Kıbrıs sorununda olası yeni müzakere süreci öncesinde “siyasi eşitlik” ve “dönüşümlü başkanlık” konularındaki görüş ayrılıkları yeniden gündeme geldi.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana, Cyprus Mail gazetesine yaptığı açıklamada, kapsamlı çözüm sonrasında kurulacak yapıda Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında dönüşümlü başkanlığın, siyasi eşitliğin “vazgeçilmez bir unsuru” olduğunu söyledi.
Dana, siyasi eşitliğin, sınırlı sayıdaki belirli yetki ve ortak sorumlulukların birlikte kullanılmasını gerektiren yapının temelini oluşturduğunu belirterek, bu ilkenin pazarlık konusu yapılamayacağını savundu.
Geçmiş müzakere süreçlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının temel nedenlerinden birinin siyasi eşitliğin müzakere konusu haline getirilmesi olduğunu ileri süren Dana, özellikle 2017'de Crans-Montana'da dönemin liderleri Mustafa Akıncı ile Nikos Anastasiadis arasında yürütülen süreçte bu konunun çıkmaza yol açtığını ifade etti. BM'nin 2017 tarihli raporunda ise Crans-Montana'da yönetişim ve güç paylaşımına ilişkin kalan başlıca konular arasında dönüşümlü başkanlığın da bulunduğu, konferansın sonuna gelindiğinde federal yürütme ve etkin katılım konusunda “neredeyse tam mutabakat” sağlandığı kaydedilmişti.
“Önce ilke olarak kabul edilmeli”
Dana, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin “bu kez farklı olmalı” yaklaşımından hareketle, dönüşümlü başkanlığın yeni müzakereler başlamadan önce ilke olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Dönüşümlü başkanlığın ilke olarak kabul edilmesinin ardından görev sürelerinin uzunluğu ve uygulamanın diğer ayrıntılarının müzakere masasında ele alınabileceğini belirten Dana, bu ayrıntıların görüşmeler başladıktan sonra taraflar arasında müzakere edilebileceğini ifade etti.
Rum tarafı: Müzakere konusu olmalı
Rum Yönetimi Hükümet Sözcü Yardımcısı Yiannis Antoniou ise CyBC'ye yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliği “egemen eşitliği” de kapsayacak şekilde yorumladığını ileri sürdü ve bunun Rum tarafınca kabul edilemeyeceğini söyledi.






