Bu ifade yalnızca bir üslup meselesi değildir. Sendikaların yeni dönemde üstlenmek istediği misyonu, siyasetle kurduğu ilişkiyi ve topluma vermek istediği mesajı da ortaya koymaktadır.
Demokratik hukuk devletlerinde, seçilmiş bir hükümetin başı hakkında ölüm tehdidi içeren ifadeler sıradan bir sendikal eleştiri olarak değerlendirilemez. Böyle bir ifadenin hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı, ilgili ülkenin ceza hukuku ve somut olayın koşulları çerçevesinde yargı tarafından değerlendirilir. Biz de bu olayda yargının meseleye nasıl yaklaşacağını ve ortaya çıkan ifadenin hukuki açıdan nasıl değerlendirileceğini dikkatle izleyeceğiz.
Öğretmenlik; çocuklarımıza bilgi, sorumluluk, demokrasi ve şiddetten uzak bir siyasal kültür kazandırma mesleğidir. Sendikacılık ise çalışanların haklarını savunmanın yanı sıra demokratik tartışma kültürünün bir parçası olmayı gerektirir.






