Lefkoşa 28°USD48,65EUR56,13GBP65,59GRAM ALTIN6.709,10 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Aktunç: Hedef Rusya ve Azerbaycan pazarı

Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, KIBRIS TV’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya’dan charter uçuşlar...

10 dakika okumaHaber: Öykü Kendir
Paylaş
Aktunç: Hedef Rusya ve Azerbaycan pazarı

Rusya’dan charter uçuşlar için düğmeye basıldı Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, Azerbaycan ve Rusya’nın KKTC turizmi için önemli hedef pazarlar olduğunu belirterek, Rusya’dan charter uçuşların başlatılması için çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konunun Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve ilgili yetkililere aktarıldığını belirten Aktunç, Türkiye’nin turizm açısından önemini koruduğunu vurguladı. Aktunç, Rusya’dan KKTC’ye doğrudan charter uçuşların başlamasının turizmde önemli bir hareketlilik yaratabileceğini ifade etti.

Güngör Çöplüğü’ne Avrupa standardında çözüm aranıyor… Serhan Aktunç, ülkenin en ciddi çevre sorunlarından biri olan Güngör Çöplüğü’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Aktunç, alanın rehabilitasyonu için Türkiye ve belediyelerle çalışmalar yürütüldüğünü, çöpten elektrik üretimi ve güneş enerjisi gibi seçeneklerin değerlendirildiğini söyledi. Projenin Avrupa standartlarında bir arıtma tesisi kurulmasını gerektirdiğini belirten Aktunç, bunun büyük bir yatırım ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Taha Can GÜRLEK

Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sunduğu Kıbrıs’ta Sabah programda ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aktunç, Filo Jet faciasından turizme, çevre sorunlarından kadına yönelik şiddete ve seçimlere kadar birçok konuda açıklamalarda bulunurken, KKTC turizminin yeni pazarlara açılması için Türkiye ile yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

Azerbaycan ve Rusya’nın önemli hedef pazarlar arasında bulunduğunu belirten Aktunç, Rusya’dan KKTC’ye charter uçuşların başlatılması konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve ilgili yetkililere bilgi verildiğini söyledi. Aktunç, Türkiye pazarının önemini koruduğunu vurgularken, Rusya’dan doğrudan charter uçuşların başlamasının KKTC turizmine önemli hareketlilik kazandırabileceğini ifade etti.

“Ailelerimizin cenazelerine ulaşmak hükümet olarak görevimiz”

Girne açıklarında meydana gelen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği gemi faciasına da değinen Aktunç, arama çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi.

Aktunç, Türk Devletleri Teşkilatı turizm bakanlıkları toplantısı için Ankara’da bulunduğu sırada, Başbakan Ünal Üstel ve ilgili bakanın da Ankara’da olduğunu belirterek, arama çalışmalarında kullanılacak yeni geminin yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini aktardı.
Yeni geminin teknik kapasitesinin önceki çalışmalarda kullanılan araçlara göre daha ileri seviyede olduğunu ifade eden Aktunç, denizin derinliklerinde daha hızlı hareket edebilecek teknolojik donanıma sahip olduğunu söyledi.

Aktunç, hedefin gemiye ulaşarak kayıp kişilerin bulunduğu değerlendirilen bölgeye erişmek olduğunu belirterek, “Benim oradaki toplantılarda aldığım izlenim, gemiye ulaşılıp gemide bir delik açılıp oradaki sıkışan naaşlara ulaşıp çıkarma konusunda hızlı bir şekilde hareket edileceği” dedi.
Geminin tamamen yüzeye çıkarılması seçeneğinin de gündemde olduğunu ancak bu yöntemin geminin kırılması ve başka zararların meydana gelmesi riski taşıdığını ifade eden Aktunç, önceliğin gemiye ulaşarak naaşların çıkarılması olduğunu kaydetti.

Aktunç, “Umarım kısa bir süre içerisinde, bir iki gün içerisinde, iki üç gün içerisinde gerekli yerlere ulaşılır ve en azından ailelerimize cenazelerini teslim ederiz” ifadelerini kullandı.

Yaşanan facianın son derece hassas olduğunu vurgulayan Aktunç, olay üzerinden siyaset ve popülizm yapılmaması gerektiğini söyledi.

“Denetimleri çoğaltmamız gerekir”

Gemi faciasının denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Aktunç, insan hayatının söz konusu olduğu alanlarda devletin hem denetim hem de caydırıcılık konusunda daha etkin olması gerektiğini söyledi.

Aktunç, “Cezalardan önce denetimin yapılması gerekir ki cezayı oluşturacak olay ortaya çıkmasın” ifadelerini kullandı.

Toplum olarak denetim konusunda bazı zaafların bulunduğunu belirten Aktunç, yaşanan facianın bundan sonraki süreçte benzer olayların önlenmesi konusunda bir ders olması gerektiğini dile getirdi.

Kadına yönelik şiddet: “Olay ortaya çıkmadan önce engellenmeli”

Aktunç, son dönemde artan kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede olay yaşandıktan sonra harekete geçmek yerine, olay gerçekleşmeden önce önleyici mekanizmaların oluşturulması gerektiğini vurgulayan Aktunç, özellikle ihbar sistemlerinin etkinleştirilmesinin önemine dikkati çekti.

Aktunç, şiddet gören kişilerin hızlı şekilde ulaşabileceği ve ihbarlarına hızlı cevap alabileceği sistemlerin kurulması gerektiğini belirterek, “Esas buradaki konu ihbardır. İhbarların da hızlı bir şekilde denetlenip sonuçlandırılması önemli” dedi.

Polis, sosyal hizmetler ve ilgili bakanlıkların bu konuda daha aktif hareket etmesi gerektiğini ifade eden Aktunç, ihbarların olay büyümeden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Aktunç, “Olay ortaya çıktıktan sonra hepimiz üzülüyoruz, hepimiz feryat ediyoruz. Ama esas olayın çıkmamasını sağlayacak ağır tedbirler alınması gerekir” diye konuştu.

Kadın cinayetlerinin sosyolojik ve psikolojik boyutunun da araştırılması gerektiğini belirten Aktunç, kısa süre içerisinde birden fazla kadın cinayetinin yaşanmasının uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğini söyledi.

Aktunç, toplumun bu noktaya gelmesinin nedenlerinin araştırılması ve gerekli eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade etti.

“2026 turizm sezonu hayal ettiğimiz gibi olmadı”

Turizm sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aktunç, 2026 yılının beklentilerin tam olarak karşılandığı bir sezon olmadığını söyledi.

Sezonu etkileyen en önemli faktörlerden birinin İran ile İsrail arasındaki savaş olduğunu belirten Aktunç, bölgedeki gelişmelerin Avrupa’dan KKTC’ye yönelik turist hareketliliğini olumsuz etkilediğini ifade etti.

Aktunç, 2025 ve 2026 rakamları karşılaştırıldığında yolcu ve turist sayısında artış bulunduğunu ancak bu artışta Türkiye’den gelen ziyaretçilerin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.

“Ada Kıbrıs” kampanyasının Türkiye pazarında önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Aktunç, Avrupa pazarında ise savaş nedeniyle bir miktar gerileme yaşandığını kaydetti.

Turizmin dünyadaki gelişmelerden son derece hızlı etkilendiğini vurgulayan Aktunç, “Turizm çok kırılgan. Televizyonlardan, sosyal medyadan, dünyadaki gelişmelerden çok çabuk etkileniyor.” dedi.

“Turizmde birinci motivasyon güvenlik”

Turistlerin seyahat tercihlerinde ilk olarak güvenliğe, ardından fiyatlara baktığını ifade eden Aktunç, bölgedeki savaşların turizm hareketlerini doğrudan etkilediğini söyledi.

Güney Kıbrıs’ta da turizmde ciddi düşüşler yaşandığını belirten Aktunç, KKTC’nin rakip destinasyonlarla rekabet edebilmesi için teşvik ve tanıtım kapasitesini artırması gerektiğini dile getirdi.

Aktunç, KKTC’nin turizm gelirleri ile tanıtım bütçesi arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, 2025 yılında turizm gelirlerinin yaklaşık 2,2 milyar euro olduğunu, turizmin tanıtılması ve desteklenmesi için ayrılan bütçenin ise yaklaşık 7-8 milyon euro seviyesinde kaldığını söyledi.

Güney Kıbrıs’ın yaklaşık 69 milyon euroluk turizm bütçesine sahip olduğunu belirten Aktunç, buna karşılık turizm gelirlerinin yaklaşık 4,5 milyar euro seviyesinde bulunduğunu ifade etti.

KKTC’nin rekabet gücünü artırması gerektiğini vurgulayan Aktunç, Avrupa’dan gelen charter uçuşlarına uçak başına yaklaşık 7 bin euro destek verildiğini, bunun koltuk başına yaklaşık 35-40 euroya denk geldiğini söyledi.

Aktunç, rakip destinasyonların daha yüksek teşvikler vermesi durumunda turistlerin tercihinin değişmesinin doğal olduğunu belirterek, “Biz artık rekabet gücümüzü bir şekilde daha yukarıya çıkarmamız gerekir.” ifadelerini kullandı.

“Turizmden yaklaşık 60 sektör para kazanıyor”

Turizmin ekonomik etkisinin yalnızca otellerle sınırlı olmadığını belirten Aktunç, sektörün çok geniş bir ekonomik çarpan etkisine sahip olduğunu söyledi.

Aktunç, “Turizmin inanılmaz bir çarpan etkisi var. Otelden, restorandan dışında marketler, taksiciler, herkes, yaklaşık 60’a yakın sektör turizmden para kazanıyor.” dedi.

Turizme verilen desteğin kamu maliyesine ve esnafın gelirlerine geri döndüğünü belirten Aktunç, otellerde tüketilen et, süt, tavuk, sebze ve meyve gibi ürünlerin de yerel üreticiye önemli katkı sağladığını ifade etti.

“Ada Kıbrıs” kampanyasıyla Türkiye’den gelen turistlerin yalnızca otellerde kalmadığını belirten Aktunç, ziyaretçilerin restoran, kafe ve tarihi mekanları da gezdiğine yönelik esnaftan olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi.

“Turizm sektörüne zarar vermemeliyiz”

Turizm sektörünün ülkenin ekonomik geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Aktunç, eleştirilerin yapılabileceğini ancak turizm sektörünün yıpratılmaması gerektiğini söyledi.

Aktunç, “Bu ülkenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığının en önemli sektörü turizm sektörüdür” dedi.

Turizm gelirlerinin artırılması halinde kamu maliyesinin güçlenmesinin mümkün olacağını belirten Aktunç, sektörün ekonomik bağımsızlık açısından kritik bir noktada bulunduğunu ifade etti.

2025-2034 Turizm Master Planı’nın hazırlandığını ve bunu “turizmin anayasası” olarak gördüklerini belirten Aktunç, “Ada Kıbrıs” markasının da bu kapsamda oluşturulduğunu söyledi.

Turizmi çeşitlendirmek için tarih, kültür, gastronomi, yürüyüş rotaları ve eko turizm gibi alanların ön plana çıkarılmasına çalışıldığını belirten Aktunç, Avrupa pazarının yanı sıra farklı pazarlara yönelmenin önemine işaret etti.

Yeni turizm pazarlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Aktunç, Azerbaycan ve Rusya’yı önemli hedef pazarlar arasında gösterdi.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’nın Avrupa’ya ulaşımında yaşanan sorunların KKTC açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirten Aktunç, bu konuda Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile ilgili yetkililere bilgi verildiğini söyledi.

Sorunun çözülmesi ve Rusya’dan charter uçuşların başlaması halinde KKTC’nin turizm açısından çok farklı bir noktaya ulaşabileceğini ifade etti.

Aktunç, Türkiye pazarının önemini koruduğunu belirterek, Avrupa’da ise Almanya, İngiltere ve Polonya’nın hedef pazarlar arasında bulunduğunu kaydetti.

“Sosyal medyayı daha etkin kullanacağız”

Turizm tanıtımında sosyal medyanın daha etkin kullanılacağını açıklayan Aktunç, İngiltere ve Almanya’dan influencerların KKTC’ye getirilmesi yönünde çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Türk Hava Yolları ve Pegasus ile bu konuda temasların bulunduğunu belirten Aktunç, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ile de iş birliği içerisinde hareket ettiklerini kaydetti.

Aktunç, sosyal medyanın daha düşük bütçelerle daha hızlı ve etkili iletişim imkanı sunduğunu belirterek, “Sosyal medyayı kullanarak daha düşük bütçelerle ama daha hızlı bir iletişim, etki iletişimi alabiliyoruz” dedi.

Türkiye’nin turizm tanıtımında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirten Aktunç, KKTC’nin de bu tecrübeden yararlandığını ifade etti.

“KKTC’nin en büyük çevre sorunu Güngör Çöplüğü”

Çevre sorunlarına da değinen Aktunç, KKTC’nin en acil çevre probleminin Güngör Çöplüğü olduğunu söyledi.

Aktunç, “Güngör Çöplüğü kesinlikle tartışmasız” ifadelerini kullanarak, Çevre Dairesinin düzenli olarak bölgeye giderek denetim yaptığını ve hazırlanan raporların İçişleri Bakanlığına iletildiğini belirtti.

Güngör Çöplüğü’nün Avrupa standartlarında bir arıtma tesisine kavuşturulması gerektiğini ifade eden Aktunç, sorumluluğun doğrudan Çevre Bakanlığında olmadığını vurguladı.

Aktunç, “Güngör Çöplüğü belediyelerin, İçişleri Bakanlığının kontrolünde. Biz sadece Çevre Dairesi olarak gidip denetliyoruz ve oradaki sıkıntıları, yapılması gerekenleri İçişleri Bakanlığına bildiriyoruz” dedi.

Bölgenin rehabilitasyonu için Türkiye Cumhuriyeti Çevre Bakanlığı ve belediyelerin de katıldığı toplantılar yapıldığını anlatan Aktunç, projenin büyük bir yatırım gerektirdiğini söyledi.

Çöpten elektrik üretimi ve güneş enerjisi gibi yöntemlerin de değerlendirildiğini belirten Aktunç, fizibilite çalışmalarındaki bazı eksiklikler nedeniyle sürecin henüz tamamlanamadığını ifade etti.

Denizlerde atık izleme sistemi

Denizlerin korunmasına yönelik çalışmalara da değinen Aktunç, kıyıdaki otellerin arıtma sistemlerinin Çevre Dairesi tarafından izlenebildiğini söyledi.

Aktunç, “Sürekli Atık İzleme Sistemi’ni kurduk ve bütün atıkların denize gidenlerinin arıtılmış bir şekilde, uygun değerlerde denize verilip verilmediğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Sistem sayesinde denizi kirletebilecek bir durum tespit edildiğinde müdahale edilebildiğini belirten Aktunç, uygulamanın çevrenin korunması açısından önemli olduğunu kaydetti.

Seçim mesajı: “Popülizm yapan değil, yaşanmışlığı olan seçilsin”

Yıl sonunda yapılması planlanan yerel ve genel seçimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktunç, seçmenin adayları değerlendirirken yalnızca söylemlere değil, geçmiş tecrübelere de bakması gerektiğini söyledi.

Siyasetin bir meslek olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aktunç, siyasetin halka dokunabilecek yasaların üretildiği bir alan olduğunu ifade etti.

Aktunç, özellikle özel sektör, işveren ve çalışanların sorunları konusunda konuşan siyasetçilerin bu alanlarda gerçekten deneyim sahibi olup olmadığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

“Artık biraz daha fazla irdelenmesi, sorgulanması gerekir. Bunu konuştu bu adam ama konuştu da bunca zamandır ne yaptı acaba?” diyen Aktunç, seçmenin siyasetçilerin geçmişine bakması gerektiğini söyledi.

Gençlerin geleceğin teminatı olduğunun yıllardır söylendiğini ancak bu konuda somut adımların da atılması gerektiğini belirten Aktunç, Turizm ve Çevre Bakanlığı bünyesinde Gençlik Üst Kurulu oluşturulduğunu söyledi.

Aktunç, gençlerin kendi gelecekleri ve politikaları konusunda karar süreçlerine dahil edilmesini “sözde değil, özde” bir yaklaşım olarak nitelendirdi.

Karma oy sisteminin kaldırılmasına ilişkin de görüşlerini paylaşan Aktunç, kendisinin geçmişte karma oyun kaldırılmasına karşı olduğunu ancak hükümetin aldığı karar sonrasında bu konuda söyleyecek fazla bir şey bulunmadığını ifade etti.

Aktunç, yeni sistemde seçmenin doğru kişileri belirlemesinin önemine dikkat çekerek, “Halkımızın artık seçerken popülizm yapana değil, yaşanmışlıklara, gerçekten bu sıkıntıları çözme bilgi ve tecrübesine sahip olanları seçip Meclis’e yollaması gerektiğine inanıyorum” dedi.

“Siyasete devam edip etmeyeceğimi zaman gösterecek”

Kendi kariyer planlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktunç, turizm eğitimi aldığını, bu alanda yüksek lisans yaptığını ve üniversitede akademisyenlik görevinde bulunduğunu belirtti.

Yaklaşık 20 yıl özel sektörde hem işveren hem çalışan olarak görev yaptığını ifade eden Aktunç, turizmin ülkenin ekonomik geleceği açısından taşıdığı öneme inandığını söyledi.

Ancak siyasete ve siyasetçilere yönelik güvenin azalmasının kendisini de zaman zaman demoralize ettiğini belirten Aktunç, müsteşar olmadan önce sahip olduğu iki iş yerini kapatmak zorunda kaldığını aktardı.

Siyasete devam edip etmeme konusunda henüz kesin bir karar vermediğini ifade eden Aktunç, “Zaman gösterecek. İlle de ülkeye hizmet etmek için siyasette olmak da gerekmez. Kendi işini doğru yaparsan güzel. Ben markalar hayata geçirdim, o da bu ülkeye yapılan bir destek, bir yatırımdır” diye konuştu.

Aktunç, kariyeriyle ilgili kararını önümüzdeki dönemde vereceğini belirterek, “Çok büyük konuşmayacağım, zamanı iyi etüt edeceğim. Ona göre bir şekilde ben de kararımı, önümüzdeki kariyerimi, karar vereceğim diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Sevgiden vazgeçmeyelim”

Programın sonunda toplumsal birlik ve dayanışma çağrısı yapan Aktunç, KKTC’nin yanı sıra dünyanın da ekonomik ve sosyal açıdan zor bir dönemden geçtiğini söyledi.

Ekonomik sorunların toplumun psikolojisini ve sosyal yaşamını da etkilediğini belirten Aktunç, bu dönemde umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini ifade etti.

Aktunç, “Bence sevgiden vazgeçmeyelim. Sevmek en önemlisi. Doğru kişileri ayırt etmeyi de bilmemiz gerekir” dedi.

Toplum olarak birbirlerine destek olmaları gerektiğini vurgulayan Aktunç, doğru işler yapan kişilerin desteklenmesinin önemine işaret ederek, “Eleştirelim ama birbirimize de sahip çıkmaktan vazgeçmeyelim” mesajını verdi.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler