. DİSİ, DİKO ve ELAM’dan altı milletvekilinin Israel Allies Foundation (IAF) ile kurduğu işbirliği grubu, 14 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı temasları ve Meclisteki kuruluş etkinliğiyle kamuoyuna duyuruldu.
Gelişme, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in BM himayesindeki görüşmesinden bir gün sonra yaşandı.
İLKİ TFI, İKİNCİSİ IAF
Yeni girişim, daha önce kurulan Transatlantic Friends of Israel’in (TFI) tekrarı değil.
Amerikan Yahudi Komitesinin öncülük ettiği TFI’nin Kıbrıs ayağı 30 Eylül’de kurulmuştu. Başkanlığını DİKO lideri Nikolas Papadopoulos’un üstlendiği bu yapı, İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti ve ABD arasındaki ilişkilerin parlamentolar üzerinden güçlendirilmesini amaçlıyor. Kuruluş açıklamasında enerji, teknoloji, turizm ve savunma işbirliği öne çıkarılmıştı.
14 Ekim’de oluşturulan IAF grubu ise farklı bir uluslararası ağa bağlanıyor. Reinstein’ın verdiği bilgilere göre Kıbrıs’taki grup, yaklaşık 1.700 parlamenterin bulunduğu ağın 68’inci ülke yapılanması. Reinstein, girişimi Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, İsrail ve ABD arasındaki işbirliğini güçlendirecek stratejik bir tercih olarak sundu.
“ORTAK RAKİP” İFADESİ VAKIF BAŞKANINDAN
Hristodulidis ile Cumhurbaşkanlığında yapılan görüşmenin ardından Reinstein, birçok kişinin ilişkileri Türkiye ve Müslüman Kardeşler’in ortak rakip olarak görülmesi üzerinden değerlendirdiğini söyledi.
Bununla birlikte işbirliğinin yalnızca bu yaklaşımdan ibaret olmadığını belirten Reinstein, ekonomik ilişkileri, denizaltı fiber optik kablolarını ve ortak projeleri de vurguladı. Türkiye’ye ilişkin ifade Hristodulidis’in değil, IAF başkanının açıklamasında yer aldı.
RIK’in aktardığına göre Hristodulidis ise görüşmede parlamenter diplomasinin önemini ve iki ülke arasındaki işbirliğinin bütün alanlarda geliştirilmesi hedefini öne çıkardı.
ALTI MİLLETVEKİLİ, ÇOĞUNLUĞU OLUŞTURAN ÜÇ PARTİ
Yeni grubun başkanlığını DİKO milletvekili Hrisis Pantelidis üstleniyor. DİSİ, DİKO ve ELAM grupta ikişer milletvekiliyle temsil ediliyor. Kuruluş törenine ABD ve İsrail büyükelçilerinin yanı sıra Savunma Bakanı Vasilis Palmas ve eski Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis de katıldı.
Üç partinin Mecliste toplam 33 sandalyesi bulunuyor. Bu sayı, 56 sandalyelik parlamentoda çoğunluğa karşılık geliyor. Ancak yeni gruba katılan altı milletvekili ile üç partinin toplam sandalye sayısı aynı şey değil; bütün milletvekillerinin her konuda ortak oy kullanacağı yönünde açıklanmış bir taahhüt bulunmuyor.
Phileleftheros’un dikkat çektiği başka bir ayrıntı da DİSİ’nin Cumhurbaşkanlığındaki sabah görüşmesine katılmaması. Buna rağmen parti yeni grupta yer alıyor ve Meclisteki kuruluş etkinliğinde temsil edildi. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığındaki fotoğrafta bulunmaması, girişimden çekildiği anlamına gelmiyor.
ATİNA VE LEFKOŞA İÇİN ARDIŞIK AÇILIŞ
Reinstein, Yunanistan’daki parlamenter grubun 13 Ekim’de, Kıbrıs’takinin ise ertesi gün kurulmasının bilinçli bir tercih olduğunu açıkladı. Bu sıralamanın İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve ABD arasındaki ortaklığı görünür kılmayı amaçladığını söyledi.
KIBRIS SORUNUYLA BAĞLANTI: ULUSLARARASI HUKUKTA TUTARLILIK
Bu yapılanmalara yönelik itirazların merkezinde ise Kıbrıs’ın kendi çözüm tezleri bulunuyor.
Yorgos Lukaidis, 14 Ekim’de Dialogos’ta yayımlanan ve özellikle TFI’yi eleştiren yazısında, Kıbrıs’ın Türkiye’nin adadaki varlığına karşı uluslararası hukuk ve BM kararlarına dayanırken İsrail’e yönelik uluslararası denetimi zayıflatmayı amaçlayan bir ağa katılmasının çelişki yarattığını savundu.
Lukaidis, işgal, yerleşim ve yerinden edilme gibi meselelerin hangi devlet tarafından gerçekleştirildiğine göre değil, aynı hukuk ilkeleriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Uluslararası hukukun aşındırılmasının Kıbrıs’ın yeniden birleşme mücadelesinin temelini de zayıflatacağı görüşünü dile getirdi.
BARIŞ TEMASLARI AYRI BİR TAKVİMDE İLERLİYOR
BM’nin açıkladığı mevcut takvimde iki liderin 17 Ekim’de Pile’deki festivale katılması, Kültürel Miras ve Gençlik teknik komiteleri ile Sivil Toplum Danışma Organının yönlendirme komitesi toplantılarında birlikte bulunması ve gelecek hafta yeniden görüşmesi yer alıyor.
Bir tarafta toplumlar arası güveni geliştirmeye yönelik temaslar, diğer tarafta Türkiye’yi ortak rakip olarak tanımlayan söylemin eşlik ettiği bölgesel ortaklıklar. İkinci parlamenter ağın kurulması somut bir gelişme, bunun Kıbrıs müzakerelerine nasıl yansıyacağı ise henüz ortaya çıkmış değil.
Diyalog sürerken “ortak rakip Türkiye” mesajı: Güneyde İsrail için ikinci ağ