CTP sakin sakin ve emin adımlarla birinci parti olmak yolunda ilerliyor; tek başına rahat icraat yapabileceği bir meclis çoğunluğuna ulaşabilmek çabasında… UBP ikinci parti; diğer partilerin tamamı da barajı aşabilme uğraşında…
UBP’nin kamuoyuna yansıyan kampanya çalışmaları, söylemleri, görselleri çelişkiler ve dağınıkla malul; parti içi çekişmeler ise kıyasıya devam… Örneğin cadde kenarlarındaki çok sayıda ve öne çıkan billboardlarda Üstel’in resmi ve “Hayatı kolaylaştırıcı projeleri açıklayacağız” tümcesi var… Bunun sosyal “tercümesi” KKTC’de hayat zorluklarla doludur, dolayısıyla da halk hükümetlerin yaşamı kolaylaştırmasını istiyor ve oyunu da bu beklenti doğrultusunda kullanacak. UBP’nin seçim kampanyasını yürütenler bunun farkında olmalı ki kampanya sürecini billboardları bu görsellerle donatarak başlatmışlar; seçmen üzerinde etkili olacak bir çıkış yapmak stratejisi için… Üstel’e gelince; en azından son bir yıldır her yerde ve her fırsatta, hükümetinin en uzun süreli ve istikrarlı ve çok başarılı bir hükümet olduğu ile övünüyor; ne söz vermişlerse yapmışlar, hatta fazlasını bile yapmışlar… Üstel, kendisini yalanlayan bu posterlerin billboardlarda çok yaygın olarak kullanılmasından rahatsız olmamışsa ve bunların hemen kaldırılmasını da istememişse, demek ki hükümetinin icraatlarının KKTC’de hayatı sadece zorlaştırdığının itirafını yapmaktadır; bundan sonra kolaylaştırmaya odaklanacak… Zorlaştıranın kolaylaştırabilmesi tek bir durumla izah edilebilir: Bilerek, isteyerek ve kasten zorlaştırdı ki sonraki seçimde “kolaylaştırıcı projeler” ile seçmeni etkileyebilsin… Başka nasıl açıklanabilir ki?! Velev ki Üstel öyle bir Başbakanmış ki övünerek anlattığı başarılı icraatlarının aslında halk için hayatı zorlaştırdığının farkında bile değil ve seçim kampanyası ekibi bu gerçeği görerek bu vaadi kampanyanın açılış sloganı olarak kullandı.
Bir başka ilginç olay… Kitlesine hitap eden Üstel helallik istedi… Kıbrıs Türk kültüründe cenaze namazı öncesi hoca efendi cenaze töreninde hazır bulunanlardan merhum adına helallik ister… Dolayısıyla, bu söylemden şu yorumu yapmak olası: Cenaze UBP, cenaze namazını kıldıracak hoca efendi Üstel, oradaki kitle de cenazenin defini için hazır bulunan yakınları, tanıdıkları da UBP’liler… Belli ki kampanyayı yönetenler Türkiye’den; oranın kültürü ile Üstel’e konuşma metni hazırlıyorlar… Elbette ki onlar bizim kültürümüze yabancı; Üstel bu söylemdeki hatayı görüp kullanmamalıydı; emir kulu değildi ya?! Acaba Üstel, şuuraltından, kendini UBP’nin cenazesinde UBP’lilerden helallik istemesi gereken hoca efendi gibi mi hissetti diye düşünmemek de olası değil…
Seçmene dönük vaatlere gelince; gökyüzü sınır, uydur uydur da at gitsin… KTHY kurulacakmış, Lefke’ye liman ve marina yapılacakmış, emeklik yaşı düşecekmiş, Türkiye’den doğal gaz gelecekmiş, elektrikte fiyatlar yarıya inecekmiş, ev hanımlarına maaş bağlanacakmış… Gençlere konutlar, krediler, teşvikler gırla… Daha neler neler?!.. Dedik ya vaatte sınır gökyüzü; söyle söyleyebildiğin kadar, abart abartabildiğin kadar… Amaç ne? Seçimi kaybedeceklerini ve icraatta olmayacaklarını kendileri de görüyor ve kabulleniyorlar ya, “Vaat et gitsin, nasıl olsa hükümette olmayacağız, halka da bizi seçmedikleri için bunlardan mahrum kaldıkları üzerinden muhalefet yaparız” stratejisindeler…
Bu vaatlerinden doğal gaz getirmeyi ve dolayısıyla da elektriğin yarı fiyata düşeceği konusuna bir bakalım. Doğal gaz Türkiye’den gelecek, gelecekse… Türkiye’de elektrik fiyatları bizden pahalı, halk şikayetçi… KKTC’ye gelecek Türkiye doğal gazı ile üreteceğimiz elektriğin maliyeti nasıl şimdiki fiyatın yarısına düşecek?! Kaldı ki o doğal gaz boru hattı da Türkiye’den KKTC’ye değil, Doğu Akdeniz havzasındaki doğal gaz rezervlerinin tüketim için aktif hale gelmesi aşamasında doğal gazı Kuzey Kıbrıs’tan Türkiye’ye nakil için ön yatırımdır.






