Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, törenle kapılarını açtı.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde “DAİMA” temasıyla düzenlenen festivalin açılışı, Antalya Spor Salonu’nda yapıldı.
Sunuculuğunu Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay’ın üstlendiği gecede, hayatını kaybeden sinema oyuncuları ayakta alkışlarla yad edildi. Bugün vefat eden ve “Nev” sahne adıyla tanınan şarkıcı, besteci ve söz yazarı Nevzat Doğansoy da anıldı. Hafızalarda yer edinen Yeşilçam film müziklerini Emre Kınay seslendirdi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Festival Başkanı Büşra Özdemir, açılışta yaptığı konuşmada, bu akşam 63 yıllık bir hikâyeyi hep birlikte yeniden yaşattıklarını söyledi.
Festivali tasarlarken büyük emek verdiklerini dile getiren Özdemir, “Gece gündüz çalıştık. Bu festivalin ruhunu, heyecanını ve birleştirici gücünü geleceğe taşımak için büyük kararlılıkla yol aldık. Çünkü bazı değerler vardır ki yalnızca korunmaz, aynı zamanda büyütülür, yaşatılır ve gelecek kuşaklara emanet edilir. Altın Portakal da işte böyle bir değerdir. Biz bu emanete sahip çıkmaya, onu daha da büyütmeye, Antalya’dan bütün Türkiye’ye ve dünyaya taşımaya kararlıyız.” diye konuştu.
Sinemaya duydukları sevginin ve Antalya’nın sanatla kurduğu bağın geçici olmadığını belirten Özdemir, Altın Portakal’a sahip çıkma iradelerinin de geçici olmadığını ifade etti.
Özdemir, sinemaya tutkularının daimi olduğunu vurgulayarak, “Kararlılığımız, inancımız daima. İşte bu yüzden 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’mizin sloganı DAİMA.” dedi.
Dünyanın dört bir yanından savaş haberleri aldıklarını söyleyen Özdemir, şunları ifade etti:
“Ekranlarımızda yıkılan şehirleri, evlerinden koparılan insanları, hayatını kaybeden çocukları görüyoruz. Hiçbir savaş sıradan değildir. Hiçbir çocuğun ölümü bir haber başlığından ibaret değildir. Bu anlayışla bu yıl festivalimizin programına özel bir bölüm ekledik, ‘Kökler, Işık ve Kamera.’ Savaşın gölgesinde üretmeye çalışan sinemacıların hikâyelerine odaklanan bu bölümde Lübnan, İran, Filistin ve Ukrayna’dan gelen 13 filmi göstereceğiz. Bu filmler aracılığıyla o yıkımın ortasında yaşamaya, üretmeye ve anlatmaya devam eden insanların hikâyelerine tanıklık edeceğiz. Dileğimiz çok açık, dünyanın hiçbir yerinde silahlar konuşmasın, sanat, kültür ve insanlığın ortak dili konuşsun ve sinemanın ışığı, dünyanın hiçbir coğrafyasında sönmesin.”
“AMACIMIZ BU GELENEĞE SAHİP OLMAK”
Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Derviş Zaim de ilk filmini 1996’da gösterme şansını yakaladığını ve hayatında aldığı ilk sinema ödülünün yine Antalya’da olduğunu ifade etti.
Festivalin 63’üncü yılını dolduracağını dile getiren Zaim, “Bunca uzun sene geçtikten sonra burada jüri başkanı olarak bulunuyor olmam gurur verici. Festivalimizin ileriki yıllarda gelişerek gitmesi temennimdir.” dedi.






