DAÜ-SEN, Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda (VYK) 7 ayda yapılan "olağandışı görevden alma ve atamalarla" ilgili kamuoyunun doğru ve sağlıklı bilgi alma hakkı olduğunu belirterek, bu konudaki yetki ve sorumluluğun nasıl paylaşıldığının şeffaf şekilde açıklanmasını istedi.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) yaptığı yazılı açıklamada, hem Bakanlar Kurulu'nun öneri yapma yetkisine hem de Cumhurbaşkanı'nın görevden alma ve atama yetkisine saygı duyduğunu belirterek, yetkiyi kullananların aldığı veya almadığı kararlarla ilgili olumsuz etkilerin de sorumluluğunu alması gerektiğini kaydetti.
Genelde kamunun özelde ise bir kamu kuruluşu olarak DAÜ'nün iyi yönetilmesi, kötü yönetim durumunda ise sorumluların görünür kılınması gerektiğini kaydeden DAÜ-SEN, aksi durumda, yanlış yapanların haklı, doğru yapanların ise haksız göründüğü bir tablonun sağlıklı kamu yönetimine vurulan en büyük darbe olacağını söyledi.
-“7 ay önce tüm VYK üyeleri değişti”
DAÜ'de 7 ay önce tüm VYK üyelerinin Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun talebi, Bakanlar Kurulu'nun önerisi ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından görevden alındığını ve yerlerine yenilerinin atandığının hatırladığı DAÜ-SEN açıklamasında süreçle ilgili şu ifadelere yer verildi:
“Cumhurbaşkanı öneren de atayan da sorumludur diyerek çekincelerini ifade etti ama öneriyi hayata geçirdi. Görevden alma gerekçesi olarak Bakanlar Kurulu her ne kadar da mali başarısızlık ifadesini kullansa da pratikteki gerekçenin Eğitim Bakanı'nın isteğine karşı gelinmesi olduğunu herkes yaşayarak gözlemledi.
Şimdi 7 ay sonra VYK Başkanı Şemi Bora'nın, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun talebi ve 16 Eylül 2026 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla, uyumsuzluk gerekçe gösterilerek görevden alınması ve yerine Anıl İmre'nin atanması Cumhurbaşkanı'na önerilmiştir. Bu karardan 2 hafta sonra ise 2 Ekim 2026 tarihinde aynı Bakanlar Kurulu yeni bir öneri yaparak Anıl İmre'nin iş yoğunluğunu gerekçe göstererek Şemi Bora yerine VYK başkanı olarak Recai Ergün'ü önermiştir.”






