KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, 30 Ağustos’ta yaşanan Filo Jet gemi faciası ile 6 Aralık’ta yapılacak seçime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine faciada hayatını kaybedenleri anarak başlayan Atan, yaşananların “kaza değil, katliam” olduğunu söyledi.
YENİDÜZEN’e konuşan Atan, facianın sorumluluğunun yalnızca kaptan ve mürettebatla sınırlı olmadığını belirterek, Başbakan’ın da sorumluluğu bulunduğunu kaydetti. Ülkede büyük bir acı yaşanırken Erhan Arıklı’nın ekran karşısındaki tavrına tepki gösteren Atan, Arıklı’nın görevden alınmasında geç kalındığını ifade etti. Atan, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı kurumların “döküldüğünü” söyledi.
Seçim gündemine de değinen Atan, Yeniden Doğuş Partisi’nin (YDP) gemi faciası ve parti içerisindeki isimlerin “tehditvari” olarak nitelendirdiği açıklamalarının ardından oy kaybettiği değerlendirmesinde bulundu. Atan, UBP-DP Hükümeti döneminde denetim ve güvenlik konusunda yaşanan sorunların yurttaşın değişim talebini artırdığını ifade etti.
Atan, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) açıkladığı plan ve projeleri “gerçekçi” bulduğunu ve takdirle karşıladığını belirterek, bu projelerin hayata geçirilmesini temenni ettiğini söyledi.
Cezaevi çalışanlarının sorunlarına da değinen Atan, KTAMS ile cezaevi önünde yaptıkları basın açıklamasının ardından çalışanların taleplerine ilişkin henüz bir düzenleme yapılmadığını kaydetti, sorunların çözülmemesi halinde “şok greve gideceklerini” duyurdu.
Atan, kamuda sözleşmeli çalışanların her yıl yenilenen sözleşmelerine ilişkin uzun süredir yürüttükleri mücadelede sona gelindiğini belirtti. Sözleşmelerin beş yıla kadar uzatılmasına yönelik düzenleme yapıldığını söyleyen Atan, önergenin sonuçlanmasını beklediklerini ifade etti.
“Bu ülkede insan için ölüm bu kadar ucuz olmamalı”
KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, 30 Ağustos’ta yaşanan gemi faciasında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, kayıp kişilere bir an önce ulaşılması temennisinde bulundu.
“Bu ülkede insan için ölüm bu kadar ucuz olmamalı” diyen Atan, yaşananların kaza olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Görüyoruz ki bu kaza değil, direkt cinayettir, hatta katliamdır desek yeridir” ifadelerini kullandı.
Gemideki yolcuların “Gemi su alıyor, geri dönelim” yönündeki uyarılarına rağmen yolculuğun sürdürüldüğünü söyleyen Atan, sorumluluğun yalnızca kaptan ve mürettebatla sınırlı olmadığını ifade etti.
Atan, görevden alınan Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile Başbakan’ın da sorumluluğunun bulunduğunu dile getirerek, Arıklı’nın facianın ardından yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.
Arıklı’nın daha önce görevden alınması gerektiğini söyleyen Atan, Ulaştırma Bakanlığına bağlı kurumlarda uzun süredir sorunlar yaşandığını belirtti.
“Ulaştırma Bakanlığına bağlı tüm kurumlar; Posta Dairesi, Karayolları, Limanlar dökülüyor” diyen Atan, gemilerin sefere çıkmadan önce gerekli kontrol ve denetimlerinin yapılması gerektiğini kaydetti.
Atan, “Her şey olup bittikten sonra önlemler alınıyor. Esas olan, bu gibi olayların yaşanmaması adına gereken önlemlerin önceden alınmasıdır” dedi.
“Seçimde her şey mübahtır yaklaşımı olmamalı”
Seçim sürecindeki siyasi gelişmeleri de değerlendiren Atan, kullanılan sert siyasi dile tepki gösterdi.
UBP’nin hükümet olmanın sağladığı imkanları seçim döneminde kullanmaya çalıştığını söyleyen Atan, Sosyal Sigortalar emeklilerine yapılacağı açıklanan 40 bin TL’lik ödemeyi de değerlendirdi.
Sosyal Sigortalar emeklilerinin maaşlarının düşük olduğunu ve en düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olmaması gerektiğini daha önce de dile getirdiklerini hatırlatan Atan, “Bunu seçim yatırımı yapmak yerine bir düzenlemeyle bu paralar ödenebilirdi. Seçimde her şey mübahtır yaklaşımı olmamalı” dedi.






