CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Müdürü'ne mahkemelerin verdiği hapis cezalarını üçte birine kadar bağışlama yetkisi tanıyan tüzük değişikliğinin hükümet tarafından geri çekilmesini değerlendirdi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Solyalı, hükümetin söz konusu tüzük değişikliğini, CTP olarak Anayasa Mahkemesi'nde açtıkları davanın ardından ve ara emri duruşmasının yapılacağı gün geri çektiğini belirtti.
Düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu ve mahkeme kararlarını kullanılmaz hale getireceğini savunduklarını ifade eden Solyalı, tüzüğün geri çekilmesiyle düzenlemenin mahkeme tarafından incelenip karara bağlanmasının önüne geçildiğini ileri sürdü.
Tüzüğün geri çekilme işleminin de hukuki açıdan sorunlu olduğunu savunan Solyalı, önceki düzenlemeye dayanılarak yapılmış işlemlerin saklı tutulmasına rağmen yeni uygulamalar bakımından hangi tüzük hükümlerinin yürürlükte olduğu konusunda ciddi bir hukuki boşluk ve belirsizlik yaratıldığını kaydetti.
Tüzük değişiklikleri kaldırılırken yerine yeni düzenleme veya eski uygulama maddelerinin konulmadığını belirten Solyalı, bu nedenle artık uygulanabilecek bir af maddesinin de yürürlükte olmadığını savundu.
Eski uygulamanın idari baskıyla sürdürüleceği yönündeki girişim ve iddiaların kaygı verici olduğunu ifade eden Solyalı, yürürlükte olmayan bir düzenlemenin idari talimat veya baskıyla uygulanamayacağını vurguladı. Solyalı, konunun ve yapılacak işlemlerin takipçisi olacaklarını belirtti.
"110 MAHKUM TAHLİYE EDİLDİ"
Sorunun yalnızca ceza indirimi olmadığını kaydeden Solyalı, mahkeme kararlarının sonuçlarını siyasi idarenin takdirine bırakan geniş yetkilerin hukuk güvenliğini ve kuvvetler ayrılığını zedelediğini ileri sürdü.
Söz konusu uygulamayla cezaevi müdürüne cezanın üçte birini bağışlama yetkisi verilmesi sonucunda, cinsel saldırı ve insan kaçakçılığı suçları dahil 110 mahkumun tahliye edildiğini belirten Solyalı, ceza infazının amacının yalnızca cezalandırmak olmadığını ifade etti.
İşlediği suçtan pişmanlık duyan, iyi hal gösteren, kendisini geliştiren ve yeniden topluma kazandırılmaya hazır hükümlülerin gerekli koşullarda daha erken özgürlüklerine kavuşmasının çağdaş ceza adaletinin gereği olduğunu kaydeden Solyalı, ancak bu sürecin siyasi atamayla göreve gelen tek bir kişinin takdirine bırakılamayacağını vurguladı.
CTP olarak suçun niteliğini, mağdurun haklarını, kamu yararını, toplum güvenliğini ve hükümlünün topluma uyumunu birlikte değerlendiren bir sistem kuracaklarını belirten Solyalı, bu sistemin açık yasal kurallara, objektif ölçütlere, kurumsal değerlendirmeye ve yargısal güvencelere dayanacağını ifade etti.
Solyalı, mahkeme kararlarının ancak mahkeme tarafından değiştirilebildiği bir ceza infaz sistemi oluşturacaklarını söyledi.
Şartlı Tahliye Tüzüğü'nün dokuz kez değiştirildiğine dikkat çeken Solyalı, ceza infazını günübirlik kararlarla yönetmeye çalışan anlayışın yerine kalıcı ve güven veren bir hukuk düzeni oluşturacaklarını kaydetti.
CTP olarak çağdaş, bütünlüklü ve Anayasa'ya uygun bir Ceza İnfaz Yasası hazırlama sözü verdiklerini belirten Solyalı, adaletin ne siyasi makamların keyfine bırakılabileceğini ne de yalnızca cezalandırmaya indirgenebileceğini ifade ederek, adaletin hukuku, insanı ve toplumu birlikte korumak olduğunu vurguladı.






