Kıbrıs Türk Kamu, Ulaştırma, Haberleşme, Bilişim Teknolojileri ve Telekomünikasyon
Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) Başkanı Hakan Üredi, ülkeye fiber teknolojisinin gelmesine karşı olmadıklarını belirterek, en kritik meselenin ülkenin stratejik haberleşme altyapısı üzerindeki yetkinin, denetimin ve ekonomik değerin kimde olacağı meselesi olduğunu vurguladı.
Haberleşme altyapısının, bir ülkenin en stratejik varlıklarından biri olduğunun altını çizen Üredi, “Devlet kurumlarının, bankaların, hastanelerin, üniversitelerin, işletmelerin ve vatandaşların bütün dijital iletişimi bu ağların üzerinden geçiyor. Dolayısıyla mesele yalnızca evlere daha hızlı internet götürmek değildir” dedi.
Üredi şu ifadeleri kullandı:
“Altyapının kim tarafından işletileceği, verinin hangi güzergâhlardan taşınacağı, teknik müdahale ve denetim yetkisinin kimde bulunacağı açık ve hukuken güvence altına alınmalıdır. Dijital egemenlik dediğimiz şey de budur. Kendi ülkenizdeki stratejik haberleşme altyapısına ilişkin karar alma ve denetleme gücünüz zayıflarsa, yalnızca ekonomik değil, güvenlik açısından da bağımlılık riski ortaya çıkar. Biz kamusal denetimin güçlü kalmasını istiyoruz.”
Fiber optik altyapı konusunda, TC ile altyapının geliştirilmesine yönelik işbirliği protokolünde değişiklik yapılmasına ilişkin ek protokolün Meclis’ten oy çokluğuyla geçmesi sonrasında Yenidüzen’in sorularını yanıtllayan Üredi, “Bizim mücadelemiz teknolojiye veya Türkiye ile yapılacak işbirliğine karşı bir mücadele değildir. Talebimiz çok açık; hukuka uygunluk, şeffaflık, kamu yararı, Telekomünikasyon Dairesi’nin korunması, çalışan haklarının güvence altına alınması, eşit rekabet ve veri güvenliği. Bunların sağlanmadığını düşündüğümüz her noktada hukuki ve demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz. Fiber bu ülkeye gelsin, ancak ülkenin geleceğini ipotek altına almadan, kamu yararını ve toplumun denetim hakkını koruyarak gelsin” diye konuştu.
“Bütün soru işaretlerinin ortadan kalktığını söylemek mümkün değildir”
Soru: Fiber optik altyapısıyla ilgili ek protokolün Meclis’te görüşülmesinin ertelenmesi ve konunun tüm paydaşlarla yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundunuz, ancak ek protokol görüşüldü ve oy çokluğuyla onaylandı. Hükümet, 5 sayfalık ek protokolle kaygıların giderildiğini söylüyor. Tel-Sen’in aylardır dile getirdiği şeffaflık, fizibilite, Telekomünikasyon Dairesi’nin durumu, çalışan hakları, rekabet ve veri güvenliği konularında Meclis’ten aradığınız cevapları alabildiniz mi?
Üredi: Hayır, bizim açımızdan temel soruların tamamı yanıtlanmış değildir. Meclis’te konunun tartışılmış olması önemlidir ancak tartışılmasıyla kaygıların giderilmesi aynı şey değildir. Biz başından beri ek protokolün tam metninin, ana protokolle karşılaştırmalı şekilde yapılan değişikliklerin, fizibilite çalışmasının, mali etki analizlerinin, rekabet ve veri güvenliğine ilişkin değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedik. Hükümet birtakım düzenlemelerle kaygıların giderildiğini ifade ediyor ancak bizim için bunun belgelere dayalı ve denetlenebilir olması gerekir.
Telekomünikasyon Dairesi’nin görevleri, gelirleri, mevcut altyapısı ve çalışanların geleceği açık hükümlerle güvence altına alınmalıdır. Aynı şekilde bütün işletmecilerin eşit şartlarda altyapıya erişimi sağlanmalıdır. Beş sayfalık bir ek protokol hazırlandı diye 25 yıllık bir dönemi ilgilendiren bütün soru işaretlerinin ortadan kalktığını söylemek mümkün değildir.
“Fiber teknolojisine karşı değiliz”
Soru: TC ile imzalanan Fiber Optik Altyapı Protokolü’nde sizin açınızdan en kritik sorun nedir?
Üredi: Bizim açımızdan en kritik mesele fiberin gelip gelmemesi değildir; ülkenin stratejik haberleşme altyapısı üzerindeki yetkinin, denetimin ve ekonomik değerin kimde olacağıdır. Fiber teknolojisine karşı değiliz. Tam tersine halkımızın daha hızlı, kaliteli ve çağdaş iletişim hizmetine ulaşmasını destekliyoruz.
Ancak bunu yaparken kamuya ait mevcut altyapının, Telekomünikasyon Dairesi’nin yetkilerinin ve gelecekte oluşacak gelirlerin uzun yıllar boyunca belirli bir işletme modeline bağlanmasının sonuçlarını sorgulamak zorundayız. Bir teknoloji yatırımının kamu kurumu zayıflatılarak yapılmasını doğru bulmuyoruz. Biz “fiber gelmesin” demiyoruz; “fiber hangi şartlarla geliyor, yetki kimde olacak, denetimi kim yapacak ve kamu ne kazanacak?” diye soruyoruz.
“Haberleşme altyapısı, bir ülkenin en stratejik varlıklarından biridir”
Soru: Fiber altyapının sadece bir internet yatırımı değil, aynı zamanda stratejik bir haberleşme altyapısı olduğunu söylüyorsunuz. Dijital egemenlik ve veri güvenliği açısından bu protokol ne anlama geliyor?
Üredi: Bugün, haberleşme altyapısı, bir ülkenin en stratejik varlıklarından biridir. Devlet kurumlarının, bankaların, hastanelerin, üniversitelerin, işletmelerin ve vatandaşların bütün dijital iletişimi bu ağların üzerinden geçiyor. Dolayısıyla mesele yalnızca evlere daha hızlı internet götürmek değildir.
Altyapının kim tarafından işletileceği, verinin hangi güzergâhlardan taşınacağı, teknik müdahale ve denetim yetkisinin kimde bulunacağı açık ve hukuken güvence altına alınmalıdır. Dijital egemenlik dediğimiz şey de budur. Kendi ülkenizdeki stratejik haberleşme altyapısına ilişkin karar alma ve denetleme gücünüz zayıflarsa, yalnızca ekonomik değil, güvenlik açısından da bağımlılık riski ortaya çıkar. Biz kamusal denetimin güçlü kalmasını istiyoruz.






