Lefkoşa 22°USD49,53 ₺▲EUR55,79 ₺▲GBP66,22 ₺▲GRAM ALTIN6.668,92 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Bu ganimet ülkeyi hiç sevmedik ki!

Çok kısa sürede, çok şiddetli yağış!Sellerin, su baskınlarının en önemli sebebinin bu olduğu kabul edilir!-*-*-Eğer, bu kısa sürede yağan...

4 dakika okumaHaber: Serhat İncirli
Paylaş
Bu ganimet ülkeyi hiç sevmedik ki!

Eğer, bu kısa sürede yağan yüksek miktarda suyu emecek, akışını yavaşlatacak drenaj altyapınız yoksa, Allah’a dua etmek dışında bir şansınız yok demektir!

-*-*-

Peki, çok kısa sürede, çok fazla yağış olasılığı nedir?
Uzmanlar diyor ki, özellikle içinde bulunduğumuz dönemde, bu tür yağışlara çok sık rastlayacağız!

-*-*-

Mesela uzmanlar, El Niño diye bir iklim olayından söz ediyor!

-*-*-

Neymiş bu El Niño?

-*-*-

Efendim, Pasifik Okyanusu'nun tropikal kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla bağlantılı, küresel hava ve iklim düzenlerini etkileyen doğal bir iklim olayıymış!

-*-*-

İlla ki kısa süreli ve çok miktarda yağmura mı sebep oluyormuş?

-*-*-

Hayır, bazı yerlerde tam tersi, kuraklıklara da sebep oluyormuş ama “evet” birçok bölgede, kısa süreli ama çok fazla yağışa haliyle de sellere sebep olacakmış!

-*-*-

Peki ne yapacağız?

-*-*-

Mesela KKTC’de özellikle riskli nereleri var, belirledik mi?

-*-*-

Altyapı ne durumda?
Bu altyapı, hangi yağış şiddetine göre tasarlandı?

-*-*-

Son yıllarda mesela Karşıyaka’dan Kaplıca’ya kadar olan bölgede, yani Kuzey sahilinin en yoğun yerleşimli bölgesinde drenaj sistemlerine yatırım yapıldı mı?
Yapıldıysa yeterli mi?

-*-*-

Dere yataklarında yapılaşmaya izin verildi mi?
Hala veriliyor mu?

-*-*-

Riskli bölgeler önceden tespit edildi mi?

-*-*-

Belediyeler veya devlet, bakım ve temizlik görevlerini yerine getirdi mi?

-*-*-

Uyarı yapılmasını gerektiren durumlar tespit edildi mi?

-*-*-

Mesela, filan bölgede, falanca dere içine yapılan inşaat, geçtiğimiz gün İstanbul’a felaketi yaşatana benzer bir yağış olursa ne tür bir felakete sebep olabilir?

-*-*-

Elbette yaşadığımız her su baskını doğrudan bir yönetim kusuru değildir!

-*-*-

İlla ki KKTC’nin gelmiş geçmiş hükümetlerini suçlayacak değiliz ama… 

-*-*-

Aması maması yok; öngörülebilir risklere karşı önlem alınmadığı açıktır!

-*-*-

Son üç – dört günden beri, yağmuru takip ediyorum!

-*-*-

Birkaç kez, böyle 10 – 15 dakikalık yoğun yağış izledim!
10 – 15 dakika değil de bir veya bir buçuk saat, o hızda ya da miktarda yağış olsaydı, birçok noktada “sıkıntı” yaşayacaktık diye düşünmekteyim!

-*-*-

Elbette bilim insanı değilim; bir matematik hesabı yapmadım falan ama görülen köy kılavuz istemez; yağış doğal bir olaydır; ancak yağışın felakete dönüşmesi olasılığının çok yüksek olmasında, KKTC’deki altyapı eksikliği net bir şekilde en büyük sebeptir!

-*-*-

Çok iyi biliyoruz ki; kısa sürede büyük miktarda yağmur yağdığında toprak ve drenaj sistemleri suyu yeterince hızlı tahliye edemeyecek.. 

-*-*-

Birçok riskli bölgeyi beton, asfalt ve diğer geçirimsiz yüzeylerle kapladık… 
Kısa sürede hızla artan su miktarı, toprak tarafından çekilmez ve etrafa dağılır…

-*-*-

Dere yatakları hala dolduruluyor… 

-*-*-

Kısacası, ne yazık ki çok hoyratça kullandık toprağı!

-*-*-

Bizim olanı, “Türk tapulu” diyerek yağmaladık çünkü bizim olmayana son 52 senede hiç güvenmedik!
Yürekten “bizimdir ya hu” diyemedik!

-*-*-

Bizim olmayanı da “gavurun malı anasını satayım” zihniyetiyle yine yağmaladık!

-*-*-

Ne plan yaptık ne program!
Ne alt yapı var ne üst yapı!

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti’nde de su baskını olabilir, sel gelebilir ama dikkatli araştırın; bizim yaşadığımız bazı baskınlar, Güney’de ya hiç olmuyor, ya da zararı bizdeki kadar fazla olmuyor! 

-*-*-

Bu ülkeyi sevmedik, soyduk, soymaya devam ediyoruz!

-*-*-

Tek bir şansımız veya seçeneğimiz var; dua!
Allah bizi korusun!

schengen-1.jpeg

Schengen’e doğru!

Avrupa’da şöyle bir görüş hakimdi:
“… Kıbrıs sorunu çözülmeden, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tam üye yapmak, Avrupa Birliği’ne büyük bir sorun ithal etmekti… Dolayısı ile Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, Kıbrıs sorunu çözülmeden Schengen bölgesine kesinlikle almayacağız…”

-*-*-

Bu görüşün ortadan kalktığı ileri sürülüyor…

-*-*-

Cyprus Mail gazetesine göre, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, tüm üye devletlere, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen bölgesine katılması gerektiğini söylüyor ve onaylarını talep ediyor… 

-*-*-

Schengen üyeliği 2027’de kesin!
Ancak, Avrupa Konseyi’nin bunu 2026 tamamlanmadan onaylama olasılığı yok değil!

-*-*-

Peki, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen’e katılması ne anlama geliyor?

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen Bölgesi’ne katılması demek, Avrupa Birliği üyesi olan bu ülkenin Avrupa ülkeleri arasındaki sınır kontrollerinin kaldırıldığı ortak seyahat alanına dâhil olması anlamına gelir…

-*-*-

Avrupa’da tüm havaalanları ve deniz limanlarının “iç hat limanı” kabul edilmesi gibi bir şey diyebiliriz!

-*-*-

Yani Larnaka’dan Paris’e uçacaksınız, Hatay’dan Antalya’ya uçmak gibi kabul edilecek!

-*-*-

Schengen'e katılım sonrasında, diğer Schengen ülkelerine yapılan seyahatlerde normal şartlarda iç sınır pasaport kontrolleri kaldırılacak… 

-*-*-

Larnaka’da pasaportu göstereceksiniz, uçağa bineceksiniz, Malta’da inip “Schengen kapısından” hiç pasaport göstermeden giriş yapacaksınız… Bavul bekleme de yoksa, yürüyün çıkın durumu!

-*-*-

Kısacası, Schengen, katılımcı ülkeler arasında rutin iç sınır kontrollerinin kaldırıldığı daha hızlı bir ortak bir seyahat alanıdır.

-*-*-

Peki KKTC ne olacak?
Bölünmüş Kıbrıs bu uygulamada nasıl değerlendirilecek?

-*-*-

Konuyu, bilen bir Kıbrıslı Rum arkadaş ile konuştuk… 

-*-*-

Aldığım bilgilerin özeti şöyle:

-*-*-

Çok yüksek bir olasılıkla, Schengen'e katılımla birlikte, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerde herhangi bir değişiklik olmayacak… 

-*-*-

Yani geçişlerin otomatik olarak kapanması veya mevcut geçiş kurallarının değişmesi söz konusu olmaz… 

-*-*-

Çünkü gerek Kıbrıs Cumhuriyeti gerekse Avrupa Birliği, “Yeşil Hat” dedikleri “hattı” dış sınır olarak kabul etmez… 

-*-*-

Yeşil Hat, AB hukukunda dış sınır değildir ve tüm geçişler, Kıbrıs ile AB arasındaki protokoller ya da anlaşmalar kapsamında düzenlenir… 

-*-*-

Schengen üyeliği, daha çok sayıda Avrupalı turist demektir… 

-*-*-

Bunun da ötesinde, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB ile bütünleşmesini daha da derinleştireceği kesindir… 

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşı Kıbrıslı Türkler de bu kolaylık ya da seyahat rahatlığından dibine kadar yararlanacak ancak bu gelişmenin KKTC'nin statüsünü değiştirmesini beklemek hayal ötesidir… 

-*-*-

KKTC'yi tanıma veya tanımama konusunda yeni bir hukuki pozisyon oluşturması söz konusu değildir… 

-*-*-

Bu durumda, Schengen Vizesi sahibi TC yurttaşlarının, Kıbrıs’a girişlerinde ya da gelişlerinde “Yeşil Hat” üzerindeki kara kapılarını kullanmaları da söz konusu olmayacaktır. Yani Schengen Vizesi olan bir TC vatandaşı, 
Ercan üzerinden adaya gelip, Metehan’dan Güney’e geçemeyecektir!
“En azından şimdilik!”… 
Kasım sonrası kısmet!
 

Bu yazı toplam 127 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler