Avrupa'da çeşitli ülkelerde haftalardır devam eden eylemlerde özellikle "Z kuşağından" gençlerin sokağa inmesi dikkati çekti.
Fransa'da okullar için daha fazla imkan ve öğretmen talebiyle sokağa çıkan öğrencileri, Belçika, İspanya, Arnavutluk'ta akranları takip ederken, Avrupa'da birçok hükümetin ekonomi ve eğitim politikalarına karşı düzenlenen gösteriler ekim ayı boyunca devam etti.
Fransa'nın başkenti Paris'in banliyösü Creteil'de bir lisenin önünde 17 Eylül'de başlayan lise eylemleri ülke geneline yayılırken, üniversite öğrencileri ve işçi sendikaları da eylemlere destek verdi.
Lise eylemlerinde çoğu reşit olmayan yaklaşık 8 bin kişi gözaltına alındı.
Muhalefetin polisin öğrencilere sert müdahalesini eleştirdiği eylemlerde en az bir öğrenci bir gözünü, bir öğrenci dişlerini, bir öğrenci ise elini kaybetti.
Fransız öğrenciler, eğitim için ek 10 milyar avro taleplerinin hükümet tarafından yerine getirilmemesi halinde eylemleri sürdüreceklerini açıklarken, hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt fiyatlarına tepki göstermek için 17 ve 24 Ekim'de sokağa inen Sarı Yelekliler'in gösterilerine de katıldı.
Toplumun farklı kesimlerinde mevcut hükümetin eğitim politikalarının yanı sıra sosyoekonomik politikalarına karşı yükselen tepki, okul binalarının önünden kent merkezlerine yayıldı.
Fransız yerel makamlarının yüksek katılımı öngöremediği 17 Ekim eylemlerinde dükkanlar, mağazalar ve kamu binaları zarar gördü.
2 bin 500'den fazla dükkanın yağmalandığı eylemlerde 2 bin 700 kişi gözaltına alındı.
Muhalefet, bir yandan polisin müdahalesi sonucu bazı göstericilerin ağır yaralanması, diğer yandan yetersiz kolluk kuvveti sayısı nedeniyle çok sayıda iş yeri ve kamu kurumunun zarar görmesi nedeniyle hükümeti eleştirdi.
Hükümet kanadı ise yağma olaylarından etkilenen esnafa farklı yardımlar açıkladı ve ortalığı kırıp dökenlerin bunun maliyetini karşılamasının amaçlandığı yasa tasarısının Parlamentodaki görüşmelerini hızlandırmaya çalıştı.
Söz konusu tasarıyla, sosyal medya platformlarında şiddet ve yağma olaylarına çağrı yapılan içeriklerin kaldırılması da hedefleniyor.
Bu platformların eylemler kapsamında nasıl bir "rol" üstlendiği tartışılırken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 26 Ekim'de "Sosyal medya demokrasilere zarar veriyor" değerlendirmesinde bulundu.
Yaklaşık 1 ay önce lise öğrencilerinin daha iyi eğitim koşulları talebiyle indiği Fransa sokaklarındaki eylemlerin, farklı meslek gruplarının da katılımıyla gelecek haftalarda devam etmesi öngörülüyor.
İSPANYA
İspanya'da konut krizi başta olmak üzere, eğitim, tarım ve göç sorunu gibi sıkıntılar nedeniyle ülke genelinde geniş katılımlı gösteriler düzenlendi.
Ülkedeki konut sorunu ve 22 Eylül'de 87 yaşındaki Mari Carmen adlı kadının kirasını ödeyemediği için zorla evden çıkarılması başkent Madrid ve ardından tüm büyük kentlerde İspanyolları sokağa döktü.
Madrid'de 26 Eylül'de başlayan ve halen devam eden Sol Meydanı'nda çadırlarla kamp kurma eylemi Barselona, Las Palmas, Valensiya gibi kentlere de yayıldı.
Hükümetin konut krizine karşı aldığı önlemlerin mecliste onaylanmamasının ardından Başbakan Pedro Sanchez, 29 Kasım'da erken genel seçim düzenlenmesi kararı alsa da eylemler devam ediyor.
Madrid'de süresiz greve başlayan eğitim sektörü çalışanları, Barselona ve Madrid'de traktörleriyle yolları kesen çiftçiler ve Kuzey Afrika'daki Sebte'deki göç krizine karşı tepkiler de ekim ayı içinde öne çıkan gösteriler oldu.
Fransa'daki sokak şiddeti İspanya'ya da sıçradı.
Barselona'da 24 Ekim'de sosyal paylaşım sitelerindeki mesajlarla organize olan ve yüzlerini örtmeye çalışan yaklaşık 500 kişilik genç grup, kent merkezindeki dükkanları yağmaladı, kamu mallarına büyük zarar verdi.
Çıkan olaylarda 15 kişi yaralandı, 75'i reşit olmayan 128 gösterici gözaltına alındı.
Benzer bir şiddet olayı da aşırı sağcı bir sosyal medya figürüne karşı 26 Ekim'de Bilbao kentinde yaşandı.
Araçları ve çöp bidonlarını ateşe veren, dükkanları yağmalayan gruba karşı polisin müdahalesinde 19 kişi gözaltına alındı.
BELÇİKA
Belçika'da ekim ayı öğrencilerin eğitim koşullarına yönelik eylemleri ve sendikaların hükümetin bütçe politikalarına karşı gösterileriyle geçti.
Fransa'daki lise protestolarından etkilenen öğrenciler, 1 Ekim'de Liege ve çevre yerleşimlerde çeşitli okulların girişlerini kapatarak derslerin başlamasını engelledi. Öğrenciler, eğitimde personel yetersizliği ve kalabalık sınıflara çözüm bulunmasını, fırsat eşitliğinin güvence altına alınmasını ve eğitim politikalarının öğrenci ve velilerin görüşleri dikkate alınarak belirlenmesini talep etti.
Eylemler sırasında bazı okulların önünde ateş yakıldı, güvenlik güçlerine çeşitli cisimler atıldı.
Başkent Brüksel'de 9 Ekim'de düzenlenen sendika eylemlerine on binlerce kişi katıldı. Çalışanlar, öğrenciler ve kamu görevlileri, bütçe kesintilerine ve satın alma gücündeki gerilemeye tepki gösterdi.
Grev nedeniyle toplu taşıma, hava ulaşımı, okullar ve çocuk bakım hizmetlerinde aksamalar yaşandı.
Ana yürüyüş barışçıl geçerken çevredeki bazı gruplarla polis arasında çatışmalar çıktı. Güvenlik güçleri, biber gazı ve tazyikli suyla geniş çaplı müdahalelerde bulundu.
Gösteriler, 17 ve 24 Ekim'de de sürdü. Brüksel ve Liege'de bir araya gelen göstericiler, hükümetin reformlarının yanı sıra önceki eylemlerdeki polis müdahalelerini de protesto etti. Bazı gösterilerde barikatlar kuruldu, yollar kapatıldı ve polisle gerginlik yaşandı.
Sendikalar, bütçe açığını azaltmaya yönelik önlemlerin çalışanların, emeklilerin ve düşük gelirli kesimlerin üzerindeki yükü artıracağını savunarak hükümete çağrıda bulundu.
Ekim ayı boyunca ülke genelindeki gösterilerde 600'ü aşkın kişi gözaltına alındı, bir kısmı tutuklandı.
AVUSTURYA
Avusturya'da da ekim ayı okullardaki başörtüsü yasağına ve üniversitelere yönelik tasarruf planlarına karşı düzenlenen öğrenci protestolarının gölgesinde geçti.
Başkent Viyana'da 9 Ekim'de yüzlerce öğrenci, 14 yaşın altındaki kız çocuklarına yönelik başörtüsü yasağını protesto ederek, yalnızca Müslümanları kapsayan düzenlemenin kaldırılmasını istedi.
Viyana'da 22 Ekim'de ise on binlerce öğrenci, akademisyen, araştırmacı ve üniversite çalışanı, hükümetin üniversitelere yönelik tasarruf planlarına karşı yürüdü. "Kırmızı alarm-Üniversiteleri kurtaralım" sloganıyla düzenlenen gösteride katılımcılar, Viyana Teknik Üniversitesi önünden Ring Caddesi üzerinden Viyana Üniversitesine yürüdü.
Göstericiler, "Demokrasinin eğitime ihtiyacı var" ve "Kandırmaca değil, araştırma" yazılı pankartlar taşıdı. Çok sayıda Filistin bayrağının dalgalandırıldığı yürüyüşte "Yaşasın uluslararası dayanışma" sloganı atıldı.






