TDP MYK Üyesi, Ekonomi, Kalkınma, İstihdam ve Yerel İş Gücü Politikaları Sekreteri Erman Yaylalı, kamu maliyesi, sosyal güvenlik, iş kazaları, kayıt dışı istihdam, hayat pahalılığı ve yerli iş gücünün korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın konuğu olan Yaylalı, seçim sonrasında kurulacak hükümetin ağır bir mali tablo devralacağını belirterek, “Bundan sonra göreve gelecek hükümet ciddi bir enkaz devralacak. İlk önceliğimiz kayıt dışılıkla mücadele etmek, gelirleri artırmak ve kamu giderlerini disipline etmek olacak” dedi.
“70 MİLYARLIK YÜKLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ”
İç borçlar ile kamu kurumlarına yönelik yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yaylalı, yeni hükümetin yaklaşık 70 milyarlık bir yükle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Yaylalı, “Kim hükümete gelirse gelsin bir enkaz devralacak. Bunun yolu bellidir: Gelirleri artıracaksınız, giderleri azaltacaksınız” dedi.
“SİGORTA AFFI SİYASİ POPÜLİZMDİR”
Sosyal sigorta prim borçlarına yönelik af düzenlemelerini eleştiren Yaylalı, yükümlülüklerini düzenli yerine getiren işverenlerle primlerini ödemeyen işletmelerin aynı noktaya getirilmesinin haksız rekabet yarattığını belirtti.
Yaylalı, “Bir işveren yıllarca yükümlülüğünü yerine getirmiş, diğeriyse o parayı kullanmış. Sonra siz çıkıp faizinin yüzde 90’ını siliyorsunuz. Bunun adı siyasi popülizmdir. Düzenli ödeme yapan insanlara büyük haksızlık yapıyorsunuz” dedi.
Sürekli af uygulamalarının ödeme disiplinini bozduğunu belirten Yaylalı, Sosyal Sigortalar ve İhtiyat Sandığı’nın geleceğinin kısa vadeli siyasi kararlarla değil, aktüeryal hesaplarla planlanması gerektiğini söyledi.
“İŞ KAZALARININ TEMEL NEDENİ DENETİMSİZLİK”
Son dönemdeki iş kazalarına da değinen Yaylalı, devletin denetim kapasitesinin zayıflamasının çalışma yaşamındaki güvenlik sorunlarını büyüttüğünü belirtti.
Yaylalı, “Kask takılması, iskelenin doğru kurulması, güvenlik tedbirlerinin alınması ancak denetimle sağlanır. Devlet sahada yoksa herkes bildiğini yapar. İş kazalarının artmasının temel nedeni budur” dedi.
Açık alanda çalışmanın sıcak hava nedeniyle belirli saatlerde yasaklanmasına rağmen yeterli denetim yapılmadığını da belirten Yaylalı, “Karar almak yetmez. O kararı uygulayacak bütün müfettişleri sahaya çıkaracaksınız. Denetlenmeyen kararın hiçbir anlamı yoktur” ifadelerini kullandı.
YERLİ İŞ GÜCÜ İÇİN KOTA ÖNERİSİ
Özel sektörde yerli çalışan oranının ciddi biçimde gerilediğini belirten Yaylalı, özellikle bankacılık, finans, eğitim, sağlık, turizm ve büro hizmetlerinde yerli iş gücünün korunmasına yönelik politikaların yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Yaylalı, “Kendi yurttaşlarımızın çalışmayı tercih ettiği sektörlerde kota sistemi uygulanmalıdır. Bunu ırkçılık olarak değil, küçük bir toplumun kendi iş gücünü koruması olarak değerlendirmek gerekir” dedi.






