Lefkoşa 24°USD48,25EUR55,96GBP65,42GRAM ALTIN6.908,74 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Statükoseverlerin Sürdürdüğü Psikolojik Savaştayız…

On ay önce Erhürman Cumhurbaşkanı (CB) seçilince BM Genel Sekreteri (BMGS) Guterres Kıbrıs sorunu çözümü konusunda yeni, olumlu ve önemli bir...

4 dakika okumaHaber: Kutlay Erk
Paylaş
Statükoseverlerin Sürdürdüğü Psikolojik Savaştayız…

Halbuki Hristgodulidis seçildiğinin hemen ertesinde Kıbrıs sorununu BM ölçütlerinde çözmek için hazır olduğunu, BMGS’nin resmi temsilcisini hemen atamasını ve süreci başlatıp tarafları masaya davet etmesini istemişti; kale alan, duyan, kıpırdayan da olmadı… Ancak, iki yıl kadar önce Türkiye CB Erdoğan bir NATO zirvesinde “Kıbrıs sorununun çözümü için Annan Planı döneminde yaptığımız gibi elimizi taşın altına gene koyarız” deyince Guterres bir işaret fişeği almış gibi çözüm sürecini tetikleyebilmek için kişisel temsilci atamıştı. Yani bu atamada da BMGS Guterres Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’i dikkate almış değildi. Ayrıca, Hristodulidis bu yılın ilk yarısında AB dönem başkanı idi ama AB’nin Kıbrıs özel temsilcisi Tito onun görevi devretmesinden sonra, Temmuz ayı içinde atandı; AB bile ona yar olmadı…

Erhürman KKTC CB seçilince çözüm süreci konusunda BM hareketlendi ya, Crans-Montana Konferansı’nı çökerten iki kişiden biri olan Hristgodulidis’i telaş aldı. Annan Planı döneminde Papadopulos’un, Crans-Montana’da da Anastasiadis’in başına gelen kendisinin de başına geliyor olduğunu gördü. Papadopulos Talat’ın seçilmesiyle, Anastasiadis de Akıncı’nın seçilmesiyle BM Ölçütlerinde Çözüme destek şovlarının sürdürülemediğini ve maskelerini atarak gerçek yüzlerini gösterip BM’nin çözüm girişimlerini çökertmişlerdi ya, şimdi de kendisi bu güzergaha giriyordu, besbelli… Hristodulidis birşeyler yapmalıydı da ne yapmalıydı?! Bu Erhürman’ın yaygın olarak takdir gören soğukkanlı, sakin, olgun, mantıklı, provokasyona gelmez tarzı kendisi çatlatıyor. Sadece kendisini ve Kıbrıslı Rum statükoseverleri de değil, Kıbrıslı Türk statükoseverleri de çatlattığının da farkında; gıyabi ittifak fena bir strateji olmazdı?!… Yani, Kıbrıs’ın kuzeyinin güneyinin statükoseverlerini bir telaş aldı; Erhürman’la hareketlenen süreci baltalayacak çare bulmak onlar için yaşamsal bir konu oldu.

Ve Hristodulidis çareyi buldu: ‘Psikolojik savaş’ başlatmak… Bu stratejinin misyonu Erhürman’ın BM’nin inisiyatif aldığı sürece olumlu katkı ve katılımcılık göstermesini kendi halkı nezdinde zora sokacak, eleştirilecek, güven kaybetmesine yol açacak adımlar atmak…

Hristodulidis önderliğinde güneyin statükoseverleri psikolojik savaşın stratejik eylem planını hazırlayıp uygulamaya koydu, yoğunlaştı ve artan dozda da sürdürmektedir… Hedeflerinde Kıbrıs Türk ekonomisinin üzerinde durduğu üç sütunu (turizm, inşaat ve üniversite) yıkma girişimlerini başlatmak ve Kıbrıslı Türk statükoseverlerin Erhürman’a “Bu Rumlar can düşmanımız; bunlarla ne anlaşma olur ne de birlikte bu adayı yönetebiliriz… Uğraşma bu çözüm süreci ile, oturma BM’nin o masasına, statüko tamamdır” baskısını yapabilmelerini başarmak. Kuzeyin statükoseverlerinin bu stratejik eylem planının uygulanmasında giyabi olarak önemli rol oynaması da bonus olacak… Örneğin, kuzeyin önde giden statükoseveri  Ertuğruloğlu’nu bu yönde tahrik edip konuşturursanız, koroya hükümet üyelerini de “Biz turizm, inşaat, üniversiteler konularında ekonomiyi büyütmeye çalışıyoruz ama kahrolsun Hristodulidis, kahrolsun Rumlar, bizi engelliyor” sözleriyle katarsanız, Kıbrıs Türk halkının içinde Erhürman odağında bir tartışma başlatırsınız; psikolojik savaş da gelişerek ilerler…

Hristodulidis’in stratejik eylem planı uygulamasının bazı öngörüleri gerçekleşmektedir; örneğin son yapılan Erhürman-Hrsitodulidis görüşmesinin hemen ardından Ertuğruloğlu Erhürman’ın çözüm iradesi vurgusuna verdi veriştirdi, teslimiyetçilik olarak niteledi ve “Siz daha neyi görüşüyorsunuz” dedi… Bu sözler bana neyi hatırlattı biliyor musunuz?! Annan Planı sonrasında Rum tarafı AB’ye tam üye olunca dönemim başpiskoposunun bir meydana Denktaş’ın heykelini dikmeyi önermesini; Ertuğruloğlu için de önerirler mi acaba?!… Ve Ertuğruloğlu hak ettiği yanıtı CB Erhürman’dan aldı; tamam da, dikkat çeken olgu o soğukkanlı, sakin, provokasyona gelmeyen Erhürman’nın sert tarzı ve yorumları idi; “yettin gayri” der gibi… İlginçtir, sağ cenahtan, statükosever bir popüler kişi, Ergün Olgun de paylaşım yaparak CB ile Dış İşleri Bakanı arasındaki bu ‘iletişimi’ eleştirdi, devlet ciddiyeti ile bağdaşmadığını söyledi ve son bulmasını önerdi. Nasıl son bulabilir?! CB Erhürman %63 oyla seçilmiş, Dış İşleri Bakanı Ertuğruloğlu genel seçimde kaybetmesine rağmen makama atanmış… Demek ki, demek istediği, Ertuğruloğlu’nun görevden alınmasıdır…
Dönelim Hristodulidis’in psikolojik savaş için yaptıklarına…

FC Barcelona akademisinin futbol altyapı eğitim kampının iptali, Sırp müzik organizasyonu Exit’in Girne Kalesi yakındaki Nexus Festivali’nden çekilmesi, CB Müsteşarı Mehmet Dana’nın ara bölgede büyükelçiler için yaptığı bilgilendirme toplantısını engelleme girişimleri, Avrupa Parlamentosu’ndan başta “kayıplar” konusunda olmak üzere tek yanlı, tarafgir kararlar çıkartması, görüşmeler sırasında dahi Kıbrıslı Türkleri görünmez kılma çabalarına devam edecekleri… Tümü de psikolojik savaş oyunları, girişimleri… Amaç? CB Erhürman çok açık ifade etti: “Bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olan Kıbrıslı Türkler masadan kaçsın, uluslararası toplumla ve kuruluşlarla tüm iletişimini koparsın”. Bunu başarabilmenin aleti: Adanın tamamındaki statükoseverler… Hristodulidis’in bu psikolojik savaştan beklediği sonuç: Kıbrıslı Türkler masadan kaçsın ve Kıbrıslı Türk statükoseverler aktif olarak statükonun savunuculuğunu hışmınan yapsın; Kıbrıslı Rumlar da böylece BM Ölçütlerinde çözümü isteyen ‘mağdurlar’ rolüne rahatlıkla devam edebilsin…

Neyse ki, sükûnet içinde ve provokasyona gelmemek iradesiyle yola çıktığını ve öyle kalacağını ifade eden CB Erhürman konuyu ‘tatlıya’ bağladı ve “

Kimse bizden bir kez daha Kıbrıslı Türklerin tüm uluslararası temaslarını ortadan kaldırarak, tüm süreçleri dondurarak, onunla bununla konuşmam, diyalog kurmam, diplomasi yapmam diyerek, sözde dik durarak, aslında bulunduğu yere çakılarak, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınması çabalarını fark etmeden desteklemek aymazlığını beklemesin.” dedi. Hristodulidis ve müttefiki olan Kıbrıslı Türk ve Rum tüm statükoseverler daha neyi deneyecek bilinmez ama bitap düşecekleri ve BMGS’nin inisiyatifini bertaraf edemeyecekleri kesin…

Bu yazı toplam 122 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler