TDP Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Meltem Sakin’in Mayıs TV’de hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Reynar, Girne’de yaşanan deniz faciasından yargıya, eğitimden sağlığa, vergi politikasından kamu kaynaklarının kullanımına kadar birçok alanda denetim ve mevzuat eksikliklerine dikkat çekerek, “Bu siyasetin değişmesiyle çözüm mümkün” dedi.
TDP Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Meltem Sakin’in Mayıs TV’de hazırlayıp sunduğu programa konuk oldu.
Girne’de yaşanan deniz faciasının kendilerini derinden etkilediğini belirten Reynar, siyasetin yalnızca eleştiri üretmekten ibaret olmadığını, benzer faciaların yeniden yaşanmaması için mevzuatın değiştirilmesi, denetim mekanizmalarının kurulması ve uygulanabilir çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.
Reynar, seçimlere 79 gün kala başlattığı mevzuat serisine de değinerek, bir yandan sahada olduklarını, diğer yandan ülkenin sorunlarına ilişkin çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade etti.
“DENETİM YAPILMADIĞI İÇİN GEMİ FACİASI YAŞANDI”
Girne’de yaşanan facianın yalnızca tek bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Reynar, denetim eksikliğinin bütün kamu yönetimi açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.
Reynar, şöyle konuştu:
“Denetim yapılmadığı için gemi faciası yaşandı. O gemi kendi başına limandan ayrılmadı. Bu ihmalkârlığın sorumluları yargılanmalı. Bu zihniyet devam ettiği sürece her alanda bu olay yaşanabilir"
Yaşananların çözümünün siyaset alanından geçtiğini belirten Reynar, önce sorunların ortaya konulması, ardından da bunlara yönelik somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Reynar, “İnsan hayatından bahsediyoruz” diyerek, kamu yönetiminde denetim ve sorumluluk mekanizmalarının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
“SİYASET HER ŞEYDİR, ÇÜNKÜ GÜNÜN SONUNDA HER ŞEY SİYASETÇİLERİN ÜRETTİĞİNE KALIYOR”
Ülkedeki sorunların hükümet tarafından yeterince önemsenmediğini savunan Reynar, siyasetçilerin temel görevinin toplumun sorunlarına çözüm üretmek olduğunu ifade etti.
Reynar, ülkede nüfus sayımının dahi yapılmamış olmasını eleştirerek, nüfusun bilinmediği bir ortamda sağlıklı kamu politikaları oluşturulamayacağını söyledi.
Trafikten suça, eğitimden sağlığa kadar birçok başlığın doğrudan kamu yönetimiyle bağlantılı olduğunu belirten Reynar, “Bu ülkenin derdini çözmek için önce neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmemiz gerekiyor” dedi.
“MİLLETVEKİLİ TOPLUMUN HİZMETKÂRI OLMALIDIR”
Milletvekilliğine aday olmasının nedeninin maaş veya makam olmadığını söyleyen Reynar, milletvekilliğinin bir meslek haline getirilmesine karşı çıktı.
“Milletvekili demek toplumun hizmetkârı demektir. Oraya hizmet etmek için gider. Bunu işe döndüren, meslek haline getiren bir sürü sima var. Dolayısıyla bu anlayışı değiştirmek lazım"
Meclisin yalnızca yasa yapan değil, toplumun ihtiyaçlarına yanıt veren bir yapı olması gerektiğini belirten Reynar, mevcut mevzuatta çocuk hakları ve cinsiyet eşitliği açısından çağdaş olmayan hükümler bulunduğunu söyledi.
Çocuk suçları mevzuatında hâlâ kırbaç cezasının yer almasını eleştiren Reynar, bazı yasalarda çocuklara yönelik fiziksel cezalandırmayı mümkün kılan ifadelerin bulunmasını da “utanç” olarak nitelendirdi.
SAĞLIK, EĞİTİM VE ADALETE ERİŞİM
TDP’nin çalışmalarında sağlık ve eğitimin öncelikli alanlar arasında bulunduğunu belirten Reynar, sağlık alanında devlet katkısını da içeren bir model üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Eğitimde ise kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Reynar, öğrencilerin dershane ve kurs merkezlerine yönelmek zorunda bırakılmasını eleştirdi.
Reynar ayrıca adli yardıma ve adalete erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı yurttaşların avukata erişmekte zorlandığını belirten Reynar, şiddet mağdurlarının da hukuki süreçlerde desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“İnsanlar kendilerini savunacak avukat bulamıyorlar. Haksızlıkla mücadele etmek ve adalet beklemek sıkıntılı. Adli yardımın da olduğu, kanalların açıldığı bir sistem kurulmalı"
“ELEŞTİRMEK YETMEZ, ÇÖZÜM ÜRETECEK İNSANLARI DESTEKLEMEK GEREKİR”
Ülkedeki sorunlara yalnızca tepki göstermenin yeterli olmadığını vurgulayan Reynar, yurttaşların siyasi süreçlere aktif şekilde katılması gerektiğini söyledi.
Çocukların hâlâ konteynerlerde eğitim gördüğünü, eğitim binalarının tamamlanamadığını ve yargı sisteminin tıkandığını belirten Reynar, “Bu ülke bizim” diyerek yurttaşların seçimlerde sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Reynar, yaşanan sorunların değiştirilebilmesi için eleştirinin yanı sıra çözüm üretecek siyasi yapıların desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“TDP’NİN MECLİS’TE OLMASI LAZIM Kİ ‘DUR’ DİYEBİLELİM”
TDP’nin dört yıl boyunca Meclis dışında olmasına rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Reynar, partinin yeniden Meclis’te yer almasının denetim açısından önemli olduğunu söyledi.
Reynar, özellikle kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin denetimin güçlendirilmesi gerektiğini savunarak, Meclis’te olmayan bir partinin Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açma imkânının da bulunmadığına dikkat çekti.
“TDP’nin Meclis’te olması lazım ki talan ve yağma yapıldığında ona ‘dur’ diyebilelim"
Reynar, milletvekilliğinin maaş veya koltuk meselesi olmadığını, TDP’nin bunu geçmişte de ortaya koyduğunu ifade etti.
KAMU ARAZİLERİ VE VATANDAŞLIKLAR İÇİN DENETİM ÇAĞRISI
İçişleri Bakanlığı ve kamu arazilerinin kullanımı konusunda da ciddi iddialar ortaya atan Reynar, kamu kaynaklarının ve arazilerin dağıtımında şeffaflık sağlanması gerektiğini söyledi.
Bu bölümde vatandaşlıklar, kamu arazileri ve resmi yazışmalar üzerinden çeşitli iddialar dile getiren Reynar, yapılan işlemlerin kamu yararı açısından sorgulanması gerektiğini savundu.
Reynar, kamu kaynaklarının belirli kesimlere aktarılmasına ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğini belirterek, gerekli durumlarda konuların yargıya taşınması gerektiğini söyledi.
Bu çerçevede, TDP’nin iktidara gelmesi halinde geçmiş dönemdeki işlemlerin de inceleneceğini ifade etti.
“NÜFUS SAYIMI OLMADAN SUÇLA MÜCADELE POLİTİKASI ÜRETİLEMEZ”
Ülkedeki suç ve güvenlik sorunlarına da değinen Reynar, nüfus sayımı yapılmadan suçla mücadele başta olmak üzere birçok alanda sağlıklı politika üretmenin mümkün olmadığını söyledi.
“Nüfus sayımını yapmadan hiçbir politika üretilmez. Suçla mücadele politikasında da bir yol izlenemez. Suçla mücadelenin anahtarı neyle karşı karşıya olduğumuzu görmek"
Reynar, giriş-çıkışların denetlenmesinin önemine dikkat çekerken, suç sorunlarının yalnızca ülkeye gelen insanlar üzerinden açıklanamayacağını, yurttaşların yaşadığı sorunların da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Kadına yönelik şiddet konusunda ise acil müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Reynar, mevcut yasaların ve uygulamaların yetersiz kaldığını savundu.
“CEZA YASASI SİL BAŞTAN ELE ALINMALI”
Toplumdaki şiddet kültürüne de dikkat çeken Reynar, yeni suç modellerinin ortaya çıkmasına karşı mevzuatın güncellenmesi gerektiğini söyledi.
“Ceza Yasası sil baştan ele alınmalı. Reform yapılması gerek"
Şiddetin önlenmesi için yalnızca cezalandırmanın değil, hızlı müdahale ve çözüm mekanizmalarının da kurulması gerektiğini belirten Reynar, siyasi irade olmadan sorunların kronikleşeceğini söyledi.
“KARMA OY KALDIRILDI, TOPLUMUN SORUNLARI GERİ PLANA İTİLDİ”
Reynar, programda seçim sistemindeki son değişikliği de eleştirdi. Cumhuriyet Meclisi, 10 Eylül’de yaptığı olağanüstü toplantıda Seçim ve Halkoylaması Yasası’nda değişiklik yaparak karma oy uygulamasını kaldırdı; parti içi tercih sistemi ise devam etti.
Reynar, seçimlere aylar kala böyle bir değişikliğin yapılmasını eleştirirken, ülkenin temel sorunları çözülmeyi beklerken siyasi gündemin seçim sistemi üzerinden şekillenmesini doğru bulmadığını söyledi.
Özellikle Girne’deki facianın ardından kayıpların aranmasının sürdüğü bir dönemde siyasi tartışmaların karma oy üzerinden yürütülmesini eleştiren Reynar, “Biraz empati yetenekleri olsa, kayıplarımız hâlâ denizden kurtarılamamışken, karma oy kaldırılacak mı yoksa Ünal Üstel koltuğunu koruyabilecek mi konusu Parti Meclislerinde konuşulması korkunç bir şey” ifadelerini kullandı.
TDP’NİN HEDEFİ: "MEVZUATI DEĞİŞTİRMEK, DENETİMİ GÜÇLENDİRMEK"
Programın genelinde TDP’nin sağlık, eğitim, adalete erişim, vergi politikası, kamu yönetimi, kadına yönelik şiddet, suçla mücadele ve denetim başlıklarındaki çalışmalarına değinen Reynar, partinin komitelerinin çözüm önerileri üzerinde çalıştığını ve bunların paylaşılacağını söyledi.
Reynar, 6 Aralık seçimlerini yalnızca bir oy verme işlemi değil, ülkenin nasıl yönetileceğine ilişkin bir karar anı olarak değerlendirdi.
CTP-TDP arasında olası bir hükümet ortaklığına ilişkin de konuşan Reynar, bunun seçmenin vereceği karara bağlı olduğunu söyledi. Bununla birlikte, mevcut hükümette yer alan partilerle koalisyon kurulmasına karşı olduğunu belirterek, aynı sorunların yeniden yaşanmaması gerektiğini savundu.
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmesinde ise CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın müzakere masasında samimi bir yaklaşım sergilediğini düşündüğünü belirten Reynar, federasyon temelindeki çözüm arayışının devam etmesi gerektiğini söyledi. Güney Kıbrıs’ta ELAM’ın yükselişinin de toplumlararası ilişkiler açısından endişe verici olduğunu ifade eden Reynar, barış dilinin korunması gerektiğini vurguladı.
Reynar, sözlerini siyasetin toplumun geleceği açısından belirleyici olduğuna dikkat çekerek tamamladı:
“Siyaset her şeydir. Toplumun bir şekilde siyasetçiyi denetlemesi ve her şeyi değerlendirip karar vermesi gerek. Oy vermesi gerek. Bu hükümet ne yaşattı bize ve biz ne yaşadık bu süreçte herkes düşünmeli"