Avrupa Komisyonu, 4 Kasım 2026 Çarşamba günü yayımladığı Türkiye Raporu’nda Ankara’nın Kıbrıs sorunundaki tutumunu, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini ve Yunanistan ile ilişkilerini değerlendirdi.
Philenews’in aktardığı raporda, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığı ve diplomatik ilişkilerini normalleştirmediği vurgulandı.
Komisyon, Türkiye’ye Birleşmiş Milletler çerçevesinde adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözümü destekleme ve müzakere sürecini zorlaştırabilecek tek taraflı adımlardan kaçınma çağrısı yaptı.
“İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM BM KARARLARIYLA ÇELİŞİYOR”
Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin Kıbrıs sorununda iki devletli çözüm yaklaşımını savunmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Raporda, bu yaklaşımın ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla bağdaşmadığı belirtildi.
Komisyon, AB tarafından adada tanınan tek devletin Kıbrıs Cumhuriyeti olduğunu yineledi.
Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmesi gerektiğini belirten Komisyon, çözüm çabalarının BM çerçevesinde sürdürülmesini istedi.
MARAŞ’TAKİ ADIMLAR GERİ ALINMALI
Raporda kapalı Maraş bölgesine ilişkin ayrı bir değerlendirmeye yer verildi.
Türkiye’den Ekim 2020’den itibaren Maraş’ta atılan adımları ve Temmuz 2021’de açıklanan tek taraflı kararları geri alması istendi.
Komisyon, bu çağrısını BM Güvenlik Konseyi’nin 550 ve 789 sayılı kararlarına dayandırdı.
Maraş konusunun yeniden rapora girmesi, BM temsilcisi María Angela Holguín’in yeni müzakere zemini oluşturmak amacıyla yürüttüğü temasların devam ettiği bir döneme denk geldi.
ANAMUR–TEKNECİK DOĞAL GAZ HATTI RAPORA GİRDİ
Komisyon, Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasında planlanan denizaltı doğal gaz boru hattına da yer verdi.
Raporda, Türkiye’nin Temmuz 2026’da kuzeydeki yönetimle denizaltı doğal gaz bağlantısı konusunda iş birliği mutabakatı imzaladığı belirtildi.
Komisyon, söz konusu girişimin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin onayı alınmadan yürütüldüğünü kaydetti.
Ankara ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasında yaklaşık 101 kilometrelik doğal gaz bağlantısı kurulmasını öngören proje kapsamında deniz tabanı araştırmaları devam ediyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti ise projenin kendi egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
ASKERİ VARLIK, İHA UÇUŞLARI VE TATBİKATLAR
Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki askerî varlığını güçlendirmesi de Avrupa Komisyonu’nun eleştirileri arasında yer aldı.
Raporda Türk insansız hava araçlarının faaliyetleri ve Kıbrıs çevresindeki deniz alanlarında gerçekleştirilen askerî tatbikatlara dikkat çekildi.
Komisyon, bölgede gerilimi artırabilecek tek taraflı faaliyetlerden kaçınılması çağrısını yineledi.
Ayrıca İran kaynaklı füze tehdidine karşı Yunanistan’ın Kerpe Adası’na Patriot hava savunma sistemi konuşlandırmasına Türkiye’nin gösterdiği tepki ve Ağrotur İngiliz Üssü’ne yönelik insansız hava aracı saldırısının ardından Yunan F-16’larının Kıbrıs’a gönderilmesinin yarattığı gerilim de raporda ele alındı.
ELEKTRİK BAĞLANTISININ ENGELLENDİĞİ ELEŞTİRİSİ
Komisyon, Yunanistan ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantısına ilişkin Türkiye’nin tutumunu da değerlendirdi.
AB’nin Ortak Çıkar Projesi statüsündeki denizaltı elektrik bağlantısının araştırma çalışmalarının Türkiye tarafından engellenmeye devam edildiği belirtildi.
Ankara’nın faaliyetlerinin, bölgesel enerji iş birliğini olumsuz etkileyen sorunlardan biri olduğu ifade edildi.
Rapordaki bu değerlendirme, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis’in 3 Kasım’da projenin hayata geçirilmesinin güvence altına alındığını ve olası engellemelere karşı müdahalede bulunulacağını açıklamasının ardından geldi.
EGE’DE 12 MİL VE TÜRKİYE–LİBYA MUTABAKATI
Avrupa Komisyonu, Yunanistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerde 2023’ten bu yana genel bir iyileşme yaşandığını ancak Ege’deki anlaşmazlıkların devam ettiğini belirtti.
Türk savaş uçaklarının Yunan adaları üzerindeki uçuşlarının yeniden başladığı, hava sahası ve karasularına ilişkin ihlal olaylarında belirgin artış yaşandığı kaydedildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1995 yılında Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 deniz miline genişletmesi halinde savaş nedeni sayılabileceğine ilişkin kararının da ilişkiler üzerinde olumsuz etkisini sürdürdüğü ifade edildi.
Komisyon, 2019 tarihli Türkiye–Libya deniz yetki alanları mutabakatına ilişkin AB tutumunu da yineledi.
Mutabakatın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiği, deniz hukukuyla bağdaşmadığı ve üçüncü ülkeler bakımından hukuki sonuç doğuramayacağı savunuldu.
AB: TÜRKİYE İYİ KOMŞULUK İLİŞKİLERİNE BAĞLI KALMALI
Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye uluslararası hukuk ilkelerine, iyi komşuluk ilişkilerine ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesine açık biçimde bağlı kalma çağrısında bulundu.
Gerektiğinde uyuşmazlıkların Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na taşınabileceği belirtildi.
Türkiye’nin AB üyesi ülkelerin egemenliğine ve egemenlik haklarına saygı göstermesi, tehditlerden ve ilişkileri zedeleyen faaliyetlerden kaçınması istendi.
AB’den Türkiye’ye Kıbrıs uyarısı: İki devletli çözüm, Maraş ve doğal gaz hattı raporda