Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Özgür Gazete’nin gündeme getirdiği; okullardaki hademe hizmetlerini yürüten taşeron şirketin sahibi Ferah Şehsuvaroğlu’nun Üstel’e oy şartıyla işe alım yapacağı yönündeki açıklamalarına işaret ederek, “Sanki de devlet kendilerininmiş gibi bir de istihdam yapıyorlar. Biz nasıl bir devlette yaşıyoruz?” dedi.
Serdaroğlu, okullardaki hademe sisteminin taşeron şirketler üzerinden yürütülmesine de tepki gösterdi; “Hademelerin devlet işçisi olması gerekiyor. Bu yanlıştan derhal dönülmeli” ifadelerini kullandı
Geçmişte sendikalaştıkları için mağdur edilen 100’ü aşkın hademenin 3-4 ay maaş alamadığını ve ciddi mobbing yaşadığını belirten Serdaroğlu, “Sırf örgütlendiler diye kayıtsız çalıştırıldılar. Bu bir suçtur” diye konuştu.
Serdaroğlu, yaşananlarla ilgili açtıkları davanın yaklaşık 1,5 yıldır Yüksek İdare Mahkemesi’nde karar aşamasında beklediğini söyleyerek, “Yüce yargımızdan talebimiz, artık kararın okunması yönündedir. Çünkü geciken adalet, adalet değil” açıklamasında bulundu.
Son dönemde yaşanan taciz olayına da dikkat çeken Serdaroğlu, hademelerin yalnızca temizlik görevlisi olmadığını vurgulayarak, “Çocuklarımız yere düştüğünde onları kaldıran ve onları koruyan çalışanlardır” dedi. Serdaroğlu, mevcut sistem nedeniyle yaşanan taciz olayının da “devlet eliyle gerçekleşmiş” olduğuna dikkat çekti.
Mahkemelerdeki personel eksikliği nedeniyle de hükümeti uyaran Serdaroğlu, eksikliğin giderilmesi çağrısında bulundu. İstihdam politikasına da tepki gösteren Serdaroğlu, “İşe göre adam alınmalı, adama göre iş değil” ifadelerini kullandı.
Serdaroğlu, iki seçimin aynı anda yapılacak olmasına da karşı çıktı; “İki seçimin bir arada yapılması doğru değil” diyerek, yeterli çalışan sayısı ve teknik altyapının bulunmadığını belirtti. “Bununla ilgili bir çalışma yapılmışsa da toplumla paylaşılmalı” diyen Serdaroğlu, oy sayımlarının devlet çalışanları eliyle yapılması gerektiğini söyledi.
“Tam bir rezalet”
Hür İşçi Sendikaları (Hür-İş) Federasyonu ile Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, YENİDÜZEN’e özel açıklamalarda bulundu.
Okullardaki hademe/temizlik ihalelerine katılan Cumero adlı şirketin sahibi Ferah Şehsuvaroğlu’nun Özgür Gazete aracılığıyla basına sızan ve infiale neden olan açıklamalarını değerlendiren Serdaoğlu, sadece Başbakan Ünal Üstel’in onaylayacağı kişilerin işe alınacağı yönündeki söylemlerini ‘tam bir rezalet’ olarak niteledi.
“Keşke Ünal Üstel Başbakan olmasaydı”
Üstel’in sosyal devlet anlayışına uymayan bir davranış sergilediğine vurgu yapan Serdaroğlu, “Çocuklarımızın yetiştiği bir kamu okuluna hademeleri toplayıp bu organizasyonun yapılması ve Başbakan Ünal Üstel’in orada bulunması bizleri üzdü. Keşke bunlar hiç yaşanmasaydı, Ünal Üstel Başbakan olmasaydı” dedi.
Serdaroğlu, hükümetin bir taraftan insanlara vaatler verdiğini, diğer taraftan da sömürü düzenini desteklediğini belirterek, “Bu yönetim anlayışı beraberinde usulsüzlüğü ve yolsuzluğu getiriyor” ifadelerini kullandı.
“Zamanında Merkezi İhale Komisyonu’nda (MİK) yaşanan ve yargıya taşınan rüşvet olaylarını hepimiz biliyoruz” diyen Serdaroğlu, tüm bunların şirketlere sağlanan imtiyazdan kaynaklandığını vurguladı.
“Biz nasıl bir devlette yaşıyoruz?”
Serdaroğlu, ilgili şirketin kendilerini devletin yerine koyup istihdam yaptığını kaydederek, “Devlete yapılacak istihdamlar da kurayla belirlenecekmiş. Biz nasıl bir devlette yaşıyoruz? Ünal Üstel’in bu videodan sonra süratli şekilde istifa etmesi gerekiyordu. Eğer istifa etmezse ve seçimlere böyle giderse, toplumun hiçbir ferdi Ünal Üstel’in genel başkan olduğu bir partiye onay vermemeli” diye konuştu.
Şirket sahibinin açıklamalarında bu düzenin böyle devam edeceğini söylediğini ve Üstel’in de bunu onayladığını hatırlatan Serdaroğlu, “Bu sömürü düzeninin devamını itiyorlar. Şirket bünyesinde çalışan hademeler de bu düzenden şikayetçi. Çünkü kadınları rencide edici ve aşağılayıcı konuşmalar yapıyorlar” açıklamasında bulundu.
Serdaroğlu, “Bu şirketle hükümet arasındaki ilişki nedir? Neden bu şirketi kolluyorlar? Ünal Üstel ve Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu bunu açıklamalı” diye sordu.
MİK Başkanı Pembe Arifoğlu’nun bu videoya ne diyeceğini merak ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Şirket sahibi insanları ihaleden sonra işe aldığını apaçık söylüyor. Yaşanan usulsüzlük ortada” ifadelerini kullandı.
“Hademelerin çalışma statüleriyle ilgili çok mücadele verdik”
Öte yandan Serdaroğlu, bir hademenin öğrenciyi taciz ettiği gerekçesiyle 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasının geçmişte yaşanan konuları yeniden gündeme taşıdığını söyledi.
Kamu-İş olarak okullarda çalıştırılan hademelerin alım şekilleri ve çalışma statüleriyle ilgili zamanında çok mücadele verdiklerini belirten Serdaroğlu, bundan 4 yıl önce mağduriyet yaşayan 100’ü aşkın hademenin sendikaya gelerek sorunlarını anlattığını ifade etti. Serdaroğlu, söz konusu hademelerin yaklaşık 3-4 aydır maaşlarını alamadıklarını ve çok ciddi mobbinglere maruz kaldıklarını anlattı.
Sendikanın o dönem hademelerin sorunlarını sahiplendiklerini belirten Serdaroğlu, amaçlarının çalışanları sendikal güvence altına almak ve Toplu İş Sözleşmesi imzalanmasını sağlamak olduğunu söyledi. Serdaroğlu, işçi alımları ve işten çıkarmaların kontrollü şekilde bir düzen içinde olması gerektiğine dikkat çektiklerini kaydetti.
“Sırf örgütlendiler diye kayıtsız çalıştırıldılar”
Sendikaya üye olan hademelerin sırf örgütlendikleri için kayıtsız şekilde çalıştırıldığını vurgulayan Serdaroğlu, “Bu bir suçtur. Bunu ilgili şirket ve Eğitim Bakanlığı el ele verip yapmış oldu” dedi. Bu insanların 3-4 ay boyunca maaş almadan çalıştırıldığını belirten Serdaroğlu, sırf haklarını aramak için sendikalı oldukları gerekçesiyle işten durdurulmaya çalışıldıklarını söyledi.
O dönem grevler yaptıklarını anlatan Serdaroğlu, şirketin grev kırıcılık yaparak okullara arka kapıdan hademe soktuğunu, Eğitim Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’nın da bunu görmezlikten geldiğine dikkat çekti.
Serdaroğlu, yaşananlar üzerine dava açtıklarını hatırlatarak, “Grevde olanların yerine işçi alınamaz, grev hakkı ihlal edilemez gerekçesiyle bunu yapmıştık” dedi. İlk etapta ara emri aldıklarını ifade eden Serdaroğlu, ardından hem devletin hem de taşeron şirketin bu çalışanların kendi çalışanları olmadığı yönünde açıklama yaptığını söyledi.
“Sanki bu insanlar gökten zembille indi” diyen Serdaroğlu, “Bu insanları işe çağıran hükümet, ardından ağız değiştirip kendilerinin çağırmadığını söylüyor” ifadelerini kullandı.






