Avrupa Birliği’nin AB Bilgi Merkezi aracılığıyla desteklediği dostluk etkinliğinde, BTM amatör futbol liginden Yenikent Perçinci Futbol Kulübü ile Rum toplumunun POEL amatör futbol liginden APOLLON Geriou’nun futbolcuları, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Lefkoşa’daki Latsia Stadı’nda buluştu.
Etkinliğe ilişkin açıklamaya göre oyuncular, kendi kulüpleri adına karşılaşmak yerine iki karma takım oluşturdu. Maçın ardından kulüp üyeleri, taraftarlar, futbolcular ve aileleri bir araya geldi.
Organizasyon, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum toplumları arasında güveni, takım çalışmasını, karşılıklı saygıyı ve uzlaşıyı geliştirmeyi amaçlayan bir girişim olarak sunuldu.
Ancak açıklanan büyük hedeflerin karşısında, bu buluşmanın hangi kalıcı iş birliğine dönüşeceği sorusu yanıtsız kaldı.
BARCELONA KRİZİNDE NEREDEYDİNİZ?
Barcelona’nın Kuzey Kıbrıs’ta düzenlemeyi planladığı futbol kampına yönelik Rum tarafının itirazları ve ardından yaşanan erteleme, sporun siyasi gerilimlerden ne kadar kolay etkilendiğini bir kez daha gündeme getirmişti.
KOP Başkanı Haris Loizidis’in kampın düzenlenmesine karşı girişimleri kamuoyuna yansırken, tartışmanın merkezinde çocukların bir futbol organizasyonuna katılabilmesi vardı.
Bugün futbolun toplumları yakınlaştırdığını anlatan AB Bilgi Merkezi’ne sorulması gereken soru tam da budur: Barcelona krizi yaşanırken neredeydiniz?
Çocukların futbol üzerinden uluslararası bir buluşmaya katılabilmesi için hangi girişimde bulundunuz? Şimdi vurguladığınız güven, karşılıklı saygı ve uzlaşı ilkelerini o süreçte nasıl savundunuz?
AB Bilgi Merkezi’nin Barcelona gerilimi sırasında yürüttüğü bir çalışma varsa, bunu somut biçimde açıklaması gerekir. Sporun birleştirici gücüne ilişkin söylemin inandırıcılığı, gerilim yaşandığında ortaya konulan tutumla ölçülür.
AB’YE BAŞARI HİKÂYESİ Mİ SUNULUYOR?
Etkinlik, Avrupa Birliği’nin desteklediği çalışmaların niteliği açısından da sorgulanmalıdır.
İki amatör kulübün sosyal buluşmasını kapsamlı bir güven girişimi olarak sunmak, faaliyetin etkisi hakkında yanıltıcı bir başarı algısı yaratabilir. AB Bilgi Merkezi’nin yaklaşımı, sorunların ağırlığını geri plana iterek “iş yapılıyor” izlenimini öne çıkarma eleştirisine açıktır.
AB açısından da yanlış yönlendirme riski burada ortaya çıkıyor: Gerçekleştirilen etkinlik ile elde edilen sonuç aynı şey değildir. Bir maç düzenlemek, toplumlar arasında kalıcı güven oluşturulduğunu göstermeye yetmez.
Hangi engelin aşıldığı, hangi kurumsal ilişkinin kurulduğu ve bundan sonra ne yapılacağı açıklanmadığında, geriye güçlü ifadelerle tanıtılan sınırlı bir faaliyet kalır.






