Lefkoşa 32°USD48,49EUR56,36GBP65,48GRAM ALTIN6.898,85 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Bir yastıkta 57 yıl

Tam 57 yıldır el ele yürüyen biri emekli hemşire diğeri gazi Emirtaneoğlu çifti, mutlu evliliğin sırrını ve 1974 Mutlu Barış Harekâtı günlerinde yaşadıkları unutulmaz anıları KIBRIS’la paylaştı Uzun ve mutlu evliliğin…

4 dakika okumaHaber: Yusuf Bahadır AYDIN
Paylaş
Bir yastıkta 57 yıl

Tam 57 yıldır el ele yürüyen biri emekli hemşire diğeri gazi Emirtaneoğlu çifti, mutlu evliliğin sırrını ve 1974 Mutlu Barış Harekâtı günlerinde yaşadıkları unutulmaz anıları KIBRIS’la paylaştı

Uzun ve mutlu evliliğin sırrı… “O bana uyar, ben ona uyarım. Herhangi bir sorunumuz yok. Ben onun ailesini kendi ailem gibi görürüm, o benim ailemi kendi ailesi gibi görür. Atışsak ve birbirimize sinirlensek bile bir misafir geldiğinde eski halimize dönmeyi bilir, sakinleşerek hayatımıza devam ederiz. Birbirimize düşmanlık gütmeyiz. Kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavuruyoruz.”

Candan MERT

Bir ömür aynı yastığa baş koymak… Sevinci de zorluğu da birlikte göğüslemek… Tam 57 yıldır el ele yürüyen Sevilay- Fuat Emirtaneoğlu çifti mutlu evliliğin sırrını ve Mutlu Barış Harekâtı günlerinde yaşadıkları unutulmaz anıları KIBRIS’a anlattı.

Emekli Hemşire Sevilay Emirtaneoğlu ile Gazi Fuat Nazım Emirtaneoğlu, Kıbrıs tarihinde yaşanan zorlu günlerde hastalara şifa, memlekete huzur getirmek için ömürlerince çalışmış iki isim… KIBRIS ekibine konuşan çift, ülkeye verdikleri hizmetleri ve bugünün gençlerine vermek istedikleri mesajları samimiyetle paylaştı.

Sevilay Emirtaneoğlu: Tanıştık, 15 gün sonra evlendik

Emekli Hemşire Sevilay Emirtaneoğlu, Gazi Fuat Nazım Emirtaneoğlu ile 57 yıl önce yollarının nasıl kesiştiğini şu sözlerle anlattı:

Benim bir kız arkadaşım vardı, nişanına aracı olmuştum. Eşimin de bir erkek arkadaşı bizim beraber olmamızı istediği için bu anlamda sürekli girişimlerde bulunurdu, sonrasında beni takip etmeye başladı. Daha sonraları 1968 yılında beni istemeye geldiler. Sonra bize, ‘konuşun, anlaşırsanız 15 gün içinde evleneceksiniz’ dediler. Biz de öyle yaptık, tanışmamıştık, 15 gün sonra nikah dairesine giderek nikah törenimizi yaptık.

“Gecemizi gündüzümüze katıp çalışırdık”

Evlenmelerinin ardından adadaki buhranlı durumlardan dolayı kendisinin hemşirelik, eşinin ise vatani görevini yapmak üzere görevlerine döndüğünü aktaran Sevilay Emirtaneoğlu, görev için düğünden 1 ay sonra Erenköy’e gittiklerini kaydetti. Erenköy’de yaptığı görev esnasında pazartesi ve cumaları doktorun öğlene kadar gelerek kendilerine destek olduğunu anlatan Emirtaneoğlu, zamanın şartlarından dolayı öğleden sonra kimsenin olmadığını belirterek, “Ben yalnız başıma gecemi gündüzüme kattım. Doğum dediler, gittim. Hasta dediler, gittim. Beş dakika içerisinde iki doğum bile yaptırdığım oldu.” dedi.

“3 ay Kızılay Hastanesinde bodrumda çalıştım”

Sevilay Emirtaneoğlu, 1974 senesinde doğum yapmak üzere Lefkoşa’ya geldiğini dile getirirken, “O dönemde Lefkoşa Türk Lisesi’nin yanında Kızılay İlkyardım Hastanesi vardı. Görev arkadaşlarımız ile birlikle 3 ay bodrumda kapalı alanda çalıştık. O zamanlarda gelen yaralılarımız, gazilerimiz, şehitlerimiz hala gözümün önünde… En ağır ameliyatların olduğu bölümde çalışıyordum. Bir Rum askeri bir yanda, Türk askeri diğer yanda yatar… O günleri hiç unutamıyorum.” dedi.

“4 doktor, 400 hasta”

Sabahın 5 buçuğunda kalkar, kayıt defterine 400 hasta yazardım. Mücahitler, sivil halk gelir. Düşün ki 4 tane doktor, 400 hasta… Aralıkta tekrar Erenköy’e gittim, burada da iki sene boyunca kapalı bir alanda görevimizi yaptık. 1976’nın sonunda yeniden döndük. Bu defa da köylülerimizle beraber olmak istediğimiz için Karpaz’a gittik, Yenierenköy tarafına… Orada bize bir ev tahsis ettiler, orada oturmaya başladık. Bir buçuk sene sonra tekrar Lefkoşa’ya tayinim çıktı. Orada bize bir ev verildi, onu da maalesef İskân Bakanlığı elimizden aldı ve ‘Güle güle gidin’ dedi. Biz de buraya geldik, sığındık. Rahmetli annem burada oturuyordu, biz de 1978 yılından beri buradayız.” ifadelerini kullandı.

Fuat Emirtaneoğlu: Çocuğumu ilk kez 2 buçuk yaşında gördüm

Gazi Fuat Emirtaneoğlu ise o dönemleri anlatırken ikinci çocuğunu ilk kez 2 buçuk yaşında gördüğünü belirtirken, “Önce beş günlükken görmek istedim, eve geldiğimde sancaktar tarafından ceza kesildi. Daha sonra eve gelemedim. Çocuğumu ve eşimi görmek için otobüsün arkasına saklanarak gelmiştim.” dedi. Küçük yaşta 4-5 kez göçmen olduklarını söyleyen Emirtaneoğlu, “Önce Baf’tan Kaymaklı’ya geldik. 6 ay, bir sene gibi bir süre kaldık, sonra yeniden köyümüze gittik. 6-7 ay sonra tekrar derelerin içinden 9 çocukla, nenem, annem babamla çıktık Malya’ya gittik. Eskiden orası Malya’ydı, sonra Bağlarbaşı oldu. Orada bir sene kalmadan, yine bir çatışma çıktı. Malya düştü, bütün gece derelerden Limasol’daki Evdim köyüne gittik. Paramız yok, bir şeyimiz yok… 58’leri yaşadık, 63’leri yaşadık, döndük 74’leri yaşadık…” ifadelerini kullandı.

“Hayatımın en üzgün noktası”

Emirtaneoğlu, o dönemlerde kendisini en çok etkileyen olayı şu sözlerle anlattı:

“Erenköy’de o çatışmanın içinde komutan beni çağırdı. Bana dedi ki ‘Antalya Tepesi’ne git. Zeki Bayram ile Osman Ali küsler; onları rüyamda gördüm. Alttan gir, üstten çık onları barıştır.’ Ben, ‘Komutanım, yağmur gibi mermi yağar, nasıl gideyim?’ dedim, ama komutandır, dediğini yapmak gerekir… Yavaş yavaş gittim. Yarım saat uğraştım, ‘Nuh’ dediler, ‘peygamber’ demediler. Barışmadılar. ‘Madem barışmıyorsunuz, ben gidiyorum’ dedim. Epey de uzak yol… 50 metre gittim, sonra beni çağırdılar, ‘barışacağız, hadi gel kahve de içelim’ dediler. Zeki Bayram çağırdı, Allah rahmet eylesin… Barıştılar, kahvemizi içtik. ‘Kendinize iyi bakın, ben gidiyorum’ dedim. Havan mermisi oturttu. Zeki Bayram 5 parça oldu… Osman Ali de şehit oldu ama o kadar kötü değildi… Döndüm geldim karargâha, komutana, ‘Rüyan hakikat oldu, Allah rahmet eylesin’ dedim. Hayatımın en üzgün noktası budur. Başka bir şeye üzülmedim…”

“Mutlu evliliğin sırrı: Dürüstlük”

Uzun ve mutlu evliliğin sırrını sorduğumuz Emirtaneoğlu çiftinden Sevilay Emirtaneoğlu, günümüzdeki evliliklerin geçmiştekilere göre daha dayanıksız ve tahammülsüz olduğunu dile getirdi. İlişkilerinin bugün başlayıp yarın biten ilişkiler gibi olmadığını söyleyen Emirtaneoğlu, “O bana uyar, ben ona uyarım. Herhangi bir sorunumuz yok. Ben onun ailesini kendi ailem gibi görürüm, o benim ailemi kendi ailesi gibi görür. Atışsak ve birbirimize sinirlensek bile bir misafir geldiğinde eski halimize dönmeyi bilir, sakinleşerek hayatımıza devam ederiz. Birbirimize düşmanlık gütmeyiz. Kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavurmaya çalışıyoruz biz…” ifadelerini kullandı. Günümüzün gençlerine birbirlerine sevgi ve saygı besleyerek ilişkilerini sürdürebilecekleri tavsiyesinde bulunan Emirtaneoğlu, “Eğer sen sevgini gösterirsen, o da sana saygısını gösterecektir.” dedi.

Fuat Nazım Emirtaneoğlu ise uzun ve mutlu evliliğin sırrını şu sözlerle açıkladı:

“Hanımım gayet dürüst ve yardımseverdir. En büyük sır da uyumlu olmak ve dürüstlüktür.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler