Can Atalay Belgeseli.
İzlerken şu soruyu sordum kendi kendime:
Bu Türkiye’ye mi?
Yani bizi kurtaracak olan bu mu?
Önce Türkiye insanının kurtulması gerekiyor çünkü.
Bu karanlıktan…
Demokrasi yitiminden…
Hukuksuzluktan…
Adalet arıyor Türkiye!
***
Sonra buraya döndü aklım.
Üstel ortaklığı “Türkiye’yle uyum” diyor sürekli.
Oysa uyumlu oldukları Türkiye değil; AKP-MHP iktidarı...
Arada çok önemli bir fark var.
Türkiye dediğiniz 85 milyon insan…
İşçisi, öğrencisi, emeklisi, gazetecisi, sanatçısı, hukukçusu…
Sokağı, meydanı, tutuklusu, itirazı, yokluğu…
Hangi derdini dert etmişler Türkiye halkının?
Sokak da seçmen de görüyor bunu şimdi.
“Türkiye’ye adanmışlık” diye sundukları siyasetin gerçekte belirli bir iktidar ortaklığına bağlılık olduğunu görüyor.
O nedenle son seçimlerde, özellikle Türkiye kökenli seçmen, "Türkiye'ye değik AKP'ye bağlılık" siyasetine dersini veriyor.
***
Girne Düşünce Derneği'nin evsahipliğinde Dome Otel’de izledik “Şerafettin Can Atalay” belgeselini; yapımcıları, yaratıcıları ve destekçileriyle birlikte.
Salonda sevgili Aslı Murat dışında avukat göremedim, yanılmıyorsam.
Doğrusu Baro’yu, çok daha fazla avukatı, hatta yargıçları da orada görmek isterdim.
Çünkü anlatılan hukuk...
Daha doğrusu hukukun başına gelenler…
***
Ne izledik?






