Belçika, Lüksemburg, İsveç, İrlanda, Hollanda, Finlandiya ve Estonya’nın da aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerinin süpermarket zincirlerinin soğutucu ve dondurucu ünitelerine yönelik saldırılar konusunda Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı (ENISA), Leuven Katolik Üniversitesinde Profesör ve Bilgisayar Güvenliği ve Endüstriyel Kriptografi Araştırma Grubu Başkanı Bart Preneel ile Kraliyet Birleşik Hizmetler Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün (RUSI) Siber Güvenlik ve Teknoloji ekibinden Kıdemli Araştırma Uzmanı Joseph Jarnecki, AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
“Saldırılar geniş çaplı”
ENISA’dan yapılan açıklamada, AB’nin çeşitli üye ülkelerinde perakende sektörünü hedef alan siber olayların geniş çaplı olmasının Avrupa işbirliğinin, hızlı bilgi paylaşımının ve siber olaylara karşı koordineli müdahalenin önemini ortaya koyduğuna işaret edildi.
Söz konusu olaylardan etkilenen tüm AB üye ülkelerinin soruşturmalarını sürdürdüğü ve gerekli yönlendirmeleri sağladığı belirtilen açıklamada, ENISA’nın riskleri azaltmaya yönelik önlemler konusunda her zaman resmi kaynaklara başvurulmasını ve bu kaynaklardaki tavsiyelere uyulmasını önerdiği ifade edildi.
Açıklamada, 12 Ekim 2026’da Fransa Ulusal Bilgi Sistemleri Güvenlik Ajansının (CERT-FR), kuruluşlara etkilenen cihazların ağ bağlantısını kesmeleri veya bu cihazların ağa erişimini kısıtlamaları yönünde tavsiyede bulunduğu ve sorunun giderilmesine yönelik önlemleri içeren bir uyarı yayımladığı belirtildi. Ayrıca, diğer ulusal yetkili makamların da kendi sorumluluk alanlarındaki kuruluşlara yönelik bilgilendirmeler yayımladığına işaret edildi.
“Teknolojideki zafiyetler bizi savunmasız hale getiriyor”
Leuven Katolik Üniversitesinden Profesör Preneel, “Toplum, dijital teknolojiye giderek daha fazla bağımlı hale geliyor. Buna, Operasyonel Teknoloji (OT) olarak bilinen endüstriyel sistemler ve kritik altyapı sistemleri de dahil. Ulaşım, enerji, telekomünikasyon ve finans sistemleri bunlar arasında yer alıyor. Dijital teknolojideki zafiyetler bizi saldırılara karşı savunmasız hale getiriyor.” uyarısında bulundu.
OT sistemlerinin siber güvenliğinin bilgi teknolojileri sistemlerine kıyasla çok daha az gelişmiş olduğunun bilindiğine dikkati çeken Preneel, bunun yalnızca yatırım eksikliği değil, aynı zamanda bu sistemlerin kullanım ömürlerinin daha uzun olmasından kaynaklandığını dile getirdi.
Preneel, “Dolayısıyla bugün tehdit ortamının çok farklı olduğu 20 yıl önce kurulmuş sistemleri kullanıyoruz. Bu olay özelinde, büyük miktarda gıdanın korunması açısından hayati öneme sahip soğutucuların yeterli erişim güvenliği sağlanmadan internete bağlanmış olması şaşırtıcı.” diye konuştu.
Bu soğutucuların uzaktan güncellenmesinin mümkün olmadığına dikkati çeken Preneel, bu nedenle sorunun giderilmesi için bir teknisyenin bizzat olay yerine gitmesi gerektiğini belirtti.
Preneel, “Bu durum, 3 hafta önce Fransa’da ilk saldırının ardından soğutucuların neden güncellenmediğini açıklamak için bir gerekçe olarak kullanılıyor. Ancak bunun güvenlik açısından kabul edilemez ciddi bir tasarım hatası olduğu açık. Uzaktan kontrol edilebilen bir sistemin uzaktan güncellenebilmesi de gerekir.” dedi.
“Gelecek açısından uyarı niteliği taşıyor”
Buna rağmen ilk saldırının ardından sorunun giderilmesinin mümkün olmaması halinde soğutucuların sahiplerine, tedarikçileri tarafından bu cihazların internet bağlantısını kesmeleri yönünde tavsiyede bulunulmuş olması gerektiğini söyleyen Preneel, saldırıda kolayca istismar edilebilen güvenlik açıklarından yararlanıldığı ve yapay zekaya ihtiyaç duyulmadığının ortaya çıktığını ifade etti.
Preneel, “Ancak bu olay gelecek açısından bir uyarı niteliği taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.






