Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Kapalı Maraş ve Mağusa Limanı konusunda Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in gündeme getirdiği öneriyi ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın değerlendirmelerini ele aldı. Parti, Maraş’ın BM yönetimine devrinin başka bir kazanıma karşılık yapılacak taviz olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. YKP, Maraş’ın BM yönetimine devredilmesi ve yasal sakinlerine iade edilmesinin geçmiş anlaşmalarda ve BM Güvenlik Konseyi kararlarında yer aldığını hatırlattı; 1979 Denktaş-Kipriyanu Doruk Anlaşması ile 550 ve 789 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarına atıf yaptı.
MARAŞ’IN BM YÖNETİMİNE VERİLMESİ BİR TAVİZ DEĞİL
YKP Sekreteryası, Maraş’ın bir karşılık meselesi haline getirilmesini eleştirerek “Yani Maraş’ın BM yönetimine verilmesi bir taviz değil, Kıbrıslı Türk liderliğinin de imzasının bulunduğu bir yükümlülüktür” dedi. Parti, 2020’den itibaren yürütülen tek taraflı Maraş açılımının mülkiyet hakkı ihlallerine neden olduğunu savundu.
LİMAN ZATEN AÇIK DEMEK ÜRETİCİNİN GERÇEĞİNİ GÖRMEZDEN GELMEKTİR
YKP, Mağusa Limanı’nın mevcut durumda faaliyet göstermesinin AB ile doğrudan ticaret yapılabildiği anlamına gelmediğini belirtti. Açıklamada, “‘Liman zaten açık’ demek, AB ile doğrudan ticaret yapamayan, ürününü Türkiye üzerinden dünyaya ulaştırmak zorunda kalan Mağusalı üreticinin, ihracatçının ve liman emekçisinin gerçeğini görmezden gelmektir” denildi. Mağusa Limanı’nın AB denetimine verilmesi ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün bu çerçevede uygulanması istendi.






