Başkalarının başına gelen kötülüklerden sevinç duymak anlamına geliyor.
Bu kavramı ilk defa Aristotelis İÖ.4’üncü yüzyılda Nikomakhos’a Etik adlı çalışmasında kullandı.
Aristotelis, çok önem atfettiği erdemi, iki ekstrem arasındaki denge, “altın orta” olarak betimliyordu ve bu yüzden “Pan-Metron Ariston”, yani, “Mükemmel Olan Ölçülü Olandır” diyordu.
Fakat bazı erdemsiz davranışların kendi başına kötü olduğunu ve bunlar için orta yolun bulunmadığını belirterek, Herekakia’yı örnek olarak gösteriyordu.
Günümüzde pek çok dilde yer alan bu sözcük, Almancada Eski Yunancadan kelime kelimesine çevrilerek 16. yüzyıldan beri Schadenfreude olarak ifade ediliyor. “Schade” kötülük, talihsizlik anlamına geliyor, Freude ise sevinç demektir.
Schadenfreude başka dillerde de, özellikle edebiyatta Almanca yazıldığı gibi kullanılıyor. Bu yüzden, Almanca versiyonu evrenselleşmiş sayılıyor.
Türkçe, İngilizce ve Fransızcada bu sözcük tek kelime ile ifade edilmiyor. Ancak açık anlamıyla kullanılabiliyor.
Kıbrıslı Rum Fanatiklerin Herekakia’sı
Geçtiğimiz günlerde yaşanan trajik deniz faciasından sonra bazı Kıbrıslı Rumların Herekakia’ya kapılıp kötücül bir sevince boğulduklarını gördük.
Nefret duygularının akıllarını ve vicdanlarını körleştirmiş bu kişilerin sayısı çok değildi ama kullandıkları nefret söylemi insanı ürküten cinstendi.
Tam bir insanlık ayıbı!
Örneğin, facianın mağdurları için “Gebersinler” diyenler vardı. “Türk’ten Dost Olmaz”, “1974’te Bizi Öldürdüklerinde seviniyorlardı” diyenler vardı.
“İsak ile Somomos’u öldürdüklerinde kutlamalar yapıyorlardı” vs. gibi intikamcı söylemler sarf ediyorlar, kötücül sevinç yaşıyorlardı.
Kötücül Sevince Karşı Empati
Fakat, binlerce Kıbrıslı Rum bu kabul edilmez tavırlar karşısında harekete geçti ve nefret kusanları sert biçimde eleştirdi. Gemi faciasının mağdurlarına ve kurbanlarına “geçmiş olsun” ve “baş sağlığı” dileklerini sundular.
Sıradan yurttaşlar kadar, ünlü simalar da “geçmiş olsun” dileklerini esirgemediler ve insanlık dışı davranışlarından ötürü fanatik Kıbrıslı Rumları kınadılar.






