Kapsayıcı eğitimde;
Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklara, kendilerine uygun bir eğitim sistemi sunulur.
Engelli öğrencilerin kendi yaşamlarında öz güveni yüksek olması sağlanır.
Tüm çocukların gereksinimleri ve ihtiyaçları doğrultusunda eğitim düzenlenir.
Eğitimde fırsat eşitsizliğinin önüne geçilir.
Eğitimde adalet sağlanır.
Eğitime ailelerin ve toplumun katılımı için öncülük edilir.
Bizde ise durum şu; Ekim 2022 tarihinde “Özel Gereksinimli Bireylerin Eğitimi Yasası” resmi gazete yayınlanarak yürürlüğe girdi ancak üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen yasanın öngördüğü tüzükler henüz hazırlanmadığı için özel gereksinimli bireyler nitelikli eğitimden hâlâ yoksun…
Dahası KTÖS’ün geçtiğimiz hafta içinde yaptığı açıklamada 40 başarılı öğretmen adayı varken, özel eğitim merkezlerinde ihtiyaç duyulan özel eğitim öğretmen atamaları bir türlü yapılmıyor.
Özel eğitim öğretmenliği, yalnızca bir müfredatı uygulamak ya da sınıfa girip ders yapmaktan öte bir şeydir. Bu meslek; sabır, bilimsel bilgi, duygusal dayanıklılık, sürekli gözlem, bireysel planlama ve her çocuğun kendine özgü dünyasını anlayabilme çabası gerektirir.
Çünkü özel gereksinimli her bireyin öğrenme biçimi, iletişim kurma yöntemi, duygusal ihtiyaçları ve gelişim hızı farklıdır. Bir çocuk için küçük görünen bir ilerleme, başka bir çocuk için aylar süren emeğin karşılığı olabilir.
Üstelik her çaba hemen sonuç vermez. Bazen haftalarca emek verilen bir beceri kazanılamaz. Bazen öğrenilen bir becerinin farklı bir ortamda kullanılabilmesi için yeniden çalışmak gerekir. Bazen de öğretmen, bütün gayretine rağmen öğrencisinin ihtiyaç duyduğu desteği sağlayacak koşullara sahip değildir.
Bu nedenle bir özel eğitim öğretmeni eksildiğinde yalnızca bir kişi eksilmez.
Bir okulda özel eğitim öğretmeni eksikse, o okulun eğitim hakkını hayata geçirme kapasitesi de eksiktir demektir.
Bu eksiklik, özel gereksinimli bireyleri ilgilendirdiği kadar bütün toplumu da ilgilendirir. Çünkü bir çocuğun eğitim sürecine katılamadığı, ihtiyaçlarının karşılanamadığı ve potansiyelini geliştirecek fırsatlara ulaşamadığı her ortamda kapsayıcılıktan söz etmek mümkün değildir.
Bu nedenle bir okulda özel eğitim öğretmeni eksik olduğunda sorulması gereken soru, “Bu boşluğu kim dolduracak?” olmamalıdır.







