Kitap yazım süreci bir ömür ve veya bir ömür törpüsü diyelim. Çünkü hep aklımda vardı. Bir de çok kitap yazma gibi bir gailem yoktu. Nedense gerek karakterim gerekse duruşum için. Böyle hep kendimi özellikle 50’li yaşlardan sonra bir kitabım olsun hem evladiyelik hem de toplumuma da armağan olsun diye yazmak lazım dedim. Aklımda şekillendirdim ama 2020’lerde artık pandemiden dolayı dünya kapandığı zaman adeta bir pandemi anısı ve armağanı gibi oldu hayatıma. Onun için pandemide özellikle ilk üç ayda 2020’nin o 10 Mart’tan sonraki kapandığı zamanlarda radyo bile olmadı en az üç ay, iyicene karar verdik. Ailemin yüreklendirmesiyle de Bülent Günkut hayata çıkmak için yola koyuldu. Bitime doğru yaşadığımız heyecanlı yıllarda 2024 yılı benim 70’inci yaşım olacaktı. Güzel hedefler koydum bu projelerimi hep sevdiğim için. Burcumdan dolayı da ikizler burcuyum bu arada, sevdiğim için de adı da bu 2024’de benim 70’inci yaşımda armağanım olsun toplumumuza da. Ve onu bir güzel 70 yıllık bir ömrün analizi olarak katıksız bir şekilde daha çok dışta kalanlar oldu ama içte olanların her biri nokta nokta doğrular ve gerçeklerdi. Yani önce hayaller ölür tümcesine inanan biri olduğum için pek hayalperest bir anı, bir biyografi bir tanıtım anlatı olmadı. Bir hayal değil gerçek bir Lârnaka öyküsü diyelim

Anıların ne kadar subjektif, özel olsa da aslında bir de toplumsal yanı vardır. Ki buna biz “toplumsal bellek” diyoruz
“toplumsal bellek” zaten benim için hayatımda bir motto oldu. Bu ömrümde bunca yıllık çok sıcak bir 3 Haziran 1954 tarihinde Lârnaka’da başlayan o deniz kasabasında o Türk kantonu Türk mahallesindeki doğan bir çocuğun bu 2024’e kadar olan yaşamıdır. Şükürler olsun iki yıl daha yaşadık (gülüyor). Şimdi 2026’lardayız ama o 70 yıllık anıda bile güneyde kalan Lârnakalı Kıbrıs Türklerinin kuzeye geçiş öykülerinden sonra devam eden 50 yıldan söz eden bir anı kitabı. Bu yüzden toplumsal bellek içinde söyleyebileceğim en güzel tümce hep yazın yazmaya da devam edin. Gücünüzle yeteneğinizle görüşlerinizle. Çünkü bu anılar bu kitaplar tolumsal belleği yarınlarda oluşturup işte antolojiye açılacaksa Kıbrıs Türklerinin yaşam öyküsü diye kalacak dizelerdir.
Bir eğitimci geçmişi olmasına rağmen Bülent Günkut ismi moda, mankenlik ajansı, güzellik yarışmaları ve radyoculuk piri olarak anılmaktadır.
Bülent Günkut’tan önce tabii ki akademik kariyer olarak liseden sonra Ege Üniversitesi’nde 1977’de mezun olan ilk Kıbrıslı Türk Endüstri Mühendisiyim. Ardından ailem çok istediği için mühendis olmuştun. Benim içimde hep sosyal veya eğitim iletişim olduğu için pekiştirmelerle derslerin denklikleriyle öğretmenlik, pedagoji formasyonu da yaparak mesleki teknik liselerinde turizm ağırlıklı öğretmenlikle kamu hizmetimi tamamladım. O 56’dan gün aldığım bir yılda erken emekli olması için 2011 yılında emekli oldum öğretmenlikten. Tabii bugün hiç emekli olmadığım için veya hiç öğreten olmayı öğretmen olmayı bırakmadım. Yeniden dünyaya gelsem öğretmen eğitmen olurdum.
Buna bağlı olarak da 1980’i baz aldım ama bakarsak çok daha öncelere varan bir ajans duruşum var Günkut ekol giderken. Onu da hem sahnede hem radyoda bir yolculukla tamlamak için yola çıktığım bir öyküdür. Ajans için 1980’i baz aldık ekol olarak, adaya bu topluma güney-kuzey mankenlik ve moda olgusunu bilimsel ve bilinçli bir şekilde getirmek için yola çıktık. 1982’de Gençlik Yarışması’nı başlattık, 1984’te Miss Kuzey Kıbrıs’ı başlattık, 1995’te Bay Kuzey Kıbrıs’ı, böyle güzelliklere kaliteli bir şekilde efsane ve marka olmak için bir duruş sergiledim. Radyo ise çok teşekkür ediyorum “piri” dedin, öyle de oldu 32 yıl ama beni de bu radyoculuğa taşıyan rahmet ve saygıyla andığımız, BRT’deki Plak Yarışı programıyla, benim lise öğrencisi olduğum yıllardaki değerli ağabeyimiz Hüseyin Kanatlı’yı çok takdir edip çok beğeniyordum radyodaki sesini duruşunu. Ve sunuculuktaki performansını. Onu da baz alarak ki o da Allah rahmet eylesin her daim benden söz ederken aramızdan ayrılana kadar hep halef-selef diye sunardık. Güzel sohbetlerimiz olurdu. İşte Günkut olmak böyle.

Bölgeselden ulusala ulusaldan uluslararası boyutlara taşıdığı güzellik yarışmalarının hikayesini kendisinden dinliyoruz.
1984 yılında cumhuriyetimizin ilanından tam bir yıl sonra ta önceden adada yaşanan o küçük mütevazı Kıbrıs Türk Güzellik Yarışmaları vardı. Ben öğrenciyken lisedeyken örneğin 1970-71’lerde başlayan ilk Kıbrıs Türk Güzellik Yarışmalarında ben daha lise mezunu bile değildim. Ama çok iyi takipçi çok ileriye dönük vizyon geliştirmekle mükelleftim ve iyice de takip ettim. Bunun doluluğuyla başlattım az önce de belirttiğim gibi ilkini Yılın Genç Kızı, Yılın Genç Erkeği olarak 1982’de. Ardından 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ettikten ve dünyaya da tanınma tanıtma yolculuğunda yanımızda olması için 1984’de direkt adı “Miss Kuzey Kıbrıs” olan ülkenin tescilli güzelliği için başladığımda o feyzle 1987 yılında ilk uluslararası daveti aldık. Tabii tanınmamış bir devlet olmamız tanınmamanın getirdiği zorluklarla ilk 1987’deki 38. Asya Pasifik Güzellik Yarışmasında ta Filipinler Hong Kong’da Kuzey Lefkoşa olarak İngiliz idaresinden, Hong Kong idaresinden bütün engellemelere rağmen bugün gibi anımsarım. Ta 1987-88’de Asya Pasifik’te biz Kuzey Lefkoşa olarak yer alırken ki 1988’de de dünya dördüncüsü olduk. Sevgili Fatoş Anıl’la, 1987’de Bengü Özdenak’la beraberdik.
Bunlarda artık adada da ulusal yarışmayı bir adım aşıp bu katıldığım davetlerden aldığım hızla onların delegeleriyle kurduğum dostluklardan dolayı da bizde de 2008-lerde çok mütevazı da olsa ilk Kuzey Kıbrıs’ı tanımak, gelmek isteyen böyle 15-17 ülkelik “Dünya Barış Güzeli” yarışmasını denedik. Sonra 2011-12’lerde bu hızlandı feyz aldı 5.6.’sına geldik o yıllar. 13-15 sene önce. Orda da Lefkoşa Belediyesi’nin de himayelerinde çok büyük bir Avrupa Güzellik Yarışması yaptık. İnanılmaz, 18-20 ülkenin de geldiği çok güzel anılar var. Çünkü uluslararasında da güzelliklerde ve veya böyle sanata dayalı spora dayalı faaliyetlerde ambargoların sökmediğini de kanıtlamak için uğraştım. Ama tüm bunlar sponsorluk işi. Davetin şeklidir biletleridir konaklamaları gibi Bülent Günkut’un misyonunda veya vizyonundaki çözüm ortaklarımın da olması lazımdır. Onların azalmalarıyla da son 10 yıldır uluslararası boyuta varamıyoruz. Ama biz mümkün olduğunca o kadar yürekli gençlerimizle kendi imkanlarıyla bile düzenlenen kaliteli yarışmalara katılıyoruz.
Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.