Lefkoşa 22°USD49,37 ₺▲EUR55,22 ₺▲GBP65,33 ₺▲GRAM ALTIN6.644,06 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Şükrü Umarbeyli: Dünyadaki ekonomik süreçlerdeki bozulmalar ve jeopolitik riskler maaşları etkiliyor

Ekonomist Yrd. Doç. Dr. Şükrü Umarbeyli, dünyada ekonomik sıkıntıların ve krizlerin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, "Dünyadaki ekonomik süreçlerdeki bozulmalar ve jeopolitik riskler maaşları etkiliyor" dedi.

3 dakika okumaHaber: Özge Nesil ERTÜRK
Paylaş
Şükrü Umarbeyli: Dünyadaki ekonomik süreçlerdeki bozulmalar ve jeopolitik riskler maaşları etkiliyor

Ekonomist Yrd. Doç. Dr. Şükrü Umarbeyli, dünyada ekonomik süreçlerde yaşanan bozulmaların her yere yayıldığını belirterek, tüm ülkelerde kaynakların giderek kıtlaştığını ve geçim derdinin arttığını ifade etti.

“Vatandaşın Cebini Ne Bekliyor?” sorusunu soran Umarbeyli, Asya, Avrupa ve Amerika dahil dünyanın birçok bölgesinde ekonomik sıkıntıların ve krizlerin arttığını kaydetti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşlar için de aynı sürecin geçerli olduğunu belirten Umarbeyli, ekonomik hayatın her geçen gün daha fazla dikkat ve planlama gerektirdiğini vurguladı. Market alışverişinden elektrik faturalarına, kiradan akaryakıta kadar günlük yaşamın birçok alanında hissedilen fiyat artışlarının, finansal riskleri artık yalnızca ekonomistlerin değil, her vatandaşın meselesi hâline getirdiğini ifade etti.

KKTC’deki finansal risklerin vatandaşın hayatını nasıl etkilediğine değinen Umarbeyli, öncelikle döviz kuru ve enflasyon konusuna bakılması gerektiğini belirtti.

KKTC’de Türk lirasının kullanılmasının, özellikle döviz karşısında yaşanan değer kayıplarının günlük yaşama doğrudan yansımasına neden olduğunu kaydeden Umarbeyli, ülkenin birçok ürünü ithal etmesinin döviz kurundaki değişimlerin market raflarından inşaat malzemelerine kadar pek çok alanda fiyatları etkilemesine yol açtığını ifade etti. Vatandaşın maaşı aynı hızla artmadığında ise alım gücünün düştüğünü belirterek, vatandaşın aynı parayla daha az ürün satın alabildiğine dikkat çekti.

Bir diğer önemli sorunun gelir ile gider arasındaki dengenin giderek zorlaşması olduğunu belirten Umarbeyli, özellikle sabit gelirli çalışanlar, emekliler ve dar gelirli aileler için kira, gıda, ulaşım ve eğitim masraflarının bütçenin önemli bir bölümünü oluşturduğunu kaydetti.

Ayın başında alınan maaşın ay sonuna kadar yetmemesinin aileleri tasarruf yapmaktan uzaklaştırırken borçlanmaya da yöneltebildiğini ifade eden Umarbeyli, bu durumun yalnızca bugünün değil, geleceğin ekonomik güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti.

Finansal risklerin bir başka boyutunun kredi ve borçlanma olduğunu vurgulayan Umarbeyli, ev, araba veya iş kurmak amacıyla kredi kullanan vatandaşların faiz oranlarındaki değişimlerden ve gelirlerindeki dalgalanmalardan etkilenebildiğini ifade etti.

Gelir artışının giderlerin gerisinde kalması durumunda kredi taksitlerini ödemenin zorlaşabildiğine işaret eden Umarbeyli, kredi kartı borçlarının sürekli ertelenmesi veya bir borcun başka bir borçla kapatılmasının zamanla daha büyük bir mali yük oluşturabildiğini kaydetti. Bu nedenle borçlanırken yalnızca bugünkü gelirin değil, gelecekte karşılaşılabilecek ekonomik güçlüklerin de hesaba katılması gerektiğini belirtti.

KKTC ekonomisinin turizm ve yükseköğretim gibi sektörlere önemli ölçüde dayanmasının vatandaş açısından dikkate alınması gereken bir konu olduğunu ifade eden Umarbeyli, turist sayısında veya ülkede eğitim gören yabancı öğrenci sayısında yaşanabilecek düşüşlerin otelleri, restoranları, kiralama sektörünü ve bu alanlarda çalışan kişileri etkileyebileceğini kaydetti.

İşlerin azalmasının gelir kaybına ve iş güvencesinin zayıflamasına neden olabileceğini belirten Umarbeyli, ekonominin farklı sektörlerle desteklenmesinin vatandaşın istihdam olanakları açısından da önem taşıdığını vurguladı.

Vatandaşların söz konusu riskler karşısında neler yapabileceğine de değinen Umarbeyli, öncelikle aile bütçesinin gelir ve giderlerinin düzenli takip edilmesinin, zorunlu harcamalarla ertelenebilir harcamaların birbirinden ayrılmasının ve mümkün olduğunca acil durumlar için birikim yapılmasının önemine dikkat çekti.

Kredi kullanırken geri ödeme koşullarının dikkatle incelenmesi ve ödeme gücünü aşan borçlardan kaçınılması gerektiğini belirten Umarbeyli, bütün sorumluluğun vatandaşa yüklenmesinin de doğru olmadığını ifade etti.

Ekonomik istikrarın sağlanması için kamu yönetiminin fiyat gelişmelerini yakından izlemesi, mali kaynakları verimli kullanması, üretimi desteklemesi ve gelir düzeyini koruyacak politikalar geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

Sonuç olarak KKTC’de finansal risklerin yalnızca rakamlardan ve ekonomik raporlardan ibaret olmadığını belirten Umarbeyli, bu risklerin vatandaşın mutfağında, kira hesabında, çocuklarının eğitim masraflarında ve gelecek planlarında kendini gösterdiğini ifade etti.

Ekonomik güvencenin yalnızca daha fazla gelir elde etmekle değil, elde edilen gelirin değerini korumakla da mümkün olduğunu vurgulayan Umarbeyli, vatandaşın rahat bir nefes alabilmesi için bireysel bütçe yönetiminin yanı sıra öngörülebilir ve sürdürülebilir ekonomi politikalarına da ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Umarbeyli, güçlü bir ekonominin yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın ay sonunu ne kadar güvenle getirebildiğiyle de ölçüldüğünü kaydetti.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler