Grup tarafından hazırlanan, “Kendimiz nasıl baş edebiliriz ve birbirimizi nasıl destekleyebiliriz?” başlıklı broşürde, olayın toplum üzerindeki olası etkileri, haber ve sosyal medya kullanımı, çocukların ve yaşlıların korunması ile toplumsal dayanışmanın önemine ilişkin bilgilere yer verildi.
Deniz faciasıyla doğrudan bağlantısı bulunmayan kişilerin de haberler, görüntüler, sosyal medya paylaşımları, çevrede yapılan konuşmalar ve toplumdaki ortak keder nedeniyle etkilenebileceğini vurgulanan broşürde, bu süreçte korku, üzüntü, kaygı, öfke veya çaresizlik hissedilebileceği; uykuya dalma, dikkati toplama ve bir süre günlük yaşama odaklanma konusunda güçlük yaşanabileceği belirtildi.
“Yaşananlardan etkilenmek bir zayıflık göstergesi değildir; etkilenmemiş hissetmek de duyarsızlık anlamına gelmez”
İnsanların aynı olaydan farklı biçimlerde etkilenebileceği kaydedilen broşürde, “Yaşananlardan etkilenmek bir zayıflık göstergesi değildir; etkilenmemiş hissetmek de duyarsızlık anlamına gelmez.” denildi.
Gelişmelerin güvenilir kaynaklardan takip edilmesi ve doğruluğundan emin olunmayan bilgilerin paylaşılmaması önerilen broşürde, aynı haber ve görüntülerin tekrar tekrar izlenmesinin yaşanan sıkıntıyı artırabileceği belirtildi. Broşürde, yaralanma, ölüm veya kurtarma çalışmalarına ilişkin rahatsız edici görüntülerin de başkalarına gönderilmemesi gerektiği vurgulandı.
“Çocuklar rahatsız edici görüntülerden korunmalı”
Çocuklara yönelik yaklaşımın yaşlarına ve olay hakkında bildiklerine göre belirlenmesi gerektiğine işaret edilen broşürde, çocukların rahatsız edici görüntülerden korunması ve günlük rutinlerini mümkün olduğunca sürdürmelerinin desteklenmesi tavsiye edildi.






