Lefkoşa 22°USD49,40 ₺▲EUR55,02 ₺▼GBP65,05 ₺▼GRAM ALTIN6.477,74 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Taçoy'dan ekonomi, enerji ve seçim mesajları: Hedefimiz vatandaşın hayatını kolaylaştırmak

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, hayat pahalılığıyla mücadele kapsamında temel tüketim ürünlerinde fiyatların düşürülmesi için çalışmaların tamamlandığını açıkladı.

7 dakika okumaHaber: https://www.gundemkibris.com
Paylaş
Taçoy'dan ekonomi, enerji ve seçim mesajları: Hedefimiz vatandaşın hayatını kolaylaştırmak

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Gündem Kıbrıs WEB TV'de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın'ın konuğu oldu. Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar ve ülke gündemine ilişkin soruları yanıtlayan Taçoy, göreve geldiği ilk günden itibaren akaryakıt zammı, El-Sen ve Türk Petrolleri’nin grevi ile karşı karşıya kaldığını belirterek, önceliğinin vatandaşın temel ihtiyaçlara kesintisiz ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Ekonomideki dengelerin korunması gerektiğine dikkat çeken Taçoy, hayat pahalılığıyla mücadelede yalnızca fiyatları düşürmenin değil, tedarikçi, perakendeci ve tüketici arasındaki dengenin sağlanmasının da önemli olduğunu kaydetti.

“İlk geldiğim gün akaryakıta zam yapmak zorunda kaldım”

Bakanlık görevine başladığı dönemde yaşadığı gelişmeleri değerlendiren Taçoy, ilk gününde akaryakıt fiyatlarına zam yapmak zorunda kaldığını, ardından ise Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu'nda (KIB-TEK) yaşanan grevle karşılaştığını anlattı.

Vatandaşlara enerji ve akaryakıt hizmetinin kesintisiz ulaştırılmasının kendi sorumluluğunda olduğunu belirten Taçoy, özellikle uzun süreli elektrik kesintilerinin ciddi mağduriyetler yarattığını söyledi.

Taşkınköy'de üç çocuklu bir ailenin sekiz gün boyunca elektriksiz kaldığını aktaran Taçoy, grev nedeniyle yaşanan sorunların çözülmesi için yoğun çaba gösterdiklerini belirtti.

Elektrik kesintilerinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı olmadığını ifade eden Taçoy, adanın birçok noktasında benzer sıkıntıların yaşandığını ve vatandaşın mağduriyetinin giderilmesinin öncelikleri arasında bulunduğunu kaydetti.

“Akaryakıt bitiyor, tüp gaz tükeniyor söylentilerine inanmayın”

Petrol sektöründe yaşanan iş bırakma eylemine de değinen Taçoy, yaklaşık 6-7 ay önce Ercan Havalimanı'ndaki uçaklara akaryakıt temini için gerçekleştirilen ihaleyi Altınbaş Petrol'ün kazandığını, K-Pet'in ise ihaleyi kaybettiğini anlattı.

K-Pet'in söz konusu alanda görev yapan dokuz çalışanının iş durdurma kararı aldığını belirten Taçoy, bu kararın hukuki boyutunun ve yetki konusunun ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çalışma Bakanlığı tarafından Uzlaşı Kurulu'nun toplantıya çağrıldığını ifade eden Taçoy, yaşanan gelişmelerin ülkedeki akaryakıt tedarikini aksatmayacağını vurguladı.

Taçoy, piyasada akaryakıt veya tüp gaz sıkıntısı yaşanacağı yönündeki iddialara karşı vatandaşlara güvence vererek, bir tedarikçinin ürün sağlamaması durumunda diğer tedarikçilerin devreye girebileceğini belirtti.

“Akaryakıt ve tüp gazda yüksek zam beklemiyorum”

Akaryakıt fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Taçoy, fiyatların uluslararası piyasalardaki gelişmelere göre belirlendiğini, bu nedenle gelecekte fiyat değişikliği olmayacağı yönünde kesin bir taahhütte bulunulamayacağını söyledi.

Akaryakıt fiyatlarının dünya borsalarındaki hareketlere bağlı olduğunu kaydeden Taçoy, olası değişikliklerin gerekli hesaplamalar yapıldıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in de enerji fiyatlarındaki artışların uluslararası piyasalardan kaynaklandığı yönünde açıklama yaptığını hatırlatan Taçoy, fiyat değişikliklerinin yalnızca yerel yönetimlerin kararlarıyla şekillenmediğine dikkat çekti.

Taçoy, mevcut değerlendirmeleri doğrultusunda hem akaryakıtta hem de tüp gazda yüksek oranlı bir zam beklemediğini dile getirdi.

Temel tüketim ürünlerinde indirim hazırlığı: Bütün hesaplamalar yapıldı

Başbakan Ünal Üstel'in temel tüketim maddelerinde fiyatların düşürülmesine yönelik açıkladığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Taçoy, özellikle 0-12 yaş grubuna yönelik bebek ve çocuk ürünleri ile bazı temel ihtiyaç maddelerinde maliyetlerin azaltılmasının hedeflendiğini söyledi.

Bakanlık bünyesinde gerekli analizlerin ve raporlamaların tamamlandığını belirten Taçoy, bundan sonraki aşamada tedarikçiler ve ilgili sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirileceğini açıkladı.

Bebek bezi, bebek maması ve bazı temizlik ürünlerinin Güney Kıbrıs'ta daha ucuz satılabildiğine işaret eden Taçoy, bunun nedenlerinden birinin taşımacılık maliyetlerindeki farklılık olduğunu ifade etti.

Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık ile konunun ele alındığını belirten Taçoy, KDV'nin sıfırlanması veya düşürülmesi durumunda ortaya çıkacak ekonomik sonuçların da hesaplandığını söyledi.

Taçoy, yapılacak düzenlemelerin hem kamu maliyesi hem de tüketici açısından etkilerinin değerlendirildiğini belirterek, temel amaçlarının vatandaşın günlük yaşam maliyetlerini azaltmak olduğunu vurguladı.

“Amacım Güney Kıbrıs'tan daha ucuz olabilmek”

KKTC'nin kendine özgü ekonomik koşulları bulunduğunu anlatan Taçoy, ülkenin kapalı ekonomi yapısının fiyatlar ve tedarik süreçleri üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs'a geçerek alışveriş yapabilen vatandaşlarla bu imkâna sahip olmayan kişiler arasında ekonomik açıdan farklılık oluştuğunu belirten Taçoy, özellikle üniversite öğrencileri ve yabancı çalışanların ihtiyaçlarını kuzeydeki piyasadan karşılamak zorunda olduğunu ifade etti.

Bu nedenle Kuzey Kıbrıs'ın fiyat ve ürün çeşitliliği bakımından daha cazip bir alışveriş merkezi haline getirilmesi gerektiğini kaydeden Taçoy, Güney Kıbrıs'a kıyasla daha uygun fiyatlı bir piyasa oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Taçoy, fiyatların düşmesiyle tüketimin ve satış hacminin artabileceğini, bunun da tedarikçi, satıcı ve tüketici açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.

“Denetimlere 15 ekiple çıkıyoruz, sayıyı artıracağız”

Piyasadaki fiyat farklılıkları ve denetim çalışmalarına da değinen Taçoy, bakanlık olarak denetimleri artırmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hâlihazırda 15 ekiple denetim gerçekleştirildiğini belirten Taçoy, ülkede piyasa disiplininin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Raf fiyatları ile Eko Sepet uygulamasındaki fiyatlar arasında oluşabilecek farklılıkların takip edilmesinin önemine işaret eden Taçoy, denetim süreçlerinin daha etkin ve çevrim içi hale getirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Görevde yaklaşık bir ayı geride bıraktığını ifade eden Taçoy, edindiği gözlemler doğrultusunda sektör temsilcileriyle yeni bir toplantı süreci başlatacağını kaydetti.

Denetimlerin amacının işletmelere ceza kesmek olmadığını vurgulayan Taçoy, piyasanın dengeli işlemesini ve vatandaşın alışveriş yaparken fiyat konusunda güven duymasını sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

Yangın söndürme cihazlarını örnek gösterdi: Piyasa fiyatı kendi yerine geldi

Serbest piyasa ekonomisinde fiyatlara doğrudan müdahalenin sınırlı olduğunu ancak devletin belirli düzenleme yetkilerine sahip bulunduğunu anlatan Taçoy, gerekli durumlarda ürünlerin denetimli mal kapsamına alınabileceğini belirtti.

Araçlarda bulundurulması gereken yangın söndürme cihazlarını örnek gösteren Taçoy, bu ürünleri denetimli mal kapsamına aldıklarını, doğrudan fiyat belirlememelerine rağmen piyasadaki fiyatların dengelendiğini söyledi.

Benzer durumlarda aynı yöntemin yeniden uygulanabileceğini ifade eden Taçoy, Ticaret Dairesi'nin piyasadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydetti.

KDV indirimleri, ithalattaki navlun maliyetlerinin kontrolü ve fon düzenlemelerinin de değerlendirildiğini belirten Taçoy, bu adımların yerli üretimi olumsuz etkilemeden hayata geçirilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Kırtasiye denetimleri: Asıl sonuçları gelecek yıl göreceğiz

Okulların açıldığı dönemde kırtasiyelere yönelik gerçekleştirilen denetimlere ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Taçoy, denetimlerin yalnızca anlık sonuçlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yapılan çalışmalar sonucunda önemli bir bilgi ve veri birikimi elde edildiğini belirten Taçoy, hazırlanan raporların gelecek yılki denetimlerin daha erken başlatılmasına imkân sağlayacağını ifade etti.

Kırtasiye sektöründe denetimlerin okul sezonundan bir veya bir buçuk ay önce başlatılmasının daha etkili olabileceğini kaydeden Taçoy, bu yaklaşımın kalıcı bir çalışma sistemine dönüştürülmesini istediğini anlattı.

“Ekonomik dengeler ciddi şekilde hesaplanmalı”

Ülkedeki ekonomik gelişmeler, istihdam ve ücret artışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taçoy, ekonominin yalnızca maaş artışları üzerinden ele alınamayacağını söyledi.

Emekli sayısındaki artışın, çalışan nüfus ve üretim kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taçoy, önümüzdeki beş yılın ekonomik planlamasında arz ve talep dengesinin önemli rol oynayacağını ifade etti.

2024 ve 2025 yıllarında ücretlerde önemli artışlar yaşandığını, 2026 yılında ise daha dengeli bir görünüm oluştuğunu kaydeden Taçoy, bankalardaki mevduat ve kredi hacmindeki artışa dikkat çekti.

Ödenmeyen kredi oranının geçmişte yüzde 5,5-6 seviyelerindeyken yüzde 2,5 düzeyine gerilediğini belirten Taçoy, bu gelişmeleri ekonomik büyümenin göstergeleri arasında değerlendirdi.

Asgari ücrete yapılan artışın tüm ürün ve hizmet fiyatlarına aynı oranda yansıtılmasının doğru olmadığını ifade eden Taçoy, ekonomik kararların bütün dengeler dikkate alınarak verilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni iş alanlarının açılması, farklı sektörlerde istihdam yaratılması ve turizmin geliştirilmesinin ekonomik büyüme açısından önem taşıdığını kaydeden Taçoy, turizmde büyümenin konaklama kapasitesi ve ulaşım olanaklarının artırılmasıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Sendikalara eleştiri: Vatandaşın hizmet alması engellenemez

Kamu reformu ve sendikal haklar konusuna da değinen Taçoy, mevcut sendikal mevzuatın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

ABD'deki eğitimi sırasında sendikacılık ve çalışma ilişkilerine yönelik dersler aldığını anlatan Taçoy, sendikal örgütlenmenin yalnızca grev hakkından ibaret olmadığını söyledi.

KKTC'deki yasal düzenlemelerde eksiklikler bulunduğunu ileri süren Taçoy, sendikal hakların korunması kadar vatandaşın temel hizmetlere erişiminin de güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Avrupa'daki uygulamalara işaret eden Taçoy, grev ve sendikal faaliyetlerin kamu hizmetlerinin devamlılığıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Sendikalara karşı olmadığını ancak mevzuatın daha kapsamlı ve nitelikli hale getirilmesinin önem taşıdığını kaydeden Taçoy, vatandaşın alması gereken hizmetin engellenmemesi gerektiğini vurguladı.

“2027 gençlik yılı olacak, beş yılda 50 bin istihdam öngörülüyor”

UBP'nin ekonomik ve sosyal politikalarına ilişkin açıklamalarda da bulunan Taçoy, Başbakan Ünal Üstel tarafından duyurulan destek ve projelerin yasal ve bütçesel altyapısının hazırlandığını söyledi.

Kreş desteği gibi sosyal uygulamaların bütçede karşılığı bulunduğunu belirten Taçoy, hükümetin açıkladığı programın sosyal politika bakımından önemli düzenlemeler içerdiğini savundu.

2027 yılının gençlik yılı olarak planlandığını ifade eden Taçoy, gençlerin ülkede kalmasını, eğitim aldıkları alanlarda çalışmasını ve ekonomik yaşama daha güçlü katılmasını sağlayacak projeler üzerinde durulduğunu belirtti.

UBP'nin önümüzdeki beş yıllık dönemde 50 bin kişilik istihdam artışı öngördüğünü kaydeden Taçoy, bu hedefin yalnızca bir seçim vaadi değil, uzun vadeli kalkınma programının parçası olduğunu savundu.

Seçim değerlendirmesi: Bugün seçim olsa UBP ikinci parti olabilir

Programda seçim atmosferi ve kamuoyu yoklamalarına ilişkin soruları da yanıtlayan Taçoy, UBP'nin geçmiş dönemlerde yaşadığı sorunlara ve partinin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

2003 yılındaki seçim sürecini hatırlatan Taçoy, vatandaşın siyasi partilere yönelik memnuniyetini veya tepkisini doğrudan gösterebildiğini ifade etti.

UBP'nin birkaç ay öncesine kadar dağınık bir görüntü sergilediğini kabul eden Taçoy, parti içinde yaşanan tartışmaların koltuk mücadelesi değil, daha iyi bir yönetim anlayışı oluşturma çabası olduğunu savundu.

Son aylarda partinin toparlanma sürecine girdiğini belirten Taçoy, UBP'nin henüz hedeflediği noktaya ulaşmadığını ancak iki ay öncesine göre daha güçlü bir konumda bulunduğunu söyledi.

Bugün seçim yapılması halinde UBP'nin ikinci parti olabileceğini veya rakibiyle eşit düzeyde sonuç alabileceğini ifade eden Taçoy, seçim tarihine kadar bu tablonun değişeceğine inandığını belirtti.

“6 Aralık'ta UBP birinci parti çıkacak”

UBP'nin 6 Aralık'taki seçimden birinci parti olarak çıkacağını savunan Taçoy, partinin projeleri ve icraatlarıyla seçmenin karşısına çıkacağını söyledi.

Seçmenlerin hem olumlu hem de olumsuz gelişmeler üzerinden değerlendirme yapacağını belirten Taçoy, UBP tabanının seçim dönemlerinde kenetlenme gücüne sahip olduğunu ifade etti.

Parti içindeki genç kadrolara da değinen Taçoy, UBP'de siyasete ilgi duyan ve ülkeye katkı sağlamak isteyen çok sayıda genç bulunduğunu söyledi. Genç kuşağın siyasette daha görünür hale gelmesi gerektiğini belirten Taçoy, UBP'nin önümüzdeki süreçte hem ekonomik projeleri hem de genç kadrolarıyla toplumun karşısına çıkacağını kaydetti.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler