***
Dubai’nin Jumeirah bölgesinde, Madinat Jumeirah kompleksinin içinde yer alan Souk Madinat, ilk bakışta geleneksel bir Arap çarşısının içine girmişsiniz duygusu yaratıyor.
Dar geçitler…
Ahşap detaylar…
Kemerler…
Kuleleri…
Baharat kokuları…
Küçük dükkânlar…
Ve bütün bunların arasında su kanalları…
***
Souk Madinat’ta biraz yürüdükten sonra Dubai’nin o bildik görüntüsü geride kalıyor.
Gökdelenlerin dünyasından çıkıp başka bir zamana geçiyorsunuz.
Ama bu, gerçek anlamda geçmişe dönmek değil.
Daha çok geçmişin bugünün diliyle yeniden anlatılması.
Souk Madinat’ın bana en ilginç gelen yanı da tam olarak bu.
Geçmişin yeniden kurulmuş hali…
***
Souk Madinat Jumeirah, sanıldığının aksine yüzlerce yıllık bir çarşı değil.
2004 yılında açılmış modern bir proje.
Ancak tasarımında Dubai’nin ve genel olarak Arap dünyasının geleneksel pazar kültüründen esinlenilmiş.
Eski Dubai’nin önemli yaşam alanlarından Dubai Creek, geleneksel çarşılar ve Al Fahidi Tarihi Bölgesi gibi kentin geçmişine ait mimari ve kültürel unsurlar, Souk Madinat’ın tasarımında yeniden yorumlanmış.
Yani burada gördüğümüz şey, korunmuş bir tarihî çarşı değil.
***
Geçmişi sadece sizlere izlettirmiyor, onu yürüyebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz, alışveriş yapabileceğiniz, sohbet edebileceğiniz bir alanın parçası haline getiriyor.
Çünkü çarşı dediğimiz şey aslında yalnızca alışveriş yapılan bir yer değildir.
Çarşı, bir toplumun buluşma noktasıdır.
İnsanların karşılaştığı, konuştuğu, alışveriş ettiği, yemek yediği, kokuların birbirine karıştığı ve hayatın sokakta aktığı yerdir…
Souk Madinat da modern bir turizm merkezinin içinde bu duyguyu yeniden üretmeye çalışıyor.
Ve bunu yaparken, Dubai’nin hızla değişen yüzüne bir hafıza duygusu ekliyor.
***
Souk Madinat’ın içinde yürürken insanın ilk fark ettiği şeylerden biri mimari.
Yüksek ve gösterişli yapılardan çok, insan ölçeğinde tasarlanmış sokaklar karşılıyor sizi…
Belki de bu nedenle burada yürümek alışveriş yapmaktan daha keyifli.
Çünkü gözünüz sürekli bir şey arıyor.
***
Dubai’nin çöl coğrafyasının ortasında su, burada hayatın ve huzurun simgesi gibi.
Kanalların üzerinde ilerleyen tekneler, kıyıya vuran ışıklar, palmiyeler ve uzaktan görünen Burj Al Arab…
Bütün bu görüntüler bir araya geldiğinde ortaya bir görsel şölen çıkıyor.
Ama insanın dikkatini çeken bir çelişki de var.
Bir tarafta geleneksel Arap mimarisini çağrıştıran yapılar…
Diğer tarafta dünyanın en tanınmış modern otel yapılarından Burj Al Arab…






