Jorgensen ve AB Dönem Başkanı İrlanda'nın İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Darragh O'Brien, AB üyesi ülkelerin enerji bakanlarının Lüksemburg'da düzenlediği toplantı girişinde basına açıklamalarda bulundu.
Yaklaşan kışın çok sayıda Avrupalı için zor geçeceğine işaret eden Jorgensen, "Normal bir yılda ne yazık ki yaklaşık 50 milyon Avrupalı evini yeterince ısıtamıyor. Avrupa'da bu yıl enerji fiyatlarının yüksek olması nedeniyle muhtemelen bu sayı daha da artacak." diye konuştu.
Jorgensen, vatandaşların karşılaştığı güçlükleri hafifletmek için mümkün olan bütün adımların atılması gerektiğini vurgulayarak, üye ülkelere fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecini hızlandırmaları çağrısında bulundu.
Yenilenebilir enerjinin, enerji verimliliğinin ve elektrifikasyonun artırılması gerektiğini belirten Jorgensen, doğal gaz ve petrol kullanan sistemler yerine elektrikli ısı pompalarının, içten yanmalı motorlu otomobillerin yerine de elektrikli araçların desteklenmesinin önemli fark yaratabileceğini anlattı.
Yüksek enerji fiyatlarının şirketleri de zorladığına dikkati çeken Jorgensen, sanayinin rekabet etmekte güçlük çektiğini ve işletmelere sağlanacak desteğin toplantının öncelikli gündem maddeleri arasında bulunduğunu kaydetti.
Jorgensen, bazı ülkelerde özellikle yoksul kesimleri korumak amacıyla fosil yakıtların doğrudan sübvanse edilmesinin gerekli olabileceğini belirterek, bu desteklerin hedefli ve geçici olması gerektiğini ifade etti.
Mevcut durumu 2022'deki enerji kriziyle karşılaştıran Jorgensen, AB'nin doğal gaz tüketimini azaltması ve tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi sayesinde krize müdahale bakımından daha iyi durumda olduğunu savundu.
Jorgensen, 2022'ye kıyasla yüzde 18 daha az doğal gaz tüketildiğini, geçmişte doğal gazın yüzde 45'inin Rusya'dan sağlandığını, bugün ise dünyanın farklı bölgelerindeki tedarikçilerden alım yapıldığını dile getirdi.
Mevcut krizin petrol ve petrol ürünlerini de kapsadığına dikkati çeken Jorgensen, yaz aylarında jet yakıtında arz güvenliğini tehdit eden durumlarla karşılaşıldığını hatırlattı.
Jorgensen, bu aşamada bir arz güvenliği krizi beklemediklerini ancak fiyatların vatandaşlar ve şirketler üzerindeki etkisinin ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirterek, evini ısıtmak veya aracına yakıt almak için yeterli parası bulunmayan vatandaşlar açısından arzın mevcut olmasının sorunu çözmediğini vurguladı.
AB'nin 2030 sonrası enerji politikalarına da değinen Jorgensen, yenilenebilir enerji, nükleer enerji de dahil temiz teknolojiler, enerji verimliliği ve elektrifikasyonun gelecekteki çerçevenin parçaları olması gerektiğini sözlerine ekledi.
İRLANDA'DAN MALİYETLERİ DÜŞÜRECEK YAPISAL ADIMLAR ÇAĞRISI






