Lefkoşa 31°USD47,91EUR55,64GBP65,02GRAM ALTIN6.770,77 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

‘Devlet’ arazisinde insanlık dramı

Türkmenköy’de devlete ait tarımsal gelişme alanına izinsiz inşa edilen tek göz barakada, 6 işçinin temel hijyen ve insanlık dışı koşullarda barındırıldığı ortaya çıktı.

5 dakika okumaHaber: https://www.yeniduzen.com/recep-dal-214y.htm
Paylaş
‘Devlet’ arazisinde insanlık dramı

Türkmenköy’de devlete ait tarlanın üzerine kaçak yapı kuruldu, 6 yabancı işçi bu derme çatma barakada insanlık dışı koşullara mahkûm edildi;

barınma koşullarından devlet arazisinin kullanımına, kanalizasyon sorunundan halk sağlığı riskine kadar uzanan tablo, acı gerçeği gözler önüne serdi.

YENİDÜZEN’in yerinde yaptığı inceleme ve çektiği fotoğraflar neticesinde, işçilerin tek göz bir odada, temel hijyen koşullarından yoksun şekilde yaşadığı, yapının hemen yanındaki tuvalet ve banyodan taşan lağım suyunun çevreye yayıldığı ortaya çıktı. Atık suların yakınında bulunan kuyudan su temin edildiği öğrenilirken, lağım suyunun kuyuya sızma ihtimali ciddi bir halk sağlığı riski oluşturuyor.

Skandalın bir diğer boyutunu ise yapının bulunduğu arazinin statüsü oluşturuyor. YENİDÜZEN’in Şehir Planlama Dairesi’nden edindiği bilgilere göre söz konusu tarla “KKTC” devletine ait ve imar planında “tarımsal gelişme alanı” içerisinde bulunuyor. Tarımsal kullanım amacı taşıması gereken alana, işçilerin barınması amacıyla izinsiz bir yapı inşa edildiği belirtiliyor.

Üstelik bölgede yaşayan yurttaşların durumu ilgili kurumlara bildirdi, konuya ilişkin bugüne kadar etkili bir adım atılmaması bir yana herkesin bildiği insanlık dramı gizlenmeye çalışıldı.

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek ise konuya ilişkin birbirinden farklı iki açıklama yaparak adeta “gizleme oyunu” oynadı.

YENİDÜZEN’in ulaştığı Bebek, ilk açıklamasında belediyeye ihbar geldiğini ve Mağusa Kaymakamlığı’ndan bilgi beklediklerini söylerken, sonraki açıklamasında arazinin devlet malı olmadığını, şahıs tapulu olduğunu ve yapıda kimsenin yaşamadığını savundu. Bu ifadeler, YENİDÜZEN’in yerinde yaptığı inceleme ve resmi kurumlardan elde ettiği bilgilerle açıkça çelişiyor.

Taşeron firma sahiplerinden Hasan Külahlılar ise işçileri bölgede kiralık ev bulunmadığı için söz konusu yapıda barındırdıklarını kabul ederken, durumun geçici olduğunu öne sürdü. Yapının kaçak olduğu yönündeki soruya, “Her yerde böyle şeyler var” sözleriyle cevap veren Külahlılar, arazinin devlete ait olduğunu kabul etti; çalışanları için yeni ve izinli bir ev yapma hazırlığında olduklarını iddia etti.

bb835308-dd3d-4fae-a53c-d82dddd1b1d3.jpg

6 işçi tek göz odada barınıyor

Türkmenköy’deki bir tarlada motor evinin üzerine kaçak olarak inşa edilen derme çatma yapıda, insani olmayan koşullarda 6 yabancı uyruklu işçinin kaldığı ortaya çıktı.

YENİDÜZEN’in gelen ihbar üzerine yerinde yaptığı incelemede, baraka niteliğindeki tek göz odada yaşayan işçilerin asgari hijyen koşullarından dahi yoksun olduğu görüldü.

e8d7fda5-a7c7-400d-8a51-e91542f38fed.jpg

Yapının hemen yanında bulunan derme çatma tuvalet ve banyodan çıkan lağım suyunun çevreye taştığı, atık suların yayıldığı noktanın yakınında ise bir su kuyusunun bulunduğu belirlendi. Lağım suyunun kuyuya sızma ihtimali ciddi bir halk sağlığı riski yaratırken, işçilerin söz konusu kuyudan su çekerek yemek yapmak, banyo yapmak ve günlük ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldığı öğrenildi.

Başka bir ifadeyle, insanların barındırıldığı yapının hemen yanında kanalizasyon sorunu bulunuyor; bu atık suyun sızabileceği bir kuyudan ise işçiler günlük yaşamları için su temin ediyor. Ortaya çıkan tablo, çalışanların sağlığını doğrudan hiçe sayan ciddi bir ihmal görüntüsü oluşturuyor.

foto-046.jpg

Devlet arazisine kaçak yapı

Üstelik skandal yalnızca barınma koşullarıyla sınırlı değil.

YENİDÜZEN’in Şehir Planlama Dairesi’nden elde ettiği bilgilere göre, söz konusu tarla ‘KKTC’ devletine ait. 1975’ten sonra terk edilen tarla statüsündeki taşınmazın devlete ait olduğu, Anayasa’nın 159. maddesi kapsamında güvence altına alınıyor.

Bahse konu taşınmaz, imar planında ise “tarımsal gelişme alanı” içerisinde bulunuyor. Bu alanlarda yapılacak yapıların tarımsal nitelikte olması gerekiyor. Konut veya konaklama amacı taşıyan yapıların ise bu alanda inşa edilmesine izin verilmiyor.

Dolayısıyla işçilerin konaklaması amacıyla kullanılan sözde yapı, yalnızca kaçak olması yönüyle değil, bulunduğu alanın imar planındaki kullanım amacı bakımından da ciddi bir hukuki sorun taşıyor.

Edinilen bilgilere göre geçmiş yıllarda söz konusu tarlaya su kuyusu yapılması için izin verildi. Ancak kuyunun üzerine sonradan inşa edilen yapı için herhangi bir izin alınmadı.

Bölgede yaşayan duyarlı yurttaşların durumu ilgili kurumlara ihbar ettiği de belirtilirken, buna rağmen bugüne kadar etkili bir adım atılmaması ayrıca soru işareti yaratıyor.

1766394917790582958827-2251972028615057-3437206839320966113-n.jpg

Belediye Başkanı önce “cevap bekliyoruz” dedi, sonra inkâr etti

Skandalın bir başka boyutunu ise Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek’in konuya ilişkin açıklamaları oluşturuyor.

YENİDÜZEN’e ilk açıklamasında Bebek, konuyla ilgili belediyeye ihbar geldiğini, gerekli bilgilerin alınması amacıyla Mağusa Kaymakamlığı ile iletişime geçtiklerini ve kaymakamlıktan cevap beklediklerini söyledi.

Ancak Bebek, daha sonra yaptığı ikinci açıklamada bambaşka bir tablo çizerek ağız değiştirdi.

Bebek, “Konuyu araştırdık. Bu tarla devlete ait değil. Şahsın tapulu malı. Üstelik içinde de işçi kalmıyor, biri yaşamıyor” ifadelerini kullandı.

Bebek’in ikinci açıklamasında ilk açıklamasından farklı bir tutum sergilemesi dikkat çekerken, YENİDÜZEN’in yerinde yaptığı inceleme ve elde ettiği resmi bilgilerle ortaya koyduğu bulguların aksini savunması da skandalı derinleştirdi.

Özellikle taşınmazın devlet mülkiyetinde olduğuna ilişkin Şehir Planlama Dairesi’nden elde edilen bilgiler ile belediye başkanının “şahsın tapulu malı” yönündeki açıklaması arasındaki çelişkinin nasıl açıklanacağı ise belirsizliğini koruyor.

Bebek’in ‘orada insan yaşamıyor’ şeklindeki açıklamasıyla yapmaya çalıştığı ‘gerçek gizleme oyununun’ ardında yatan sebep ise merak ediliyor.

foto-2-203.jpg

Taşeron firma sahibinden “her yerde aynı” savunması

Öte yandan YENİDÜZEN, ilgili taşeron firmanın sahiplerinden Hasan Külahlılar’a ulaştı, bazı sorular yöneltti.

YENİDÜZEN’e konuşan Külahlılar, çalışanlarını bölgede kiralık ev bulunmaması nedeniyle söz konusu yapıda barındırmak zorunda kaldığını öne sürdü. Durumun geçici olduğunu belirten Külahlılar, “İlk bulduğum boş eve çalışanlarımızı yerleştireceğim” ifadelerini kullandı.

Külahlılar, çalışanlarının kaldığı yapıda elektrik, internet ve mutfak bulunduğunu ifade ederek, bunun yalnızca kendi çalışanlarına özgü bir durum olmadığını savundu; “Genel olarak her yerde aynıdır. Birçok mandırada insanlar kaçak evlerde kalıyor” diye konuştu.

Çalışanlarının yasal statüde olduğunu da belirten Külahlılar, “İşçilerimin sigorta ve çalışma izinleri de mevcut. Hepsi yasal statüde” dedi.

Külahlılar, yapının kaçak olduğu yönündeki değerlendirmeye de tepki göstererek, “Yapının kaçak olduğunu kim söyledi? Her yerde böyle şeyler var. Herkes bahçe evi yapıyor, üstüne teras çıkıyor. Bunda ne gibi bir yanlışlık var? Küçücük bir alan için neden böyle yapılıyor?” açıklamasında bulundu.

Söz konusu arazinin devlete ait olduğunu kabul eden Külahlılar, “Tarlanın devlete ait olduğu doğrudur. Fakat çevresindeki tarlalar hep bize ait. Her şeyimiz resmidir. Resmi olmayan bir yapıya nasıl elektrik çeksinler ki?” ifadelerini kullandı.

Külahlılar, “Evin altındaki motor evi resmidir. Üstüne yapılan ev için de ekstra bir izin almadık fakat her yerde böyle durumlar var. Biz kendimiz bile yaz aylarında orada kaldığımız oldu” diye konuştu. Yapıyla ilgili şikayetlerin kendisine yönelik olduğunu da savunan Külahlılar, “Şikayet edenler benim üstüme oynuyorlar” dedi.

Çalışanları için yeni bir ev inşa etme hazırlığında olduklarını da öne süren Külahlılar, “Sırf çalışanlarıma ev yapmak için arsa aldım. Planına kadar her şeyi çıkarttım. Gerekli izinler için de bakanlıktan dönüş bekliyorum. 3+1 ev inşa edeceğiz” açıklamasında bulundu

Külahlılar, sürecin zaman ve maddi kaynak gerektirdiğini, o yüzden evin inşasına henüz başlanmadığını fakat en kısa zamanda gerekenin yapılacağını da sözlerine ekledi.

-Fotoğraflar: Burçin Aybars

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler