Lefkoşa 25°USD49,77 ₺▲EUR55,87 ₺▼GBP66,68 ₺▼GRAM ALTIN6.384,76 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Doç. Dr. Sevim Öksüz, “Artrit Farkındalık Haftası”na işaret etti: Çözüm hareketsizlik değil, doğru hareket!

DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevim Öksüz “Artrit Farkındalık Haftası”na işaret ederek, "Çözüm hareketsizlik değil, doğru hareket!" dedi.

3 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
Doç. Dr. Sevim Öksüz, “Artrit Farkındalık Haftası”na işaret etti: Çözüm hareketsizlik değil, doğru hareket!

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevim Öksüz “Artrit Farkındalık Haftası” nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Doç. Dr. Öksüz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Artrit, eklemlerde kronik ağrı, şişlik, hassasiyet ve hareket kısıtlılığına neden olabilen çeşitli hastalıkları kapsayan genel bir terimdir. Yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayan artrit, her yaş grubunda görülebilir ve bireylerin hareket kabiliyetini, günlük yaşam aktivitelerini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Osteoartrit (eklem kireçlenmesi), romatoid artrit, psöriyatik artrit, gut ve ankilozan spondilit, bu hastalıklar arasında yer alır.

Artritte ağrı ve hareket kısıtlılığı, yalnızca fiziksel sağlığı değil; uyku düzenini, çalışma hayatını, sosyal ilişkileri ve psikolojik iyilik hâlini de etkileyebilir. Ağrı nedeniyle hareket etmekten kaçınmak, zamanla kas kuvvetinin ve fiziksel dayanıklılığın azalmasına, eklem hareketliliğinin kısıtlanmasına ve günlük yaşam aktivitelerinin zorlaşmasına yol açabilir. Böylece hareketsizlik, mevcut işlevsel sorunları artırarak bireyin bağımsızlığını da olumsuz etkileyebilir.

Unutulmamalıdır ki artritle yaşamak, hareketten vazgeçmek anlamına gelmez. Erken tanı, uygun tıbbi tedavi ve kişiye özel fizyoterapi uygulamaları, eklem fonksiyonlarının korunmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlar. Hastalığın özelliklerine uygun olarak planlanan fiziksel aktiviteler, hareketliliğin ve kas kuvvetinin korunmasına yardımcı olarak bireyin daha aktif ve bağımsız bir yaşam sürdürmesini destekler.

Artritle ilgili yaygın yanlış inanışlardan biri, hareket etmenin ağrıyı mutlaka artıracağı, ağrıdaki artışın eklemlere zarar verildiğini gösterdiği ve eklemleri korumak için hareketsiz kalmak gerektiğidir. Oysa hastalığın özelliklerine uygun olarak planlanan fiziksel aktivite; kas kuvvetinin, eklem hareketliliğinin ve fiziksel dayanıklılığın korunmasına katkı sağlar. Egzersizin uzun vadede sürdürülebilmesi için kişinin ilgi alanlarına, ihtiyaçlarına ve fiziksel kapasitesine uygun aktivitelerin seçilmesi önemlidir. Bu noktada fizyoterapistler, güvenli ve sürdürülebilir bir egzersiz programının oluşturulmasına rehberlik eder.

Fizyoterapi, artrit yönetiminin önemli bir parçasıdır. Fizyoterapistler; kişinin hareket kapasitesini geliştirmeyi, ağrı yönetimine katkı sağlamayı ve günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmayı hedefler. Bu süreçte kas kuvvetlendirme, eklem hareket açıklığı, denge ve koordinasyon egzersizleri ile postür eğitimi uygulanabilir. Yürüyüş, yüzme, su içi egzersizler ve uygun direnç egzersizleri, kişinin fiziksel kapasitesini ve genel sağlığını destekleyebilir. Ancak egzersizlerin türü ve yoğunluğu; artritin türüne, belirtilere, eklem hasarına ve kişinin fiziksel kapasitesine göre belirlenmelidir. Özellikle hastalığın alevlenme dönemlerinde egzersiz programının yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Fizyoterapinin bir diğer önemli boyutu, bireyin günlük yaşamda güvenli ve bağımsız hareket etmesini desteklemektir. Yürüme, merdiven çıkma, oturup kalkma ve kişisel bakım gibi aktiviteleri kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların yanı sıra eklemlere binen yükü azaltan hareket biçimleri de öğretilir. Günlük aktivitelerin uygun şekilde düzenlenmesi, dinlenme aralıklarının planlanması ve enerjinin verimli kullanılması, bireyin günlük yaşamını daha rahat sürdürmesine yardımcı olabilir.

Eklem sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarında yapılacak küçük değişiklikler de önemli katkılar sağlayabilir. Düzenli fiziksel aktivite yapmak, uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınmak ve sağlıklı bir vücut ağırlığını korumak bu alışkanlıkların başında gelir. Uzun süre aynı pozisyonda kalmak yerine düzenli aralıklarla pozisyon değiştirmek, günlük işler sırasında eklemlere aşırı yük bindirmekten kaçınmak ve ağır yük taşırken uygun hareket tekniklerini kullanmak eklemlerin korunmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, hekim tarafından planlanan tedavinin kişinin kendi kararıyla değiştirilmemesi veya sonlandırılmaması, artrit yönetiminin önemli bir parçasıdır.

Artritle yaşamak, hareketten ve bağımsızlıktan vazgeçmek anlamına gelmez. Amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil, bireyin hareket kabiliyetini korumak, günlük yaşama aktif katılımını desteklemek, yaşamını mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmesini sağlamak ve yaşam kalitesini artırmaktır. Doğru bilgi, uygun tedavi ve kişiye özel fizyoterapi programlarıyla hareket etmekten korkmak yerine, güvenle hareket etmeyi öğrenmek mümkündür. Unutmayın, eklemlerinizi korumanın yolu hareketsiz kalmak değil, doğru ve bilinçli hareket etmektir. Çünkü hareket, yaşamın; fizyoterapi ise bu hareketi güvenle sürdürmenin önemli bir parçasıdır."

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler