Rusya’dan charter uçuşlar için düğmeye basıldı… Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, Azerbaycan ve Rusya’nın KKTC turizmi için önemli hedef pazarlar olduğunu belirterek, Rusya’dan charter uçuşların başlatılması için çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konunun Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve ilgili yetkililere aktarıldığını belirten Aktunç, Türkiye’nin turizm açısından önemini koruduğunu vurguladı. Aktunç, Rusya’dan KKTC’ye doğrudan charter uçuşların başlamasının turizmde önemli bir hareketlilik yaratabileceğini ifade etti.
Güngör Çöplüğü’ne Avrupa standardında çözüm aranıyor… Serhan Aktunç, ülkenin en ciddi çevre sorunlarından biri olan Güngör Çöplüğü’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Aktunç, alanın rehabilitasyonu için Türkiye ve belediyelerle çalışmalar yürütüldüğünü, çöpten elektrik üretimi ve güneş enerjisi gibi seçeneklerin değerlendirildiğini söyledi. Projenin Avrupa standartlarında bir arıtma tesisi kurulmasını gerektirdiğini belirten Aktunç, bunun büyük bir yatırım ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Taha Can GÜRLEK
Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sunduğu Kıbrıs’ta Sabah programda ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aktunç, Filo Jet faciasından turizme, çevre sorunlarından kadına yönelik şiddete ve seçimlere kadar birçok konuda açıklamalarda bulunurken, KKTC turizminin yeni pazarlara açılması için Türkiye ile yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi.
Azerbaycan ve Rusya’nın önemli hedef pazarlar arasında bulunduğunu belirten Aktunç, Rusya’dan KKTC’ye charter uçuşların başlatılması konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve ilgili yetkililere bilgi verildiğini söyledi. Aktunç, Türkiye pazarının önemini koruduğunu vurgularken, Rusya’dan doğrudan charter uçuşların başlamasının KKTC turizmine önemli hareketlilik kazandırabileceğini ifade etti.
“Ailelerimizin cenazelerine ulaşmak hükümet olarak görevimiz”
Girne açıklarında meydana gelen ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği gemi faciasına da değinen Aktunç, arama çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi.
Aktunç, Türk Devletleri Teşkilatı turizm bakanlıkları toplantısı için Ankara’da bulunduğu sırada, Başbakan Ünal Üstel ve ilgili bakanın da Ankara’da olduğunu belirterek, arama çalışmalarında kullanılacak yeni geminin yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini aktardı.
Yeni geminin teknik kapasitesinin önceki çalışmalarda kullanılan araçlara göre daha ileri seviyede olduğunu ifade eden Aktunç, denizin derinliklerinde daha hızlı hareket edebilecek teknolojik donanıma sahip olduğunu söyledi.
Aktunç, hedefin gemiye ulaşarak kayıp kişilerin bulunduğu değerlendirilen bölgeye erişmek olduğunu belirterek, “Benim oradaki toplantılarda aldığım izlenim, gemiye ulaşılıp gemide bir delik açılıp oradaki sıkışan naaşlara ulaşıp çıkarma konusunda hızlı bir şekilde hareket edileceği” dedi.
Geminin tamamen yüzeye çıkarılması seçeneğinin de gündemde olduğunu ancak bu yöntemin geminin kırılması ve başka zararların meydana gelmesi riski taşıdığını ifade eden Aktunç, önceliğin gemiye ulaşarak naaşların çıkarılması olduğunu kaydetti.
Aktunç, “Umarım kısa bir süre içerisinde, bir iki gün içerisinde, iki üç gün içerisinde gerekli yerlere ulaşılır ve en azından ailelerimize cenazelerini teslim ederiz” ifadelerini kullandı.
Yaşanan facianın son derece hassas olduğunu vurgulayan Aktunç, olay üzerinden siyaset ve popülizm yapılmaması gerektiğini söyledi.
“Denetimleri çoğaltmamız gerekir”
Gemi faciasının denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Aktunç, insan hayatının söz konusu olduğu alanlarda devletin hem denetim hem de caydırıcılık konusunda daha etkin olması gerektiğini söyledi.
Aktunç, “Cezalardan önce denetimin yapılması gerekir ki cezayı oluşturacak olay ortaya çıkmasın” ifadelerini kullandı.
Toplum olarak denetim konusunda bazı zaafların bulunduğunu belirten Aktunç, yaşanan facianın bundan sonraki süreçte benzer olayların önlenmesi konusunda bir ders olması gerektiğini dile getirdi.
Kadına yönelik şiddet: “Olay ortaya çıkmadan önce engellenmeli”
Aktunç, son dönemde artan kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede olay yaşandıktan sonra harekete geçmek yerine, olay gerçekleşmeden önce önleyici mekanizmaların oluşturulması gerektiğini vurgulayan Aktunç, özellikle ihbar sistemlerinin etkinleştirilmesinin önemine dikkati çekti.
Aktunç, şiddet gören kişilerin hızlı şekilde ulaşabileceği ve ihbarlarına hızlı cevap alabileceği sistemlerin kurulması gerektiğini belirterek, “Esas buradaki konu ihbardır. İhbarların da hızlı bir şekilde denetlenip sonuçlandırılması önemli” dedi.
Polis, sosyal hizmetler ve ilgili bakanlıkların bu konuda daha aktif hareket etmesi gerektiğini ifade eden Aktunç, ihbarların olay büyümeden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Aktunç, “Olay ortaya çıktıktan sonra hepimiz üzülüyoruz, hepimiz feryat ediyoruz. Ama esas olayın çıkmamasını sağlayacak ağır tedbirler alınması gerekir” diye konuştu.
Kadın cinayetlerinin sosyolojik ve psikolojik boyutunun da araştırılması gerektiğini belirten Aktunç, kısa süre içerisinde birden fazla kadın cinayetinin yaşanmasının uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğini söyledi.
Aktunç, toplumun bu noktaya gelmesinin nedenlerinin araştırılması ve gerekli eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade etti.
“2026 turizm sezonu hayal ettiğimiz gibi olmadı”
Turizm sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aktunç, 2026 yılının beklentilerin tam olarak karşılandığı bir sezon olmadığını söyledi.
Sezonu etkileyen en önemli faktörlerden birinin İran ile İsrail arasındaki savaş olduğunu belirten Aktunç, bölgedeki gelişmelerin Avrupa’dan KKTC’ye yönelik turist hareketliliğini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Aktunç, 2025 ve 2026 rakamları karşılaştırıldığında yolcu ve turist sayısında artış bulunduğunu ancak bu artışta Türkiye’den gelen ziyaretçilerin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.
“Ada Kıbrıs” kampanyasının Türkiye pazarında önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Aktunç, Avrupa pazarında ise savaş nedeniyle bir miktar gerileme yaşandığını kaydetti.
Turizmin dünyadaki gelişmelerden son derece hızlı etkilendiğini vurgulayan Aktunç, “Turizm çok kırılgan. Televizyonlardan, sosyal medyadan, dünyadaki gelişmelerden çok çabuk etkileniyor.” dedi.
“Turizmde birinci motivasyon güvenlik”
Turistlerin seyahat tercihlerinde ilk olarak güvenliğe, ardından fiyatlara baktığını ifade eden Aktunç, bölgedeki savaşların turizm hareketlerini doğrudan etkilediğini söyledi.
Güney Kıbrıs’ta da turizmde ciddi düşüşler yaşandığını belirten Aktunç, KKTC’nin rakip destinasyonlarla rekabet edebilmesi için teşvik ve tanıtım kapasitesini artırması gerektiğini dile getirdi.
Aktunç, KKTC’nin turizm gelirleri ile tanıtım bütçesi arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, 2025 yılında turizm gelirlerinin yaklaşık 2,2 milyar euro olduğunu, turizmin tanıtılması ve desteklenmesi için ayrılan bütçenin ise yaklaşık 7-8 milyon euro seviyesinde kaldığını söyledi.
Güney Kıbrıs’ın yaklaşık 69 milyon euroluk turizm bütçesine sahip olduğunu belirten Aktunç, buna karşılık turizm gelirlerinin yaklaşık 4,5 milyar euro seviyesinde bulunduğunu ifade etti.
KKTC’nin rekabet gücünü artırması gerektiğini vurgulayan Aktunç, Avrupa’dan gelen charter uçuşlarına uçak başına yaklaşık 7 bin euro destek verildiğini, bunun koltuk başına yaklaşık 35-40 euroya denk geldiğini söyledi.
Aktunç, rakip destinasyonların daha yüksek teşvikler vermesi durumunda turistlerin tercihinin değişmesinin doğal olduğunu belirterek, “Biz artık rekabet gücümüzü bir şekilde daha yukarıya çıkarmamız gerekir.” ifadelerini kullandı.
“Turizmden yaklaşık 60 sektör para kazanıyor”
Turizmin ekonomik etkisinin yalnızca otellerle sınırlı olmadığını belirten Aktunç, sektörün çok geniş bir ekonomik çarpan etkisine sahip olduğunu söyledi.
Aktunç, “Turizmin inanılmaz bir çarpan etkisi var. Otelden, restorandan dışında marketler, taksiciler, herkes, yaklaşık 60’a yakın sektör turizmden para kazanıyor.” dedi.
Turizme verilen desteğin kamu maliyesine ve esnafın gelirlerine geri döndüğünü belirten Aktunç, otellerde tüketilen et, süt, tavuk, sebze ve meyve gibi ürünlerin de yerel üreticiye önemli katkı sağladığını ifade etti.
“Ada Kıbrıs” kampanyasıyla Türkiye’den gelen turistlerin yalnızca otellerde kalmadığını belirten Aktunç, ziyaretçilerin restoran, kafe ve tarihi mekanları da gezdiğine yönelik esnaftan olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi.
“Turizm sektörüne zarar vermemeliyiz”
Turizm sektörünün ülkenin ekonomik geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Aktunç, eleştirilerin yapılabileceğini ancak turizm sektörünün yıpratılmaması gerektiğini söyledi.
Aktunç, “Bu ülkenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığının en önemli sektörü turizm sektörüdür” dedi.






