Lefkoşa 37°USD48,49EUR56,36GBP65,48GRAM ALTIN6.898,85 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

YDP: Kazanın tek sorumlusunun Arıklı olduğu yönünde yoğun bir algı operasyonu oluşturuldu

YDP Genel Sekreteri Erşah Sabit Yılmaz, Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma tamamlanmadan Erhan Arıklı ve YDP’nin sorumlu ilan edilmeye çalışıldığını savunarak, yaşananların siyasi rant ve hesaplaşmaya dönüştürülmek…

4 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
YDP: Kazanın tek sorumlusunun Arıklı olduğu yönünde yoğun bir algı operasyonu oluşturuldu

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Sekreteri Erşah Sabit Yılmaz, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve YDP’ye yönelik eleştirilerin soruşturma sonuçlanmadan siyasi bir hesaplaşmaya dönüştürülmeye çalışıldığını savundu.

Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, kazanın gerçek oluş nedeninin Türkiye’den gelen Kaza Kırım Ekibi ile yerli uzmanlar tarafından araştırıldığını belirterek, soruşturma tamamlanmadan Arıklı’nın kazanın sorumlusu ilan edilmesini “algı operasyonu” olarak nitelendirdi.

“KAMUOYU İDDİA VE YORUMLARLA BAŞ BAŞA BIRAKILDI”

Arıklı’nın kazanın hemen ertesi günü kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla ekibiyle birlikte basın toplantısı düzenlemek istediğini belirten Yılmaz, toplantının Başbakan tarafından engellendiğini ileri sürdü.

Yılmaz, bu nedenle kamuoyunun günler boyunca resmi bilgiler yerine çeşitli iddia, yorum ve doğruluğu tartışmalı bilgi ve belgelerle baş başa kaldığını savundu. Acılı kayıp yakınlarının feryatlarının da siyasi algıya malzeme edilmesinin kendilerini derinden yaraladığını ifade etti.

“GÖREVDEN ALINMANIN ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKİCİ”

Yılmaz, Arıklı’nın soruşturmanın selameti açısından Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanmasını ve kendi dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e başvuracağını açıklamasından yaklaşık 1,5 saat sonra Başbakan tarafından görevden alındığının açıklandığını kaydetti.

Siyasi etik ve teamüller açısından Başbakan’ın Arıklı ile görüşerek istifasını istemesinin mümkün olduğunu belirten Yılmaz, bunun yerine görevden alma yolunun tercih edilmesini kamuoyunun takdirine bıraktı.

Yılmaz, KKTC siyasi tarihinde yaşanan çeşitli kaza, skandal ve kriz dönemlerinde siyasi sorumluluk gereği herhangi bir bakanın istifa etmediğini veya görevden alınmadığını savunarak, soruşturma henüz sonuçlanmadan Arıklı’nın istifasının yoğun biçimde talep edilmesinin ve Başbakan’ın da bu yönde hareket etmesinin gerçek nedeninin kamuoyu ve YDP tabanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Aynı durumun Bakanlık Müsteşarı Enver Öztürk açısından da yaşandığını ileri süren Yılmaz, Öztürk’ün istifasını sunmasından yalnızca bir saat sonra onun da görevden alındığının kamuoyuna açıklandığını belirtti.

“ARIKLI VE YDP KARŞITLIĞI SADECE KKTC İLE SINIRLI DEĞİL”

Yılmaz, Arıklı ve YDP karşıtlığının KKTC’deki siyasi çevrelerle sınırlı olmadığını da savundu.

Güney Kıbrıs’ta yaşayan eski AKEL Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek’in 4 Eylül’de yaptığı açıklamada Arıklı’nın tutuklanarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne iade edilmesi gerektiğini savunduğunu belirten Yılmaz, KKTC’de bir sendika başkanının da Kızılyürek’in önerisine benzer şekilde Arıklı’nın bu topraklarda yaşamaya dahi hakkının olmadığını savunduğunu ileri sürdü.

“SİYASİ RANT VE HESAPLAŞMAYA DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENİYOR”

Aralarında UBP’nin de bulunduğu Arıklı ve YDP karşıtı çevrelerin, soruşturma sonuçlanmadan Arıklı ve YDP’yi facianın sorumlusu ilan etmeye çalıştığını savunan Yılmaz, bunun yaşanan büyük acının siyasi rant ve hesaplaşmaya dönüştürülmek istendiğini açıkça gösterdiğini iddia etti.

Yaklaşan seçimler öncesinde facia üzerinden siyasi rant elde edilmesine izin vermeyeceklerini belirten Yılmaz, “YDP tabanı yaşananların farkındadır” dedi.

“ÖNCELİĞİMİZ SİYASET YAPMAK DEĞİL, KAYIPLARIMIZIN BULUNMASI”

Yılmaz, YDP’nin şu aşamada siyaset yapmayı değil, kayıpların bulunmasını öncelik olarak gördüğünü vurguladı.

Arama-kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından YDP’nin sessizliğini sona erdireceğini belirten Yılmaz, ellerindeki bilgi ve belgeler ile yaşanan gelişmeler ışığında kamuoyunun önünde daha açık ve kapsamlı açıklamalarda bulunacaklarını ifade etti.

Yılmaz açıklamasını, “Şimdilik bütün enerjimizi kayıplarımızın bulunmasına ve ailelerin acısının bir an önce sona ermesine harcıyoruz” sözleriyle tamamladı.

YDP Genel Sekreteri Yılmaz'ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından arama-kurtarma çalışmaları tüm hassasiyetiyle devam ederken, kazanın gerçek oluş nedeni de Sayın Erhan Arıklı’nın daveti üzerine Türkiye’den gelen Kaza Kırım Ekibi ile yerli uzmanlarımız tarafından titizlikle araştırılmaktadır.

Kazanın ilk anlarından itibaren bazı sivil toplum örgütleri, basın-yayın kuruluşları, meslek örgütleri ve siyasi çevreler tarafından, henüz soruşturmanın sonuçları ortaya çıkmadan, kazanın tek sorumlusunun Sayın Erhan Arıklı olduğu yönünde yoğun bir algı oluşturulmuştur. Acılı kayıp yakınlarının da bu feryatlarınım bu algıya malzeme yapılması bizleri derinden yaralamıştır.

Oysa Sayın Bakan, kazanın hemen ertesi günü kamuoyunu doğru ve kapsamlı şekilde bilgilendirmek amacıyla tüm ekibiyle birlikte bir basın toplantısı düzenlemek istemiştir. Ancak bu toplantı Sayın Başbakan tarafından engellenmiş, böylece kamuoyunun resmi bilgiler yerine günler boyunca çeşitli iddia, yorum ve doğruluğu tartışmalı bilgi ve belgelerle baş başa kalmasına ve ajite edilmesine neden olunmuştur.
Daha da dikkat çekici olan ise yaşananların zamanlamasıdır.

Sayın Bakan, soruşturmanın selameti açısından Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanmasını ve kendi dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e başvuracağını açıkladıktan yalnızca 1,5 saat sonra, Sayın Başbakan tarafından “soruşturmanın selameti” gerekçesiyle görevden alındığı açıklanmıştır.

Oysa siyasi etik ve teamüller açısından Sayın Başbakan’ın Sayın Bakan ile görüşerek istifasını istemesi mümkündü. Bunun yerine görevden alma yolunun tercih edilmesi, kamuoyunun takdirine bırakılmıştır.
KKTC siyasi tarihinde, bugüne kadar yaşanan bunca kaza, skandal ve kriz döneminde siyasi sorumluluk gereği herhangi bir bakan istifa etmemiş veya görevden alınmamışken, bugün henüz soruşturma sonuçlanmadan Sayın Erhan Arıklı’nın istifasının adeta koro halinde istenmesi ve Sayın Başbakan’ın da bu yönde hareket etmesinin gerçek nedenini kamuoyunun ve YDP tabanının anlayış ve takdirine bırakıyoruz.
Aynı durum Bakanlık Müsteşarı Sayın Enver Öztürk açısından da yaşanmıştır. Sayın Öztürk istifasını sunduktan yalnızca bir saat sonra, kamuoyuna onun da görevden alındığı açıklanmıştır.

Üstelik Arıklı ve YDP karşıtlığının boyutu yalnızca KKTC’deki siyasi çevrelerle de sınırlı değildir. Güney Kıbrıs’ta yaşayan eski AKEL Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek, 4 Eylül’de yaptığı açıklamada Sayın Erhan Arıklı’nın tutuklanarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne iade edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ne gariptir ki ülkemizde bir sendika başkanı, Sayın Kızılyürek’in teklifine benzer bir şekilde Sayın Arıklının bu topraklarda yaşamaya bile hakkının olmadığını savunmuştur.

Aralarında UBP’nin de bulunduğu Arıklı ve YDP karşıtı çevrelerin, soruşturma sonuçlanmadan Sayın Erhan Arıklı’yı ve YDP’yi bu facianın sorumlusu ilan etmeye çalışması, yaşanan büyük acının siyasi bir rant ve hesaplaşmaya dönüştürülmek istendiğini açıkça göstermektedir.
Yaklaşan seçimler öncesinde bu müessif olay üzerinden siyasi rant elde edilmesine izin vermeyeceğiz.
YDP tabanı yaşananların farkındadır.
Ancak bugün bizim önceliğimiz siyaset yapmak değil, kayıplarımızın bulunmasıdır.

Kayıplarımız bulunduktan ve arama-kurtarma çalışmaları tamamlandıktan sonra YDP olarak suskunluğumuzu sona erdirecek; elimizdeki bilgi, belge ve yaşanan gelişmeler ışığında kamuoyunun önünde çok daha açık ve kapsamlı konuşacağız.

Şimdilik bütün enerjimizi kayıplarımızın bulunmasına ve ailelerin acısının bir an önce sona ermesine harcıyoruz"

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler