Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), yeni eğitim yılı öncesinde yaptığı açıklamada, okula hazırlığın yalnızca kırtasiye ve okul kıyafetlerinden ibaret olmadığına dikkat çekti. Birlik, “Çocukların bedensel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarının da bu sürecin merkezinde yer alması gerektiğini vurgulamak isteriz” açıklamasını yaptı.
KTTB, okul başlangıcının yalnızca akademik bir geçiş olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek, bu dönemin çocukların duygusal dayanıklılığı, sosyal ilişkileri ve günlük yaşam alışkanlıkları açısından da önemli bir uyum süreci olduğuna işaret etti. Açıklamada, “Çocuklarımızın okula yalnızca hazır olmalarını değil, kendilerini güvende, anlaşılmış ve desteklenmiş hissederek başlamalarını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur” denildi.
GÜNLÜK DÜZENİ ÇOCUKLA BİRLİKTE OLUŞTURUN
KTTB, tatil döneminde değişen uyku ve uyanma saatlerinin okul düzenine kademeli biçimde uyarlanmasını, düzenli öğünler, yeterli uyku, fiziksel aktivite ve oyun için zaman ayrılmasını önerdi. Ekran kullanımına ilişkin sınırların ise çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi dikkate alınarak çocukla birlikte belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Açıklamada, “Ekran kullanımında yalnızca süreye değil, ekranın çocuğun günlük yaşamında neyin yerini aldığına da dikkat edilmelidir. Ekran; uyku, fiziksel aktivite, oyun, sosyal ilişkiler ve aileyle geçirilen zamanın önüne geçmemelidir” denildi. Çocuğun ekranı bırakmasının istenmesi kadar, bunun yerine keyif alabileceği ve yaşına uygun başka etkinliklerin sunulmasının da önemli olduğu belirtildi.
“KAYGILARINI KÜÇÜMSEMEDEN DİNLEYİN”
Yeni sınıf, öğretmen veya arkadaş çevresinin çocuklarda belirsizlik ve huzursuzluk yaratabileceğini belirten KTTB, ailelere çocuğu hemen ikna etmeye çalışmak yerine ne hissettiğini ve onu neyin zorladığını anlamaya çalışma çağrısı yaptı.
Birlik, özellikle okula ilk kez başlayacak çocuklarda okulun önceden ziyaret edilmesinin, öğretmenle tanışılmasının, oyun alanlarının görülmesinin ve okul gününün nasıl geçeceğinin konuşulmasının uyum sürecini kolaylaştırabileceğini belirtti. Açıklamada, “Çocuğun kaygısını küçümsemek, ‘Korkacak bir şey yok’ diyerek geçiştirmek veya aşırı koruyucu bir tutum sergilemek yerine, öncelikle çocuğun yaşadığı duyguyu anlamaya çalışmak önemlidir” denildi.
KTTB, ailelerin çocuklarla “Seni endişelendiren şey ne?” veya “Bununla birlikte nasıl başa çıkabiliriz?” gibi ifadelerle iletişim kurmasının çocuğun kendisini anlaşılmış hissetmesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
“SADECE BAŞARIYA ODAKLANMAYIN”
KTTB, her çocuğun öğrenme hızı, güçlü yönleri ve uyum sürecinin farklı olduğuna dikkat çekerek ailelere beklentilerini çocuğun yaşına, gelişimine ve ihtiyaçlarına göre belirleme çağrısı yaptı.






