A+
A-
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, hükümet ve Eğitim Bakanlığı’nın eğitim alanındaki uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı.
Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte “hukuk, liyakat ve kamu yararının tamamen rafa kaldırıldığını” belirten Gelener, yalnızca son bir haftada yaşananların hükümetin ve Eğitim Bakanlığı’nın yönetim anlayışını ortaya koyduğunu söyledi.
Gelener, Kayıt-Kabul Tüzüğü’ndeki değişiklikten geçici öğretmen görevlendirmelerine, okul temizlik hizmetlerinin taşeronlaştırılmasından devam eden inşaatlara, öğrenci taşımacılığından Atatürk Öğretmen Akademisi’ndeki atama ve görevlendirmelere kadar birçok başlıkta eleştiriler yöneltti.
“TMK’yı siyasi nüfuz sahiplerinin çocukları için kuralların esnetilebileceği bir okul haline getiremezsiniz”
Eğitimle ilgili tüzük değişikliklerinin Teknik Kurul’da görüşülmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirten Gelener, Kayıt-Kabul Tüzüğü’nün Teknik Kurul toplanmadan değiştirildiğini söyledi.
Nakil komisyonuna sınırları belli olmayan bir yetki verildiğini ileri süren Gelener, Müsteşarın yasal ve kurumsal usuller yerine hükümet ve Bakanlığın kararlarına kılıf hazırladığını ifade etti.
Gelener, “Usulsüz tüzük değişiklikleriyle Türk Maarif Koleji’ni siyasi nüfuz sahiplerinin çocukları için kuralların esnetilebileceği herhangi bir okul haline getiremezsiniz” dedi.
Türk Maarif Koleji’nin Kıbrıs Türk toplumunun tarihsel ve kamusal bir değeri olduğunu vurguladı.
“Seçim yatırımı söz konusu olunca yetkiler bulundu”
Nakiller ve kadrolu atamalar tamamlanmasının ardından ilkokullara 55 geçici öğretmen daha görevlendirildiğini belirten Gelener, bu görevlendirmelerin hangi ihtiyaca dayandığının açıklanmasını istedi.
Kamu Hizmeti Komisyonu aracılığıyla kadrolu özel eğitim ve rehber öğretmen atamak için Başbakanlıktan yetki alınamadığının Bakanlık tarafından ifade edildiğini anımsatan Gelener, seçim öncesinde geçici öğretmen görevlendirmeleri için nasıl yetki alındığını sorguladı.
Gelener, “Öğrencilerin temel ihtiyacı için bulunamayan yetkiler, seçim yatırımı ve siyasi hesaplar söz konusu olunca bulunmuştur” ifadelerini kullandı.
“Kamusal eğitimi oy pazarlığına dönüştürdüler”
Okulların temizlik hizmetlerinin taşeron şirketlere devredilmesini de tepki gösteren Gelener, binlerce çocuğun sağlığının şirketlerin insafına bırakıldığını söyledi.
Hademe eksikliği nedeniyle okulların temizlenemediğini belirten Gelener, basına yansıyan görüntülere de işaret ederek, temizlik ihalelerine katılan şirket sahibinin hademe adaylarını Başbakan’ın önünde topladığını ve işe alınmayı oy şartına bağladığını dile getirdi.
Gelener, “Kamusal eğitimi iktidarın oy pazarlığına, iş arayan insanların çaresizliğini seçim malzemesine dönüştürmüşlerdir” dedi.






