Sosyal medya platformlarında yayınladığı videolar nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarından tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, 88 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı.
İstanbul 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcı, Göktaş’ın cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini istedi. Mahkeme, Göktaş’ın tahliyesine karar verdi.
88 GÜN SONRA İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya platformlarında yayınladığı videolarda suç unsuru bulunduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 7 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talebiyle tutuklanmıştı.
Göktaş, tutukluluğunun 88’inci gününde ilk kez hakim karşısına çıktı.
Duruşma, İstanbul 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle İstanbul 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda görüldü.
SAVCI HEM CEZA HEM TAHLİYE İSTEDİ
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarından cezalandırılmasını istedi.
Savcı ayrıca Göktaş’ın tahliye edilmesini talep etti.
Mahkeme, savcının tahliye talebi doğrultusunda Deniz Göktaş’ın tahliyesine karar verdi.
İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMALAR
İddianamede, Göktaş’ın YouTube’da yer alan bir videoda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili sarf ettiği sözlerin “eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı'nın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta” olduğu ileri sürülmüştü.
Göktaş’ın ayrıca halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu iddia edilmişti.
İddianamede, İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim ile ilgili söylemlerin de halkın din bakımından farklı özelliklere sahip kesimleri arasında kin ve düşmanlığa yol açabilecek nitelikte olduğu öne sürülmüştü.
Göktaş’ın gösterisinde sarf ettiği sözlerin toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı mahiyette olduğu iddia edilen iddianamede, dini inançları gereği denize kapalı kıyafetle giren kadınların hedef alındığı ve nefret söyleminde bulunulduğu ileri sürüldü.






