Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) Eylül 2026 döneminde 500 kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği araştırmanın ikinci bölümü, Kıbrıslı Türklerin adalet ve eşitlik, kurumsal ve yönetsel işleyiş, liyakat ve kurallara uyma ile toplumsal dayanışma algılarına odaklandı. Araştırmada yasaların eşit uygulanmasından hükümetin sorun çözme kapasitesine, torpil algısından kamu kaynaklarının kullanımına kadar birçok başlıkta yüksek oranlarda memnuniyetsizlik ortaya çıktı.
CMIRS Direktörü Mine Yücel, araştırmanın sonuçlarının tek tek sorunların ötesinde daha kapsamlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. Yücel, “CMIRS Eylül 2026 verileri, tek tek sorunların toplamından daha kapsamlı bir toplumsal sorunlar yumağını ortaya koymaktadır” değerlendirmesini yaptı. Ekonomik güvensizlik ve hayat pahalılığına sağlık, altyapı, eğitim ve kamu hizmetlerindeki düşük memnuniyetin eşlik ettiğini belirten Yücel, hükümet, Meclis ve siyasi partilere yönelik düşük güven ile şeffaflık, eşitlik, liyakat ve hesap verebilirlik konularındaki memnuniyetsizliğin de aynı tablonun parçaları olduğunu kaydetti.
ADALET VE EŞİTLİK ALGISINDA GÜVEN KAYBI
Araştırmanın adalet ve eşitlik başlığında katılımcılara “Ülkede yasalar herkes için eşit uygulanmaktadır” ifadesi yöneltildi. Katılımcıların yüzde 67,2’si bu görüşe katılmadığını belirtti. CMIRS, bu sonucu toplumdaki adalet algısında ciddi bir zedelenmenin göstergesi olarak değerlendirdi.

“HÜKÜMETLER DEĞİŞSE BİLE TEMEL SORUNLAR DEĞİŞMİYOR”
Kurumsal ve yönetsel işleyiş bölümünde katılımcıların yüzde 59,4’ü “Hükümetler değişse bile temel sorunların değişmediğini düşünüyorum” görüşüne katıldı. Aynı bölümde “Ülkede işler kontrol altında değil” diyenlerin oranı da yüzde 67,2 olarak ölçüldü. Sonuçlar, memnuniyetsizliğin yalnızca belirli bir hükümete değil, sorunların çözülme biçimine ilişkin daha geniş bir güven problemine dönüştüğünü ortaya koydu.

YÜZDE 75,4 HÜKÜMETİN SORUNLARI ETKİN BİÇİMDE ÇÖZDÜĞÜ GÖRÜŞÜNE KATILMADI
Hükümetin sorun çözme kapasitesine ilişkin sonuçlarda da yüksek oranlı olumsuz değerlendirmeler ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 75,4’ü “Hükümet ülkedeki sorunları etkin bir şekilde çözebilmektedir” ifadesine katılmadı. Benzer biçimde yüzde 74’lük kesim, hükümetin vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırdığı görüşüne karşı çıktı.

HÜKÜMETİN ŞEFFAF VE HESAP VEREBİLİR OLDUĞU GÖRÜŞÜNE YÜZDE 78,2 KATILMADI
Demokratik işleyişe ilişkin sorularda katılımcıların yüzde 50,2’si “Ülkede seçimler adil ve özgür bir şekilde gerçekleştirilmektedir” görüşüne katılmadığını belirtti. “Hükümet vatandaşa karşı şeffaf ve hesap verebilirdir” ifadesine katılmayanların oranı ise yüzde 78,2’ye ulaştı.


DÜRÜSTLÜK VE BAŞARI ARASINDAKİ BAĞ DA SORGULANDI
Araştırmanın liyakat, kurallara uyma ve öngörülebilirlik bölümünde katılımcılara “Günümüzde dürüst insanların başarılı olması mümkün değildir” ifadesi yöneltildi. Bu görüşe katılanların oranı yüzde 47,49, katılmayanların oranı ise yüzde 39,28 oldu. CMIRS, bu sonucu toplumsal değerlerdeki aşınma ve insanların başarıya ulaşma yollarına ilişkin algıları açısından dikkat çekici olarak değerlendirdi.
YA]










