Göz Vakfı hekimlerinden Op. Dr. Nihat Tamer, mevsim geçişlerinde göz sağlığının korunması konusunda uyarıyor. Rüzgâr, değişen nem oranı, alerjenler ve uzun süreli ekran kullanımı göz kuruluğu ve alerjik göz hastalıkları şikâyetlerini artırabiliyor.
Mevsim geçişleri, vücudun yanı sıra göz sağlığını da etkileyebiliyor. Sonbahar aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, rüzgâr, değişen nem oranı ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması; gözlerde kuruluk, yanma, batma, kızarıklık ve sulanma gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Göz Vakfı hekimlerinden Op. Dr. Nihat Tamer, sonbahar döneminde göz sağlığının korunması için çevresel faktörlere dikkat edilmesi ve devam eden şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Göz kuruluğu sonbaharda daha sık hissedilebiliyor
Göz yüzeyinin sağlıklı kalmasında gözyaşı tabakasının önemli bir rol oynadığını belirten Op. Dr. Nihat Tamer, rüzgâr, kuru hava ve uzun süre dijital ekranlara bakmanın göz kuruluğu şikâyetlerini artırabileceğine dikkat çekiyor. Bilgisayar, tablet ve telefon kullanımı sırasında göz kırpma sıklığının azalması, gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olabiliyor. Bu durum gözlerde yanma, batma, yabancı cisim hissi ve zaman zaman bulanık görme şeklinde kendini gösterebiliyor.
Göz konforunu korumak için ekran karşısında düzenli aralar verilmesi, bilinçli göz kırpmaya dikkat edilmesi ve kapalı ortamların nem dengesinin korunması önem taşıyor. Şikâyetlerin uzun sürmesi veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.
Alerjik göz şikâyetleri ihmal edilmemeli
Sonbaharda havadaki polenler, küf sporları ve ev içi toz gibi alerjenler, özellikle alerjiye yatkın kişilerde göz şikâyetlerini tetikleyebiliyor. Gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve göz kapaklarında şişlik, alerjik konjonktivitin belirtileri arasında yer alıyor.






